Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Wilders’ın Planı: Hollanda’nın Yönü Nereye?

Hollanda’da siyaset uzun süredir çalkantılı. Özellikle göç konusu, tartışmaların merkezinde

Hollanda’da siyaset uzun süredir çalkantılı. Özellikle göç konusu, tartışmaların merkezinde yer alıyor. Aşırı sağcı Geert Wilders ise şimdi bu tartışmayı bir adım daha öteye taşıdı. “Eldivenleri çıkardık” diyerek, adeta hükümete ültimatom verdi!

Wilders’ın açıkladığı 10 maddelik göç planı, açıkçası oldukça sert! İllegal göçle mücadeleyi değil, adeta göçün tamamen önünü kesmeyi hedefliyor. İltica başvurularının durdurulması, Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmesi, aile birleşimlerinin askıya alınması…

Bunlar sadece bazı maddeler.

Peki bu talepler ne kadar gerçekçi?

Wilders diyor ki, “Bu uygulamalar Almanya gibi ülkelerde de var.”

Kısmen doğru olabilir ancak unuttuğu bir şey var:

Bu tür politikalar, ancak çok sınırlı koşullarda ve ciddi denetimle uygulanabiliyor.

Üstelik Almanya ve benzeri ülkeler hâlâ uluslararası sözleşmelere bağlı kalıyor. Wilders ise daha radikal bir yol öneriyor:

Gerekirse Avrupa sözleşmelerinden çıkmak.

İşte bu noktada asıl mesele başlıyor.

Hollanda, insan hakları ve hukuk devleti anlayışıyla Avrupa’nın en saygın ülkelerinden biri olarak bilinir. Eğer Wilders’ın önerdiği gibi Avrupa sözleşmelerinden çıkılırsa, sadece göç politikası değil, ülkenin Avrupa’daki konumu da ciddi biçimde tartışılır hale gelir.

Elbette Hollanda’nın göçle ilgili sorunları var.

Sığınma merkezlerinde kalabalıklar, entegrasyon sorunları ve yerel halkta oluşan huzursuzluklar küçümsenemez. Ama çözüm, tüm kapıları kapatmak değil.

Şunu da belirtmek gerekir ki; Wilders bu hamleyle sadece bir politika önerisinde bulunmuyor, aynı zamanda siyasi bir oyun kuruyor.

“Ya benim dediğim olur ya da hükümet dağılır” resti, klasik bir siyasi baskı taktiği.

Daha önce de benzer çıkışlar yaptı, hatta acil durum ilan edilmesini bile talep etti.

Şu an geldiğimiz noktada Wilders kabinede değil ama koalisyonun en büyük parçası. Bu nedenle önerileri görmezden gelinemez. Ancak bu öneriler kabul edilirse, Hollanda’nın demokratik değerleri büyük bir sınavdan geçecek.

Sonuç olarak,;

Göç gibi hassas bir konuda çözüm ararken duygular değil, akıl ve hukuk rehber olmalı. Popülizmle değil, sağduyuyla politika yapılmalı. Yoksa hem sığınmacılar hem de Hollanda toplumu bu sertlikten zarar görür!