Savaş, ülkeleri sadece dışarıdan yıkmaz. Bazen içeriden de aşındırır.
Ukraine yıllardır dünyanın gözleri önünde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Cephede bombalar patlıyor, şehirler hedef alınıyor, milyonlarca insan belirsizlik içinde yaşamaya çalışıyor. Ancak Kiev’de şimdi başka bir savaş daha büyüyor: güven savaşı.
Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy’nin en yakın çevresinden isimlerin yolsuzluk soruşturmalarıyla gündeme gelmesi, Ukrayna’nın yalnızca askeri değil siyasi dayanıklılığını da test ediyor.
Bu kez gündemdeki isim, bir dönem Zelenskiy yönetiminin en güçlü figürlerinden biri olan Andrii Yermak. Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu’nun yürüttüğü soruşturmada adı geçen Yermak hakkında iddialar ciddi: milyonlarca euroluk kara para aklama ağı.
Henüz resmi suçlama yok. Soruşturma sürüyor. Ama bazen siyasette soruşturmanın kendisi bile yeterince yıkıcıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir kişinin suçlu olup olmaması değil. Mesele, savaş döneminde “temiz yönetim” vaadiyle Batı’dan milyarlarca dolarlık destek alan bir ülkenin, kendi içindeki çürümeyle ne kadar mücadele edebildiği.
Batı’nın Ukrayna’ya verdiği destek sadece askeri değil, aynı zamanda ahlaki bir yatırım olarak sunuldu. “Demokrasi savunuluyor” denildi. Ancak demokrasi yalnızca seçimle değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukla ayakta kalır.
İşte tam bu yüzden bu soruşturma Kiev için tehlikeli.
Çünkü Rusya’nın propagandası yıllardır aynı noktaya vuruyor: “Ukrayna yolsuzluk bataklığı.” Şimdi Ukrayna yönetiminin en üst düzey isimlerinden bazılarının soruşturma dosyalarına girmesi, Moskova’nın eline ciddi bir koz verebilir.
Ancak burada önemli bir başka gerçek daha var.
Bu soruşturmaların yapılabiliyor olması bile, Ukrayna’nın tamamen otoriterleşmediğinin bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Çünkü savaş hâlindeki birçok ülkede iktidara yakın isimlere dokunmak bile imkânsız hale gelir. Kiev’de ise en azından sistem işlemeye çalışıyor görüntüsü veriliyor.
Fakat kamuoyu için görüntü yeterli değil.
İnsanlar şu soruyu soruyor: Cephede insanlar ölürken, bazı isimler gerçekten lüks emlak projeleri üzerinden servet mi büyüttü?
Bu soru cevapsız kaldıkça, Ukrayna yönetiminin moral üstünlüğü de aşınacaktır.
NABU ve SAPO üzerindeki baskı şimdi daha büyük. Çünkü dünya artık sadece Ukrayna’nın savaşı kazanıp kazanamayacağına bakmıyor; savaşırken nasıl bir devlet haline dönüştüğünü de izliyor.
Ve belki de en kritik mesele şu:
Bir ülke dış düşmana karşı direnebilir. Ama içeride güven kaybı başladığında, en ağır darbeyi kendi sistemi vurur.

