Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Füzenin Gölgesi, Diplomasinin Sessizliği!

Savaşın en tehlikeli anları bazen saldırının başladığı an değil, geleceğinin

Savaşın en tehlikeli anları bazen saldırının başladığı an değil, geleceğinin önceden bilindiği anlardır.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski günler önce bir uyarıda bulundu: Rusya yeni bir büyük saldırı hazırlığında olabilir. Üstelik adı özellikle anılan bir silahla — Oreshnik.

Ardından Kiev gece boyunca saldırı altında kaldı.

Füzeler, insansız hava araçları, sirenler… Ve sabah olduğunda geriye yine aynı görüntü kaldı: Hasar gören apartmanlar, okul binaları, yaralı siviller ve artık Avrupa’nın gündelik haber akışına dönüşen bir savaş manzarası.

Ama bu saldırıyı sıradan bir bombardımandan ayıran başka bir detay var.

Artık mesele yalnızca bir şehrin vurulması değil; savaşın temposunun değişmesi.

Son dönemde Ukrayna cephesinde dikkat çeken şey, Rusya’nın yalnızca ilerleme değil, psikolojik baskı üretmeye de odaklanması. Gece başlayan, sabaha sarkan, farklı sistemlerin birlikte kullanıldığı saldırılar şehirleri sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da yıpratıyor.

Bir ülkenin başkentinde insanlar uyumayı değil, siren seslerinin ritmini öğrenmeye başlıyorsa savaş çoktan cepheden çıkmış demektir.

“Oreshnik” isminin özellikle öne çıkması da tesadüf değil.

Modern savaşta silahların askeri gücü kadar sembolik gücü de var. Yeni nesil ya da “durdurulamaz” olarak sunulan sistemler yalnızca hedefleri değil, beklentileri vurur. Mesaj şudur: “Sizi sadece bugün değil, yarın da tehdit edebiliriz.”

Ancak burada başka bir soru da ortaya çıkıyor.

Eğer Zelenski yaklaşan saldırı konusunda önceden uyarıda bulunduysa, bu bilgi neyi değiştirdi?

Siviller korundu mu?

Askerî hazırlık arttı mı?

Yoksa modern istihbarat çağında artık önceden bilmek, engelleyebilmek anlamına gelmiyor mu?

Belki de bu savaşın en rahatsız edici tarafı burada.

Bilgi arttıkça güvenlik hissi artmıyor.

Uydu görüntüleri var.

İstihbarat raporları var.

Önceden yapılan açıklamalar var.

Ama yine de sabah olduğunda apartmanların camları kırılıyor.

Ve savaş uzadıkça bir başka tehlike büyüyor: dünyanın alışması.

Bir başkente gece boyunca füze yağması artık “son dakika” değil de rutin haber haline geliyorsa, sadece şehirler değil, uluslararası vicdan da yıpranıyor demektir.

Kiev’de vurulan binalar yeniden yapılabilir.

Asıl zor olan, insanların bir gün sirensiz bir geceye yeniden inanmasını sağlamak olacak.