Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu’nda kamuoyunun tepkisiyle durdurulan “Taşucu Yat Limanı ve Balıkçı Barınağı” projesi, yeniden gündeme getirildi. Daha önce ÇED süreci resmi olarak askıya alınan proje için yeniden süreç başlatılması, “Halkın iradesi hiçe mi sayılıyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğü’nün 11 Mart 2026 tarihli kararıyla, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı V. Bölge Müdürlüğü’nün talebi üzerine ÇED süreci durdurulmuş, proje mevcut haliyle rafa kaldırılmıştı. Bu gelişme, Taşucu halkının doğasına, yaşam alanına ve ekonomik düzenine sahip çıkma mücadelesinin bir sonucu olarak değerlendirilmişti.
Ancak aradan geçen kısa sürenin ardından, 04 Mayıs 2026 tarihli yeni duyuruyla aynı proje farklı bir süreçle yeniden sahaya sürüldü. “Taşucu Yat Limanı ve Balıkçı Barınağı” adıyla tekrar gündeme getirilen proje için ÇED Raporu inceleme süreci başlatıldı. 11 Haziran 2026’da yapılacak İkinci İnceleme-Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı, projenin kaderini belirleyecek.
HALK NET: YER SEÇİMİ YANLIŞ, PROJE RANT KOKUYOR
Bölge halkı ise kararlı. İtirazlar bu kez daha sert ve daha örgütlü. Yapılan toplantılarda ve sunulan dilekçelerde, projenin özellikle yer seçiminin bilimsel ve çevresel kriterlere aykırı olduğu vurgulanıyor.
Vatandaşların temel itirazları ise çarpıcı:
- Deniz kirliliği riski artacak
- Akdeniz foklarının yaşam alanı zarar görecek
- Trafik ve otopark sorunu büyüyecek
- Küçük balıkçılar bölgeden dışlanacak
- Liman daralacak, manevra güvenliği azalacak
- Taşucu’nun doğayla uyumlu butik turizm yapısı bozulacak
- Yerel esnaf ekonomik olarak dışlanacak
Tüm bu gerekçelerle halk, projeyi “kamu yararı taşımayan bir rant projesi” olarak nitelendiriyor.
“YATIRIMA DEĞİL, YANLIŞ YERE KARŞIYIZ”
Taşucu sakinleri, yatırımlara karşı olmadıklarını özellikle vurguluyor. Tepkinin odağında ise projenin konumu var. Bölge halkı, alternatif alanların bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini savunarak, mevcut planlamanın doğaya ve yerel dokuya zarar vereceği görüşünde birleşiyor.
İki yıl süren mücadeleyle durdurulan bir projenin, hiçbir temel sorun çözülmeden yeniden gündeme taşınması, bölgede ciddi bir güven krizine yol açmış durumda.
Şimdi gözler 11 Haziran’daki kritik toplantıda… Taşucu halkı ise tek bir sorunun cevabını bekliyor:
Aynı proje neden yeniden?

