Uluslararası ilişkilerde dengelerin değiştiği bir dönemi yaşıyoruz. Geleneksel ittifakların sorgulandığı bu karmaşık süreçte, Avrupa Birliği’nin Hindistan’la ilişkilerini derinleştirme çabası, stratejik bir hamle olarak dikkat çekiyor. AB’nin, sürdürülebilir enerji, yapay zekâ ve savunma gibi geniş yelpazede işbirliğini içeren yeni stratejisi, küresel güç mücadelesinde kimin kimin yanında duracağının bir göstergesi.
Rusya İle Dev Tatbikat, AB İle Ortaklık Planı
Bu stratejinin en ilginç yanı, açıklama zamanlaması. AB’nin bu hamlesi, küçük bir Hint askeri birliğinin, Rusya ve Belarus’la Polonya sınırına yakın bir bölgede düzenlenen Zapad 2025 tatbikatına katıldığı bir döneme denk geldi. Hindistan’ın bu tatbikattaki varlığı ve Başbakan Narendra Modi’nin Rusya lideri Vladimir Putin ile samimi anları, Yeni Delhi’nin Moskova ile olan köklü bağlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu durum, Batı ile Hindistan arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık olduğunu kanıtlıyor.
“Sorunlu” Bir İlişki
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya faktörüne ilişkin sorulara “sorunlu” yanıtını verdi. Kallas, “Bize daha yakın ilişkiler istiyorsanız, varoluşsal bir tehdit oluşturan tatbikatlara neden katılıyorsunuz?” diyerek Brüksel’in bu konudaki rahatsızlığını açıkça dile getirdi. Ancak AB, Hindistan’ı taraf seçmeye zorlamak yerine pragmatik bir yaklaşım sergiliyor. Kallas’ın dediği gibi, “Hindistan’ı Rusya’dan tamamen koparmanın mümkün olduğunu sanmıyoruz.” Bu, AB’nin, ideolojik farklılıkları bir kenara bırakarak jeopolitik çıkarlara odaklandığını gösteriyor.
Sonuç: Kazanan Kim Olacak?
AB, Hindistan’ı özellikle Rus petrolünü işleyip yeniden satarak yaptırımları delmekle suçlasa da, jeopolitik çalkantılar içinde Hindistan’ın stratejik öneminin farkında. Kallas’ın ifadesiyle, “Boşluğu başkalarının doldurmasına izin mi vereceğiz, yoksa kendimiz mi dolduracağız?” sorusu, AB’nin bu ortaklığı neden bu kadar önemsediğini özetliyor. Bu strateji, AB’nin, Hint-Pasifik’te artan Çin etkisine karşı denge kurma ve küresel tedarik zincirlerini güvence altına alma arayışının bir parçası. Gelecek, bu jeopolitik satranç oyununun nasıl sonuçlanacağını gösterecek. Ancak şurası kesin ki, Hindistan, küresel güçler arasında bir denge unsuru olarak konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor.

