2025 – 2026 Eğitim Öğretim yılı sona erdi…
Binlerce aile çocukları için yaz tatili planları yaparken, radyo ve televizyon proğramlarında öğrencilerin yaz tatili boyunca neler yapması gerektiği konusunda bilgiler sunmaya devam ediyor.
Öğrenciler yaz tatilini zihinsel ve bedensel olarak dinlenerek ve bireysel gelişimlerine katkı sağlayacak dengeli bir planlama ile değerlendirmelidir.
Yaz tatilini tamamen ders çalışarak geçirmek uygun olmadığı gibi, tamamen boş bırakmak da okul düzeninden uzaklaşmaya neden olur.
Yaz tatilii boyunca yapılması gerekenleri şöylece sıralayabiliriz:
Kitap Okuma Alışkanlığı sağlanmalıdır: Her gün düzenli okuma yapmak anlama kapasitesini ve okuma hızını artırır.
Hafif Tekrarlar yapılmalıdır: Geçmiş dönemin zorlanılan konuları için günlük kısa konu tekrarları yapılabilir.
Yıl içinde görülen eksikleri tamamlanmalıdır: Gelecek dönem ağırlaşacak dersler için temel oluşturacak eksikler kapatılmalıdır.
Gelecek Dönem Planı yapılmalıdır: LGS veya YKS gibi sınav senelerine girenler için temel paragraf ve problem çözümleriyle ön hazırlık yapılabilir.
Yeni Hobiler Edinmelidir: Enstrüman çalma, resim yapma veya tiyatro gibi sanatsal alanlara zaman ayrılabilir.
Dil Eğitimine yönelinmelidir: Çeşitli dil kursları ile yeni bir dilin temelleri atılabilir.
Gönüllü Çalışmalar yapılmalıdır: Sivil toplum kuruluşlarında görev alarak sosyal sorumluluk bilinci geliştirilebilir.
Kültürel Gezilere katılınmalıdır: Tarihi mekanlar, müzeler ve yeni şehirler ziyaret edilerek genel kültür artırılabilir.
Fiziksel Aktiviteler yapılmalıdır: Düzenli olarak yüzme, bisiklet, doğa yürüyüşleri veya bir spor branşıyla ilgilenilmelidir.
Uyku ve Beslenme Düzeni sağlanmalıdır: Tatilde uyku saatlerinin tamamen bozulmamasına ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.
Ekran Süresi sınırlandırılmalıdır: Bilgisayar, telefon ve televizyon karşısında geçirilen süre sınırlandırılmalıdır.
Yaz tatili planını ebeveynlerin baskısıyla değil, öğrencilerin kendi istek ve eksiklerini göz önünde bulundurarak aileyle birlikte ortak kararla hazırlaması verimliliği doğrudan artıracaktır.
Evet…Gelelim gençlerin yetiştirilmesine…
2026’lı yılları yaşıyoruz.
İç ve dış düşmanlarımız Türkiye’mizin kalkınma hamlelerini, yatırım projelerini gördükçe adeta kuduruyor, ne yaptığını bilmez hale geliyor…
Geçmiş dönemlerde gençlerimizi sokağa dökmeye çalışan partiler, Paralel yapılarla birlikte hükümetin şahsında devletimizi yıkmaya çalışmışlar, milletimizin sağduyusu karşısında yer ile yeksan olmuşlardır.
Bugünkü sohbetimizin konusu; Gençler…
Gençlerin yetiştirilebilmesi için devletin, hükümetin, medya kuruluşlarının, okul – aile ve çevrenin yapacağı görevler vardır.
Terör örgütlerinin kullandığı gençler, bazı yörelerde adeta çirkin planların piyonu haline gelmişlerdir.
Böyle bir gençlik Türk gençliği olamaz.
Böyle bir gençlikle hiçbir yere varılamaz.
Polise ve Jandarmaya taş atan, kurşun sıkan, molotofkokteyli ile iş yerlerini tahrip eden, sokak ve caddeleri adeta kan gölü haline dönüştürün bu gençler provokatörlerin oyuncağı olmaktan ileri gidemezler.
Türk Milleti olarak; Beden, ruh, fikir bakımından sağlam nesiller, inançlı gençler yetiştirmek zorundayız.
Anne-Babalar, öğretmenler, yöneticiler, gençlere sahip çıkmazlarsa; inançsız, sevgisiz, gelenek ve göreneksiz, kendisine ailesine-çevresine güvensiz, polise ve jandarmaya kurşun sıkabilen bir gençlik ortaya çıkacaktır.
Cadde ve sokaklar okullara; Silahlar kitaplara tercih edilecek insan sevgisi, Vatan-Millet-Bayrak sevgisi, tarih sevgisi ortadan kalkacaktır.
Şurası iyi bilinmelidir ki; Doğuştan kötü genç yoktur. Dünya’ya günahsız ve tertemiz olarak gelen gençler; kötü alışkanlıkları sonradan kazanmakta, gençleri kötü alışkanlıklara çevresi yöneltmektedir.
Aileler hayırlı bir evlada sahip olmak istiyorlarsa; Onların ilgi alanlarını, arzu ve isteklerini, ihtiyaçlarını, gelişme şekillerini çok iyi tanımalı, onlara her konuda yardımcı olmalı, sahip çıkmalıdır.
Gençler sadece dünyaya getirmeye mecbur olduğumuz bir varlık olarak kabul edilmemelidir. Okullarımızın yönetici ve öğretmenleri kendilerine emanet edilen gençlere yardımcı olmalı, onlara sahip çıkmalıdır.
Okul-aile ve çevre; Milli gelenek ve göreneklerimiz ölçüsünde gençlere sahip çıkmazlarsa, onları dışlarlarsa, onların toplumdaki değer yargılarına, maddi-manevi kültürlere bağlı olarak yetiştirilmelerine imkân tanımazlarsa: gençlerde düzenli ve huzurlu bir yaşayış düşünülemez. Gençlerimiz; Milletimizin geleceği, enerjisi, ümidi, şansı, varlığı olarak kabul edilmelidir.
İçki, kumar, sigara, uyuşturucu maddelerle, anarşik olaylarla genç neslini kaybeden milletler yok olmaya mahkûmdur.
Milletimizin geleceği gençlerimizin maddi ve manevi yönden sağlıklı yetiştirilmesine bağlıdır.
Güçlü nesil, gürbüz nesil değil, düşünce yapısı sağlam nesildir.
Düşünce ve kültür yapısı zayıf olan gençler gelecekte güçlü insan olamaz.
İç ve dış düşmanlarımız ülkemizi bölmek, parçalamak için çeşitli entrikalar çevirmeye devam ederken Türk gençliği bu tuzaklara düşmemelidir.
Milletimizin hassas ve dinamik varlıkları olan gençlerimize geleceğimizi emanet etmeden önce onlara tarihini iyi tanımaları, iç ve dış düşmanlarımızı iyi bilmeleri, milli birlik ve beraberlik içinde yaşamalarının şart olduğu öğretilmelidir.
Geleceğimizin teminatı, güvencesi, milletimizin ekonomik, sosyal, kültürel gelişmesinin kaynağı olan gençlerimiz; güzel hayallerin, büyük ümitlerin, değişik arzu ve düşüncelerin temsilcisidir. Onları her yönüyle iyi tanıyıp değerlendirmek, gelecek için hazırlamak, onlara sahip çıkmak başta gelen görevimiz olmalıdır.
En büyük yatırım, gençlere yapılacak olan yatırımdır.
Bu yatırım boşa gitmeyecektir.
Bugünün genci yarının doktoru, avukatı, hâkimi, kaymakamı, milletvekili, öğretmeni, din görevlisi, daire amiri, bakanı, başbakanı, Cumhurbaşkanı olacaktır.
Kitle haberleşme araçlarından; gazete- dergi, televizyon, radyo, kaset, video, bülten, sahne ve afişlerle aile ve okulda verilen Millî-Ahlakî eğitimleri tamamlanmalı onları kötü yola sevk edecek yayımlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Radyo ve Televizyonlarda gençlerin ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda ilmi ve pedagojik esaslara uygun yayımlar yapılmalıdır.
Gençlerin iyi yetiştirilmesi için evde okunan gazetelere, dergilere, evde seyredilen video filmlerine de dikkat edilmelidir.
Aile terbiyesi bir ömür boyu devam edecektir.
Eğer gençler aileleri tarafından terbiye edilmez, onlara sahip çıkılmaz, onların elinden tutulmaz, onlar cemiyet tarafından terbiye edilirse; Aile tarafından ihmal edilen genç, müstehcen film, video, gazete ve dergilerden Türk milletinin ruh köküne bağlı değerlerinin dışında bazı yanlış bilgiler edinecektir.
Devletimiz; Her türlü kalkınma hamleleri içinde: Gap Projeleri, barajlar, köprüler, yollar, fabrikalar yaptırırken bunları yönetecek gençlerimiz de devletine, milletine, vatanına, dinine saygılı, şuurlu, dinamik olarak yetiştirilmelidir.
Kendilerine sorumluluk duygusu aşılanmalı, her şeyin çalışmakla elde edilebileceğine inandırılmalı, üzerlerinde dini ve milli otorite hissettirilmeli, millet sevdirmelidir.
Birlik ve beraberlik içinde, diğer insanlara sevgi-saygı besleyen medeni birer insan olarak yetiştirilmeleri sağlanmalıdır.
Gençlerimiz; Dilimizi, gelenek ve göreneklerimizi, folklorumuzu en iyi şekilde bilen, memleketimizi çok iyi tanıyan, insanlarımızı aşırı akımların zararlarından koruyacak nitelikte yetiştirilmelidir. Gençlerimiz; Türk ve Müslüman olmanın gururunu duyan, tarihiyle övünen, geleceğe umutla bakan şerefli, çalışkan, hoşgörülü, dürüst, inançlı bir gençlik olarak yetiştirilmeli, onlara sahip çıkılmalıdır. Hükümetimizin, ana muhalefet ve muhalefet partilerinin, ailelerin öğrencilere, gençlere sahip çıkması en büyük temennimizdir.
Hoşça kalınız.

