Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘EMEKLİYE BAYRAM DEĞİL YOKSULLUK DAYATILIYOR!’

Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Yoğurtçu Parkı’nda toplanarak tüm illerde olduğu
Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Yoğurtçu Parkı’nda toplanarak tüm illerde olduğu gibi basın açıklamasında bulundu. Türkiye’nin dört bir yanında emeklilerin sesi olmak, yoksulluğu görünür kılmak ve insanca yaşam talepleri haykırmak için alanlara çıkan emekliler, ” 12 Nisan’da Türkiye’nin 8 bölgesinde eş zamanlı gerçekleştirdiğimiz bölge mitingleriyle siyasi iktidarı uyardık. İstanbul’dan Bursa’ya, Aydın’dan Mersin’e, Kayseri’den Trabzon’a, Karabük’ten Dikili’ye kadar yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı bu mücadele hattı, emeklilerin artık sessiz kalmayacağının açık ilanı olmuştur. Meydanlarda yükselen ses; açlığa, yoksulluğa, sefalet ücretlerine ve halk düşmanı politikalara karşı ortak bir itirazın sesi olmuştur. Emekliler olarak bir kez daha göstermiş bulunuyoruz ki; bu ülkenin gerçek sahipleri, yıllarca üreten, çalışan ve alın teri döken milyonlardır. Bugün milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Emekli aylıkları eridikçe erimiş, temel yaşam giderleri karşılanamaz hale gelmiştir. Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım ve gıda fiyatları karşısında emekliler nefes alamaz durumdadır. Bu nedenle bugün en acil ve yakıcı talebimiz şudur:
Her emekli aylığına derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalı.” dediler.
“Milyonlarca emekli artık kira, gıda, ulaşım giderlerini karşılayamaz hale gelmiştir”
Açıklama şöyle sürdü;
“Bugün emeklilerin yaşadığı yoksulluğun temel nedeni, emekli aylıklarının yıllar içerisinde sistemli biçimde eritilmesidir. Maaşlara yapılan göstermelik artışlar daha emeklinin cebine girmeden; zamlar, faturalar ve hayat pahalılığı karşısında buharlaşmaktadır. Milyonlarca emekli artık kira, gıda, ulaşım, sağlık ve temel yaşam giderlerini karşılayamaz hale gelmiştir. En düşük emekli aylıkları açlık sınırının bile altında kalırken, milyonlarca  emekli yaşamını sürdürebilmek için borçlanmakta, ek iş aramakta ya da en temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda bırakılmaktadır. Bu nedenle emeklilerin sorunu yalnızca “yüzdelik zam” meselesi değildir. Çünkü düşük maaşa yapılan yüzdelik artış, düşük maaşı daha da kalıcı hale getirmektedir. Kök aylık oyunları ve oran hesaplarıyla emekliler yıllardır oyalanmaktadır. Bugün yapılması gereken açıktır: Her emekli aylığına, hiçbir ayrım yapılmaksızın derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalıdır. Seyyanen zam; maaşı düşük olan emeklilerin nefes alabilmesi için zorunludur. Bu talep yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve toplumsal bir taleptir.”
“Sugün bayram ikramiyesinin en az 17 bin 500 TL olması gerekirdi”
“Çünkü emekliler: Pazara çıkamaz hale gelmiştir. Et, süt, peynir gibi temel gıda ürünlerine ulaşamamaktadır. Elektrik ve doğalgaz faturaları karşısında çaresiz bırakılmıştır. Sağlık harcamalarını karşılayamaz durumdadır. Yıllarca çalışmasına rağmen yoksulluk içinde yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bir ülkede emekliler açlıkla sınanıyorsa, orada sosyal devlet çökmüş demektir. Bayram ikramiyesi adı altında verilen 4 bin TL ise emeklilerin yaşadığı gerçekliği gizleyememektedir. Verilen bayram ikramiyesi bugün bir haftalık pazar parası bile değildir. 2018 yılında seçim sürecinde bin TL olarak başlatılan bayram ikramiyesi, o günün ekonomik koşullarında emekliler açısından kısmen de olsa nefes aldıran bir ödeme niteliğindeydi. O dönem net asgari ücret bin 603 TL idi. Yani verilen ikramiye asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geliyordu. Bugün ise 4 bin TL’ye çıkarılmış görünse de, asgari ücret karşısında ciddi biçimde erimiş durumdadır. Eğer aynı oran korunsaydı bugün bayram ikramiyesinin en az 17 bin 500 TL olması gerekirdi. Kurban Bayramı öncesinde ikramiyenin artırılmasına ilişkin hiçbir hazırlığın yapılmaması da iktidarın emeklilerin yaşadığı yıkımı görmezden geldiğini göstermektedir.”
“Bizler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”
“Bizler biliyoruz ki sorun yalnızca ekonomik değildir. Sorun; emeği değersizleştiren, halkı yoksullaştıran siyasal ve ekonomik düzendir.  Emeklilere kaynak yok denilirken; sermayeye vergi afları çıkarılmakta, şirket borçları silinmekte, kamu kaynakları bir avuç ayrıcalıklı çevreye aktarılmaktadır. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz. Her emekli aylığına derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalı. Emekli bayram ikramiyesi en az asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Bizler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Çünkü bu ülkenin bütün değerlerini bizler ürettik. Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, hastanelerde, atölyelerde, kamu kurumlarında yıllarımızı verdik. Bugün bize reva görülen sefalet düzenini kabul etmiyoruz. Emeklilerin yaşam hakkını savunmaya, alanlarda ve meydanlarda mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Hiç kimse unutmasın: Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur. Ve o onur teslim olmayacaktır.”