Mersin kıyılarında son günlerde gözle görülür şekilde artan plastik kirliliği, kamuoyunda endişe yaratıyor. Sahil şeridi boyunca biriken plastik parçaları, hem çevre hem de turizm açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gazeteci yazar Harun Arslan, sahillerdeki kirliliğin kaynağına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Arslan, sorunun gemilerden ya da küçük teknelerden kaynaklanmadığını özellikle vurgulayarak, kirliliğin bölgesel bir çevre sorunu olduğuna dikkat çekti.
Geçtiğimiz yıl da benzer bir durum yaşandığını hatırlatan Arslan, bu yıl yaptığı araştırmalar sonucunda önemli bulgulara ulaştığını ifade etti. Buna göre, Suriye’nin Lazkiye ve çevresinde faaliyet gösteren plastik fabrikalarının atıkları doğrudan denize bırakılıyor. Savaş koşulları nedeniyle atık yönetim sistemlerinin yetersiz kaldığını belirten Arslan, bu plastiklerin Doğu Akdeniz’deki akıntı sistemiyle Türkiye kıyılarına taşındığını dile getirdi.
“KAYNAK DENİZİN KARŞI KIYISI”
Harun Arslan, “Sahillerimizdeki ağır plastik kirliliğinin nedeni yerel değil. Akıntı sistemiyle taşınan atıklar kıyılarımıza ulaşıyor. Bu durum, sınır aşan bir çevre sorunu olarak ele alınmalı” dedi.
Sorunun çözümü için uluslararası temasların şart olduğunu vurgulayan Arslan, başta Valilik olmak üzere Sahil Güvenlik Komutanlığı, Çevre ve Turizm müdürlüklerinin Suriyeli yetkililerle iletişime geçmesi gerektiğini belirtti.
“KURUMLAR HAREKETE GEÇMELİ”
Arslan ayrıca, Mersin Deniz Ticaret Odası’nın da bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, bugüne kadar yeterli katkının sağlanamadığını savundu. Geçmişte düzenlenen ve Suriye Deniz Ticaret Odası temsilcilerinin de katıldığı bir toplantıya Mersin’den katılım olmamasını eleştiren Arslan, bu tür fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Mersin’in turizm potansiyelini de tehdit eden plastik kirliliğiyle ilgili olarak gözler şimdi yetkili kurumlara çevrildi. Vatandaşlar, sahillerin temizlenmesi ve kirliliğin kaynağında önlenmesi için acil ve somut adımlar atılmasını bekliyor.

