Mersin’de denizlerde giderek artan mikroplastik kirliliği, uzmanların uyarılarına rağmen kamuoyunda yeterli karşılık bulmuyor. Prof. Dr. Erkan Aktaş, sahillerdeki kirliliğin gözle görülür boyutlara ulaştığını belirterek, kent dinamiklerinin sessizliğini eleştirdi.
Aktaş, kente duyarlı olduğunu ifade eden kurum ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayarak, “Kentine sahip çıktığını söyleyen herkesin bu meselede daha yüksek sesle konuşması gerekmiyor mu?” diye sordu.
STK’LARA AÇIK ÇAĞRI
Mersin’de faaliyet gösteren iş dünyası kuruluşları ve sivil toplum örgütlerine de çağrıda bulunan Aktaş, özellikle ticaret ve denizcilik alanındaki kurumların çevre konusunda daha aktif rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Kentte sıkça “duyarlılık” vurgusu yapan yapıların, mikroplastik tehdidi karşısında daha somut adımlar atmasının beklendiği ifade ediliyor.
“DENİZİNE SAHİP ÇIKMAYAN GELECEĞİNİ KORUYAMAZ”
Deniz ekosisteminin korunmasının yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da doğrudan ilgilendirdiğini belirten Aktaş, “Bir kenti sevmek, denizine ve geleceğine sahip çıkabilmektir” sözleriyle toplumsal sorumluluğa dikkat çekti.
ATIKLARIN AKIBETİ BELİRSİZ!
Türkiye genelinde atık yönetimine ilişkin belirsizliklere de değinen Aktaş, yaklaşık 18 milyon tonluk atık ithalatına işaret ederek, bu atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğü ya da doğaya karıştığının net olarak bilinmediğini söyledi. Sahillerdeki mevcut durumun ise tabloyu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
BİLİMSEL RAPOR VE ACİL EYLEM ÇAĞRISI
Aktaş, başta yerel yönetimler olmak üzere üniversiteler, araştırma enstitüleri ve ilgili bakanlıkların acilen kapsamlı çalışmalar başlatması gerektiğini belirtti. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için bilimsel raporların hazırlanması ve düzenli açıklamalar yapılmasının önemine vurgu yaptı.
Uzmanlara göre mikroplastik kirliliğiyle mücadelede en kritik unsur, toplumun tüm kesimlerinde ortak bilinç oluşturulması ve bu doğrultuda kararlı adımlar atılması.

