Öğretmenin sorumluluğu
Bir öğretmen, öğrenciyi yönlendirmeli, farklılıklarını anlamalı ve onun öğrenme yolculuğunu kolaylaştırmalıdır. Fakat bazı durumlarda sabırsızlık ve bilinçsizlik, çocuğun eğitim hakkının önüne set çekebiliyor. Oysa eğitim, her çocuğun anayasal hakkıdır ve hiçbir bireyin farklılığı bu hakkın önüne geçmemelidir.
DEHB: Görünmeyen ama gerçek bir engel
DEHB fiziksel bir engel gibi görünmez; ama çocuk için öğrenme sürecini doğrudan etkiler. Bu durum, öğrenciyi başarısız ya da isteksiz kılmaz. Aksine, doğru yöntemlerle desteklendiğinde bu çocuklar yaratıcı, enerjik ve üretken bireyler haline gelebilirler. Burada kritik olan şey, öğretmenin farkındalığı ve okul yönetiminin desteğidir.
Milli Eğitim’e çağrı
Bu noktada Milli Eğitim’e düşen görev büyüktür.
• DEHB raporlu öğrenciler için özel destek programları uygulanmalı,
• Öğretmenler bu konuda hizmet içi eğitim almalı,
• Okullarda rehberlik servisleri daha aktif çalışmalı,
• Aileler ve öğretmenler arasında daha güçlü bir işbirliği sağlanmalıdır.
Çocukların sessiz çığlığı
Salim Güven İlköğretim’deki bu öğrenci yalnız değildir. Türkiye’nin dört bir yanında binlerce çocuk aynı zorlukları yaşıyor. Onların tek beklentisi, anlaşılmak ve desteklenmektir.
Milli Eğitim bu sesi duymalıdır.
Çünkü her çocuk, farklılıklarıyla birlikte öğrenmeye, sevilmeye ve desteklenmeye hakkı olan bir bireydir…

