Atık ithalatı konusu son dönemde kamuoyunda yeniden tartışma konusu olurken, iş dünyasından dikkat çeken bir değerlendirme geldi. MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Gündoğdu, tartışmanın yalnızca “atık ithalatına karşı olmak” üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, asıl sorunun atıkların doğru yönetilip yönetilmediği olduğunu vurguladı.
Gündoğdu, yurtdışından getirilen atıkların ekonomik bir değere dönüştürülebileceğini ifade ederek, “Eğer bu atıklar modern tesislerde ayrıştırılıyor, geri kazanılıyor ve işlem sonucunda oluşan artıklar çevreye zarar vermeden bertaraf ediliyorsa, bu faaliyet ekonomiye katkı sağlayabilir” dedi.
Ancak bu sürecin sıkı kurallara bağlanması gerektiğinin altını çizen Gündoğdu, en önemli ilkenin toplumun zarar görmemesi olduğunu belirtti. “Kazanç özel sektörün, zarar ise toplumun olmamalıdır” diyen Gündoğdu, şeffaflık ve denetimin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
ŞEFFAFLIK VE DENETİM VURGUSU
Atık ithalatı yapan tesislerin tüm süreçlerinin açık şekilde izlenmesi gerektiğini belirten Gündoğdu, şu soruların net yanıt bulması gerektiğini dile getirdi:
- Hangi atıklar ülkeye getiriliyor?
- Bu atıklar hangi yöntemlerle işleniyor?
- Ne kadarı geri kazanılıyor?
- İşlem sonrası ne kadar atık ve atık su ortaya çıkıyor?
- Bu artıklar nasıl ve nereye gönderiliyor?
Bu süreçlerin bağımsız kurumlar tarafından sürekli denetlenmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, aksi durumda çevre ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşabileceğini söyledi.
AKDENİZ İÇİN UYARI
Özellikle Mersin, Adana ve Antalya gibi deniz turizmi, tarım ve balıkçılığın yoğun olduğu bölgelerde riskin daha büyük olduğuna dikkat çekildi. Gündoğdu, bu kentlerde oluşabilecek çevresel tahribatın ekonomik kayıplarının çok daha ağır olacağını belirtti.
“Bugün elde edilen kazanç geçici olabilir; ancak kirletilen bir denizin bedeli nesiller boyu ödenir” diyen Gündoğdu, çevreyi koruyan, ölçülebilir ve sıkı denetlenen bir sistem çağrısında bulundu.
“EKONOMİ EVET, ÇEVRE PAHASINA HAYIR”
Açıklamasını net bir mesajla tamamlayan Gündoğdu, atığın ekonomiye kazandırılmasına karşı olmadıklarını ancak bunun doğa ve insan sağlığı pahasına yapılmasına kesinlikle karşı olduklarını ifade etti.
“Denizlerimiz, toprağımız ve halkımızın sağlığı kırmızı çizgimizdir” diyen Gündoğdu, sürdürülebilir ve şeffaf bir atık yönetimi sisteminin artık zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi.

