Araştırmacı yazar Abdullah Ayan’ın dere yatakları ve betonlaşmaya yönelik eleştirileri yeniden gündemde. İstanbul’da dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılmasının gündeme gelmesi, Mersin’de de benzer bir uygulamanın hayata geçirilip geçirilmeyeceği sorusunu beraberinde getirdi.
Mersin’de etkili olan yağışların ardından dere yatakları, altyapı yetersizlikleri ve plansız yapılaşma yeniden tartışılmaya başlandı. Kentteki 72 derenin yapılaşma ve rant baskısı altında kaldığını savunan Ayan, daha önce yaptığı açıklamada, “Mersin 72 deresini ranta kurban verip betona boğmasa, derelerin denize ulaşmasını engelleyen inşaatlara izin verilmese hiçbir yağmur felakete yol açmazdı” ifadelerini kullanmıştı.
Ayan’ın bu sözleri, kentteki yapılaşma kararlarını ve dere yataklarının korunmasına yönelik uygulamaları yeniden gündeme taşıdı.
YAĞMUR MU SUÇLU, BETONLAŞMA MI?
Mersin’de yaşanan yağış kaynaklı olumsuzluklar, yalnızca yağmurun miktarını değil, kentin doğal su yollarının ne ölçüde korunduğunu da tartışmaya açtı.
Dere yataklarının daraltılması, suyun doğal akışını engelleyen yapılaşmalar ve yağmur sularının denize ulaşmasını zorlaştıran müdahaleler, kentteki taşkın riskleri açısından yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.
Abdullah Ayan’ın eleştirileri de bu noktada önem kazanıyor. Ayan, derelerin doğal yapısının korunması gerektiğine dikkat çekerken, yapılaşma kararlarının olası sonuçlarının da sorgulanması gerektiğini savunuyor.
İSTANBUL’DA YIKIM VARSA MERSİN’DE NE YAPILACAK?
İstanbul’da dere yataklarını işgal eden yapıların yıkılmasına yönelik gündem, Mersin’de de benzer bir uygulamanın yapılıp yapılmayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Mersin’de dere yataklarını işgal ettiği veya derelerin doğal akışını engellediği belirlenen yapılar var mı? Varsa bunlar için bugüne kadar hangi işlemler yapıldı?
Bu soruların yanıtı, yalnızca yerel yönetimleri değil, imar kararları, yapı ruhsatları ve dere yataklarının korunması konusunda görev ve yetkisi bulunan ilgili kamu kurumlarını da ilgilendiriyor.
İstanbul’da gündeme gelen uygulamanın Mersin için de bir örnek oluşturup oluşturmayacağı ise yetkililerin açıklamaları ve atacağı adımlarla netlik kazanacak.
72 DERE İÇİN HESAP VERİLECEK Mİ?
Mersin kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor:
- Kentteki 72 derenin mevcut durumu nedir?
- Dere yataklarını daraltan veya doğal su akışını engelleyen yapılar tespit edildi mi?
- Dere yataklarını etkileyen yapılaşmalara hangi izinler verildi?
- Taşkın riskini artırabilecek yapılaşmalar için hangi denetimler yapıldı?
- Dere yataklarında mevzuata aykırı olduğu belirlenen yapılar varsa bunlar hakkında işlem yapılacak mı?
- İstanbul’da gündeme gelen yıkım uygulaması Mersin’de de hayata geçirilecek mi?
Mersin’in ihtiyacı, yağışların ardından ortaya çıkan sorunları tartışmakla sınırlı kalmayan, dere yataklarını korumaya ve taşkın riskini azaltmaya yönelik somut adımların atılmasıdır.
İstanbul’da dere yataklarını işgal eden yapılara yönelik yıkım tartışmaları sürerken gözler Mersin’e çevrildi. Kentin 72 deresinde hangi yapılaşmaların bulunduğu, bunların doğal su akışına etkisi ve gerekli denetimlerin yapılıp yapılmadığı konusunda yetkililerden açıklama bekleniyor.
Çünkü mesele yalnızca yağmur değil; kentleşme kararları, doğal su yollarının korunması ve olası felaketlere karşı alınan önlemlerdir.

