Mersin ve ilçelerinde dere yataklarının periyodik olarak denetlenmesi, sel ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınması isteniyor.
Mersin ve ilçelerinde, Doğu Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan derelerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Küresel iklim kriziyle birlikte değişen yağış rejimi, kısa sürede etkili olan ve sele neden olabilen sağanak yağışlara karşı hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor.
Bu nedenle evlerde, sitelerde, sokaklarda, caddelerde ve özellikle dere yataklarında hem vatandaşların hem de ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Dere yataklarında biriken atıkların temizlenmesi, su akışını engelleyen unsurların belirlenmesi ve riskli bölgelerin denetlenmesi, olası felaketlerin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
KIŞ GELMEDEN ÖNLEM ALINMALI
Uzmanlar, sel ve taşkınlara karşı alınacak önlemlerin felaket yaşandıktan sonra değil, öncesinde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Hava koşullarının elverişli olduğu bu günlerde dere yataklarının kontrol edilmesi, gerekli temizlik ve bakım çalışmalarının yapılması ve riskli alanlarda önleyici tedbirlerin hızla uygulanması isteniyor.
YAĞMUR SULARI BOŞA AKMAMALI
Öte yandan, yağışlı dönemlerde derelerden denize ulaşan suların uygun projelerle değerlendirilmesi ve kurak dönemlerde su kaynaklarının korunması da gündemdeki önemini koruyor.
Özellikle Taşeli Bölgesi’nden Doğu Toroslar’a kadar uzanan geniş coğrafyada, bilimsel ve çevresel kriterler gözetilerek gölet projelerinin planlanması gerektiğine dikkat çekiliyor. Yağmur sularının uygun alanlarda depolanması, tarımsal üretime katkı sağlanması ve kuraklıkla mücadele edilmesi amacıyla uzun vadeli su yönetimi projelerinin hazırlanması isteniyor.
Mersin’de hem sel ve taşkın riskini azaltacak önlemlerin hem de su kaynaklarını koruyacak projelerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtiliyor.

