Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dünya, silahlarla değil, doğa ile korunabilir!..

Yeryüzü yanıyor. Ormanlar bombalarla kül oluyor. Nehirler savaşların kimyasal atıklarıyla

Yeryüzü yanıyor.
Ormanlar bombalarla kül oluyor.
Nehirler savaşların kimyasal atıklarıyla zehirleniyor.
Topraklar mayınlarla, ağır metallerle ve ölüm kusan silahlarla yaşanmaz hâle getiriliyor.
İklim krizi derinleşirken dünyanın kaynakları, yaşamı korumaya değil, savaşlara ve silahlanmaya ayrılıyor.
Bizler, Türkiye Çevre Platformu bileşenleri olarak bir kez daha ilan ediyoruz:
Doğanın düşmanı yalnızca rant politikaları değildir. Militarizm de doğanın en büyük yıkım güçlerinden biridir.
Savaşın olduğu yerde ekoloji yoktur. Bombaların düştüğü yerde yaşam yeşermez.
Bu silahlanma da en büyük zararı; bu olumsuzluklara hiçbir katkısı olmayan çocuklar görmektedir.
Silahların konuştuğu yerde ne barıştan ne de sürdürülebilir gelecekten söz edilebilir.
Bugün dünyanın en büyük askeri ittifaklarından biri olan NATO, güvenlik anlayışını askeri güç, silahlanma ve caydırıcılık üzerine kurmaktadır. Türkiye Çevre Platformu olarak, askeri blokların güç rekabetini derinleştiren politikalarının hem halklar hem de doğa üzerindeki yıkıcı sonuçlarının ciddi biçimde tartışılması gerektiğine inanıyoruz.
Türkiye’nin de üyesi olduğu bu askeri mimarinin büyümesiyle birlikte artan silahlanma harcamaları, iklim krizine karşı ayrılması gereken kaynakların azalmasına; savaş hazırlıkları ise ekolojik yıkımın derinleşmesine yol açmaktadır.
Bugün insanlığın ihtiyacı daha fazla füze değil, daha fazla ormandır.
Daha fazla savaş uçağı değil, temiz su kaynaklarıdır.
Daha fazla askeri üs değil, korunan sulak alanlar, meralar ve doğal yaşam alanlarıdır.
Çevreyi savunmak, barışı istemek, doğayı korumak suç değildir.
Demokratik haklarını kullanarak savaş karşıtı görüşlerini açıklayan, barış talep eden ve çevre mücadelesi yürüten yurttaşlara yönelik gözaltı, tutuklama ve diğer yargısal işlemlerin hukuk devleti ve temel haklar açısından kamuoyunda yarattığı kaygıları paylaşıyoruz. Demokratik toplumlarda eleştirel düşünce ve barışçıl ifade özgürlüğü güvence altında olmalıdır.
Türkiye Çevre Platformu olarak; NATO zirvesi üzerine,
Silahlanma yarışına değil, iklim adaletine yatırım yapılmasını,
Savaş politikalarına değil, yaşam politikalarına öncelik verilmesini,
Doğayı ve barışı savunanların sesinin bastırılmamasını,
Türkiye’de güvenlik politikalarının çevre hakkı, yaşam hakkı ve demokratik katılım ilkeleri ışığında yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Çünkü biliyoruz:
Bir ağacın gölgesi, bir tankın gölgesinden daha değerlidir.
Bir nehrin akışı, bir füzenin izinden daha kalıcıdır.
Bir çocuğun geleceği, bütün savaş planlarından daha kıymetlidir.
Bizim safımız bellidir.
Biz yaşamdan yanayız.
Biz doğadan yanayız.
Biz barıştan yanayız.
Ve biliyoruz ki;
Yeryüzünün gerçek güvenliği, silah depolarında değil; yaşayan ormanlarda, temiz sularda ve özgür nefes alan toplumlarda kurulacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 5 Temmuz 2026