Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Arslanköy’de Boksit Madeni Tepkisi: “Doğa ve Yaşam Tehdit Altında” 926 İMZA 42 SAYFA İLE KARŞI ÇIKILDI

Arslanköy, Yavca, Kavaklıpınar ve Mersin genelinden vatandaşların karşı çıktığı proje için 926 imzalı başvuru yapıldığı, toplamda 42 sayfa imzalı dosyanın da Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne sunulduğu belirtildi. Bölge halkı, kamu yararına aykırı olduğunu savundukları projenin durdurulmasını talep ediyor.

Arslanköy, Yavca, Kavaklıpınar ve Mersin genelinden vatandaşların karşı çıktığı proje

Mersin’in Arslanköy ile Karaman sınırlarında faaliyet gösteren boksit madeninin kapasite artışı için yürütülen ÇED süreci, bölge halkının tepkisini çekti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulan dilekçede, projenin çevre ve insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratacağı vurgulandı.

Başvuruya göre, şirketin yeni projesi kapsamında mevcut maden sahasının 23,77 hektardan 510 hektara çıkarılması planlanıyor. Bu genişleme ile birlikte üretim kapasitesinin yıllık 1 milyon tona ulaşacağı belirtiliyor. Söz konusu alanın yaklaşık 719 futbol sahası büyüklüğünde olduğu ifade edilirken, bölgede yoğun patlatmalar yapılacağına dikkat çekiliyor.

Dilekçede yer alan bilgilere göre, ayda 25 gün çalışılması planlanan sahada her üç günde iki patlatma gerçekleştirilecek. Bu da yılda yaklaşık 130 patlatmaya denk geliyor. Patlatmalar için yılda 179 bin kilogram ANFO ve 4 bin 386 kilogram dinamit kullanılacağı belirtiliyor.

Proje sahasının “ekolojik niteliği korunacak alan” statüsünde bulunduğu, bölgede dört endemik bitki türü ile birlikte Toros kertenkelesinin yaşam alanının yer aldığı vurgulandı. Ayrıca planlanan genişleme alanının mera, ormanlık ve tarım arazilerini kapsadığı, Arslanköy’de yayla turizmi ve tarımın temel geçim kaynağı olduğu ifade edildi.

Bölge halkı, kapasite artışının endemik türler, su kaynakları, dereler ve yayla turizmi üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açacağını savunuyor. Hayvancılık ve özellikle arıcılığın büyük zarar göreceği belirtilirken, patlatmalar sonucu oluşacak toz ve gürültünün insan sağlığını olumsuz etkileyeceği kaydedildi.

Ayrıca yılda 1 milyon tonluk malzemenin taşınmasının yaratacağı trafik yoğunluğu ve kaza riskine de dikkat çekilen dilekçede, tarımın zarar görmesiyle birlikte bölge halkının yoksullaşacağı ve göçe zorlanacağı ifade edildi.