Geçtiğimiz günlerde Evrensel Gazetesinde (15.05.2026) yayınlanan haberde “Avrupanın Çöpü : Mersin’in Kabusu” başlıklı yazı yayınlandı. Bu yazıda iki değerli bilim insanının -Prof. Dr. Sedat GÜNDOĞDU ve Prof. Dr. Erkan AKTAŞ-, Avrupa’dan yılda toplamda 18 milyon ton civarında çöpün ithal edilerek, Adana ve Mersin civarındaki, geri dönüşüm tesislerinde – tamamen ayrıştırılmak ve bertaraf edilmek yerine -geceleri- filtre kapaklarının açılarak bir kısmının denize karıştığı haberleri çıktı.
Öte yandan; Doğu Akdeniz’de Hatay’ın güney kıyılarından gelerek, İskenderun körfezinden dolanarak batıya doğru, Adana, Karataş kıyılarından Mersin’in Davultepe, Tece ve Erdemli’ye kadar uzanan deniz üstü veya dip akıntıları olduğu bilinmektedir.

Doğu Akdeniz ve İskenderun körfezi; başta Hatay ve Adana BŞ belediyeleri olmak üzere kıyı belediyelerinin ortak sorumluluk ve yetki alanındadır.
Adana ve Mersin’deki -yetkilendirilmiş çöp ayrıştırma ve geri kazanma tesislerinin- ithal ettikleri Avrupa’nın çöplerinin tamamını parçalayarak, usulünce bertaraf etmeleri gerekmektedir.
Ancak yoğun ithalat ile belki de kapasiteleri yetersiz kalan ve gece tıkanan filtrelerini temizlemek veya toplayıp uygun şekilde bertaraf etmek yerine toplanan tonlarca mikro granül plastik atıklarını , geceleri tıkanan filtre kapaklarını açarak veya kamyonlara yükleyerek en yakın derelere veya sahillere döktükleri haberi önemlidir. Bu plastik atıkların güneyden gelip, İskenderun körfezini dolanarak batıya doğru Mersin sahillerinde kıyıya vurmaktadır.
DENİZ ALTI YAŞAMINA VE İNSAN SAĞLIĞINA BÜYÜK TEHLİKE
Son aylarda, Mersin sahillerine vuran veya denizde gözle görülemeyen kadar mikro plastik granüllerin denizaltı -flora ve faunasına – zamanla büyük zararlar verebileceği öngörülmelidir.
Öte yandan, mikroplastik granüllerin, kıyılarımızdaki plaj ve kumlara karışarak, gerek havadan soluma, gerekse avlanan balık ve canlılardan insanlara geçerek insan sağlığına da zarar verebileceği öngörülmelidir.
Ayrıca, geleceğin -mavi ekonomisinde- önemli besin kaynağı olacak tüm deniz canlılarının ve diplerdeki yosun tarlalarının sonunu getirebileceği dikkate alınmalıdır.
ÇÖZÜM İÇİN ETKİN DENETİM VE BELEDİYE -ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR!
Mersin -Erdemli ilçesinde bulunan -ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü- bu konudaki çalışmalarının sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmalıdır.
İlk etapta, Hatay, Adana ve kıyılarında turizm hareketliliği başlamadan, en kısa sürede, tüm kıyı belediyelerini ve kamuoyunu alınacak acil ve öncelikli önlemler konusunda bilgilendirmelidir.
Kısa vadede, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) gündemine alınarak kamuoyu ve basının dikkatini konuya çekmek için Haziran ayı içinde ortak çalıştay veya sempozyum için harekete geçilmelidir.
TBB, DOĞU AKDENİZ VE TÜM TÜRKİYE’DE BU KONUYU ACİLEN GÜNDEMİNE ALMALIDIR
Kısa vadede, TBB Başkanı Vahap SEÇER’in öncülüğünde başta Hatay , Adana ve Mersin BŞ belediyeleri olmak üzere, tüm kıyı ilçe belediyelerinde, TBB olarak, yaşanan -yoğun mikro plastik kirliğine-dikkat çekerek öncelikle acil DÜZELTİCİ FAAİLİYET VE EYLEMLERİ önümüzdeki yaz sezonu öncesi duyurulmalı ve uygulamaya konulmalıdır.
Orta vadede, Avrupa’dan gelen çöp ve atıkların miktarını, yetki alanlarındaki atık işleme tesislerinin yıllık kapasiteleri ile sınırlanması için ilgili bakanlık ve kurumlar nezdinde girişimde bulunulmalı , tesislerin hafta sonları veya geceleri, filtrelerini devre dışı kalmaması ve filtrelerinin temizliklerinin denetlenmesi, mevcut yasa ve yönetmeliklerin tam olarak uygulanmasını sağlayarak işe başlanmalıdır.
Uzun vadede, yukarıda değindiğim tüm kıyı belediyelerindeki üniversite ve akademik kurum ve bilim insanları ile bölgesel ve yerel sempozyum ve çalıştaylar düzenlenerek; ortaya çıkacak kısa, orta ve uzun vadede alınacak önlemler paketi ve planları oluşturulup, kanımca yerel halkta çözüme ortak edilerek bu sorun kökten çözülebilecektir
Tüm okurlarımın kurban bayramını kutlar, sevdikleriyle mutlu bir bayram geçirmelerini dilerim.

