Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEKLİ YOKSULLUKTAN KURTULMAK İSTİYOR

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Yoğurtçu Parkı’nda stant kurup
2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Yoğurtçu Parkı’nda stant kurup basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika Şube Başkanı Hüseyin Kurt, “Türkiye’nin ekonomide şahlandığı, işsizliğin azaldığı, artarda ihracat rekorları kırıldığı anlatılıyor. Acaba yanlış nerede, ekonomide şahlanıp ihracat rekorları kırdıysak, işsizlik azaldıysa yükselen ulusal gelirden biz niye payımızı alamadık? Demek ki iktidar yetkilileri olarak siz, toplumun yüzde biri olan dolar milyoneri ve milyarderlerini, bir avuç yerli ve yabancı tefeciyi, tekelleri, holdingleşmiş tarikatları kollamış; yüzde doksan dokuzu oluşturan biz emekçileri alabildiğine sefalete itmişsiniz. Beş emekli maaşın ancak yoksulluk sınırına ulaşabildiği bir ortamda, artık yoksul yaşamak istemiyoruz.” dedi.
 “Bu gelir ile ben geçinemiyorum’ diyor!”
Dayatılan açlık sınırının altındaki bir ücreti kabul etmediklerini belirten Kurt, “9 Ocak 2026 gününden, içinde en düşük emekli aylığının da olduğu torba kanununun kabul edildiği 22 Ocak 2026 gecesine kadar Meclis’te nöbetlerini ısrarla sürdüren CHP’li milletvekillerini tekrar kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. Bu mücadele günlerinin enerjisini hissetmeyen, Meydan’ların ve Meclis’in dayanışmasını duymayan kalmadı, her siyasi parti, her kuruluş kendi pozisyonuna göre tutum aldı. Söz yetmez dedik icraata baktık. Meclis’teki oylama siyasi partilerin ve milletvekillerinin samimiyet testiydi aynı zamanda. Hangi milletvekili evet, hangisi ‘hayır’ oyu verdi, hangi milletvekili bu hayati oylamaya katılmadı; bilsinler ki hepsini emeklinin not defterine yazdık. Daha dün sadece maaşı 25 emeklinin maaşı ile denk gelen 500 TL alan bir AKP vekili bizler ile dalga geçti. ‘Bu gelir ile ben geçinemiyorum’ diyor. Yine daha dün TBMM AKP’li grup başkan vekili, bizleri gariban olarak görmüş ve bizlerden sabır dilemiştir. Bizlerin sabredecek halimiz kalmadı. Ya insanca yaşam ortamını sağlayın, yapamıyorsanız ayrılmak bir erdemdir. Bu topraklarda yönetim işini layığı ile yapacak milyonlar var. Siz gitmezseniz bilin ki zamanı gelince sizlere emekliler size güle güle diyecektir. Geçen bildirimizde yanlış anlaşılmaları gidermek üzere net bir açıklama yapmıştık. Emeklilerin sayıca en büyük kısmını eskiden SSK’lı olarak ayrı değerlendirilen, şimdi SGK bünyesindeki 4/A’lılar oluşturur.” şeklinde konuştu.
“Emeklilere son ana kadar haklarını verme yönünde bir adım atılmayacak”
Kurt şöyle devam etti;
“2002 yılı Aralık ayında 4/ A’lıların en düşük aylığı 257 TL idi.Asgari ücret 184 TL idi.Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 TL’nin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 TL eder. Bunu bir kenara not edelim. İktidar 2002’den 2018’e kadar alıştıra alıştıra her yıl emekli aylıklarını kırparak önce asgari ücrete eşitledi, 2019 yılında ise sert bir düşüşle asgari ücret 2020 TL iken emekli aylığı 1888 TL oldu. Makas bugün çok daha da açık. Bizlere sefaleti reva görenlere, bizleri sefalete eşitlemeye çalışanlara sesleniyoruz. Dönün bu yoldan, derhal emeklileri dul ve yetimleri, dar gelirleri görün gelir adaletsizliğini ortada kaldırarak, bizlere insanca yaşama ortamını sağlayın. İyice anlaşıldı ki iktidar, emeklilere son ana kadar haklarını verme yönünde bir adım atmayacak. Emeklilerin yıllardır iliklerine kadar yaşadığı yoksunluğu, sefaleti, barınaksızlığı, yetersiz beslenmeyi, yalanlarıyla, dev medya gücüyle bastırabileceklerini, emeklilerin zihinlerini bulandırabileceklerini varsayıyorlar. Büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldıklarında ‘bir parmak bal çalıp, gönüllerini kazanırız’ diye düşünüyorlar. Emin olun bu defa hesabınız şaşacak, yıllara yayılan yoksullaştırma operasyonunuz, sizi bizim oylarımızla iktidarınızdan edecek. Gelecek kuşaklar sizi tarihin tozlu sayfalarında okuyacaklar. Tarımı hayvancılığı sanayisi eğitimi ve sağlığıyla kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, güzel ülkemizin alnı ak başı dik onurlu emekçileriydik. Cumhuriyetin kamucu halkçı geleneğiyle biriktirdiklerimizi, devlet işletmelerini, limanları, çiftlikleri, şeker fabrikalarını, SEKA’yı, Sümerbank’ı, Türk Telekom’u, Tüpraş’ı, Tedaş’ı özelleştirmelerle satıp savdınız, yandaş tekellere aktardınız, gençlerimizi işsiz, öğrencilerimizi aşsız, işçimizi yoksul, esnafı siftahsız, çiftçiyi ekimsiz bıraktınız. CHP’nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisini ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz.”
“Asgari ücretli çalışma hiç kimse için bir yılı aşmamalıdır”
“Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır. Asgari ücretli çalışma hiç kimse için bir yılı aşmamalıdır. Usta bir emekçi olarak emekli olan kişinin aylığı da elbette ki prim gün sayısına uyumlu olarak asgari ücretin üzerinde olmalıdır. Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir. Asgari ücret derhal 39 bin TL seviyesine çıkarılmalıdır. Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir. Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır. Anayasanın ‘Sendika Kurma Hakkı’ ve ‘Toplu Sözleşme Hakkı’ ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine ‘Emekliler’ veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan ‘Herkes’ ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır. Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır. Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa birer aylık tutarında ödenmelidir. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir. Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır. Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır. Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz primlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”