Mersin’de kentsel dönüşüm ve yerel yönetim anlayışına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme Prof. Dr. Erkan Aktaş’tan geldi. Aktaş, kentlerin gerçek anlamda gelişiminin kişisel başarı anlatılarıyla değil, denetim, sorgulama ve kamusal baskıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
Mersin’de yapısal dönüşüm üretmek yerine bireysel başarı hikâyelerine sığınıldığını ifade eden Aktaş, asıl sorunun da tam bu noktada başladığını söyledi. “Söylenecek çok şey var ama söyleyen çok az” diyen Aktaş, toplumda alkış kültürünün fazlasıyla yaygın, eleştiri kültürünün ise son derece zayıf olduğuna dikkat çekti.
Eleştirinin çoğu zaman “kavga”, sorgulamanın “huzursuzluk”, hesap sormanın ise “ayıp” olarak görüldüğü bir siyasal kültürle yaşandığını belirten Aktaş, bunun kentlerin gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu kaydetti. Oysa kentlerin alkışla değil, denetimle ve güçlü bir kamusal baskıyla ilerleyebileceğini ifade etti.
Mersin’in gerçekten dönüşmek istemesi halinde yalnızca altyapıyı değil, bu zihniyeti de değiştirmek zorunda olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aktaş, kalıcı çözüm için yeni bir yerel yönetim anlayışının şart olduğunun altını çizdi. Aktaş, iyi örnekleri çoğaltan, bilim insanlarını vitrin süsü olarak değil karar süreçlerinin gerçek ortakları olarak gören, eleştiriyi tehdit değil gelişmenin temel aracı sayan bir yönetim kültürü inşa edilmeden sürdürülebilir bir dönüşümün mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.

