Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    ERDOĞAN SERİN: KAYBETMEYE MAHKUM..!

    YEREL SEÇİMDE MİLLETE ADAY
    YEREL SEÇİMDE MİLLETE ADAY DAYATAN VE İŞBİRLİĞİ YAPMAYA YANAŞMAYAN HER SİYASİ PARTİ KAYBETMEYE MAHKUMDUR.
    Muhalefet’in iki başat partisi olan CHP ve İYİ Parti, Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde başarılı olmak istiyorlarsa, Millet’e aday dayatmamaları lazım. Bunun da yolu belli. Adaylarını üyelerinin katılacağı ön seçimle belirleyecekler.
    Ön seçim sonucunu da güvenilir bir anket şirketine yaptıracakları kamuoyu araştırmasıyla teyit edecekler. Gerekirse bir değil, iki anket şirketine (belli aralıklarla birden çok) kamuoyu araştırması yaptıracaklar.
    Ön seçim sonucuyla kamuoyu araştırması sonuçları birbiriyle örtüşüyorsa, o kişiyi mutlaka aday gösterecekler. Toplumsal karşılığı yüksek olan kişileri aday gösterecekler yani.
    Salt bu da yetmez ama! Ülke genelinde en geniş anlamda işbirliği de yapacaklar.
    Çünkü bu sistem, genelde de yerelde de işbirliğini zorunlu kılıyor. Bunu yapmadıkları takdirde, seksen bir ilde ve bu illere bağlı ilçelerde ve beldelerde (koçbaşı yöntemi dedikleri) ortak adaylarla seçime gireceklerini beyan eden AKP-MHP Bloku karşısında (ideolojik oy kullanan belli yerler hariç) kaybetmeye mahkumdurlar.
    Milletteki ciddi değişim arzusuna rağmen, Genel Seçim Süreci’ni doğru yönetemeyen ve bu yüzden de başarısız olan Muhalefet’ın, yerel seçimlerde aynı ya da benzer hataları yapmaması gerekir. Yaparlarsa, Millet’in gözünden de gönlünden de tamamen düşerler ve haliyle iflah olmazlar.
    Bu da Millet’in yeni arayışlara girmesine yol açar.
    Bu nedenledir ki,
    Muhalefet’in, Millet’in talep ve beklentilerini dikkate alması ve bu doğrultuda hareket edip, umut ve heyecan yaratması lazım.
    TUHAFLIKLARLA DOLU!
    TUHAFLIKLARLA DOLU BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ VESSELAM!
    Yaşınız altmış beşi geçmişse, birine vekalet vermek için notere gittiğinizde, noter sizden mutlaka doktor raporu istiyor. Gelin görün ki, yaşı altmış beşi geçmiş nice siyaset ve devlet adamı, böyle bir rapora gerek kalmadan bu Ülke’nin ve bu Millet’in kaderiyle ilgili kararlar alabiliyor. Bırakın karar almayı, yasa ve anayasa bile yapabiliyor. Bu anlayışa göre, her karardan önce bu muhteremlerin de rapor almaları gerekmez mi?!
    Günaydın, güzel Ülkemin güzel insanları günaydın!
    KUŞKULU VEYA EMİN OLMA!
    “Dünyanın en büyük sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların kendilerinden emin olmalarıdır.”
    Bertrand Russell
    (Britanyalı matematikçi, tarihçi, toplum eleştirmeni ve filozof)