Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ERDOĞAN SERİN: VATAN, MİLLET EDEBİYATI YAPARAK MİLLİYETÇİ OLUNMUYOR

Milliyetçilik, (birçoğumuzun yaptığı gibi) ÖLÜRÜM TÜRKİYEM Türküsü’nü dinlerken aşka gelip
Milliyetçilik, (birçoğumuzun yaptığı gibi) ÖLÜRÜM TÜRKİYEM Türküsü’nü dinlerken aşka gelip kendinden geçmek değildir! Milliyetçilik, Ülkemizin varlıklarına ve değerlerine içtenlikle sahip çıkmaktır. Taşına, toprağına sahip çıkmaktır.
Ormanına sahip çıkmaktır. Irmağına, deresine, çayına sahip çıkmaktır.
Gölüne, denizine, havasına sahip çıkmaktır.
Kısacası, Ülkenin her türlü varlığına ve değerine sahip çıkmaktır.
En önemlisi de insanına sahip çıkmaktır…
 En değerli varlıklarımız özelleştirme adı altında yabancılara satılırken, ormanlarımız rant uğruna katledilirken, sularımız, göllerimiz, denizlerimiz hoyratça kirletilirken, kültür ve tabiat varlıklarımız acımasızca yok edilirken hiçbir şey olmamış gibi davrananlara milliyetçi denemez.
 İnsanına sahip çıkmayana zaten denemez.
Bu anlamda (yediden yetmişe) hepimizin kendimizi sorgulamamız lazım. Vatan, millet edebiyatı yaparak milliyetçi olunmuyor çünkü. Milliyetçiysen, bu güzel Ülke’nin ve bu aziz Millet’in hayrına olmayan her şeye karşı çıkacaksın ve bununla da yetinmeyip, demokratik sınırlar içinde tepkini ortaya koyacaksın.
Milliyetçiysen, bu aziz Millet’in iyiliği, esenliği için aşk ile çalışacaksın ve Ülken adına kaygı duyacaksın.
Ülkemizin birliği ve bütünlüğü, Milletimizin de iyiliği ve esenliği için alınlarını ve akıllarını terletenlere selam olsun!
TARİHİMİZ
Kimilerinin Ulu Hakan dedikleri ve öve öve bitiremedikleri Osmanlı İmparatorluğu’nun 34ncü Padişahı Sultan Abdülhamit’in, (namı diğer 2nci Abdülhamit’in) koskoca Kıbrıs Adası’nı İngiltere’ye nasıl peşkeş çektiğini ve kendisine darbe yapmakla suçlayıp sadrazamlıktan azlettiği ve akabinde de bir odaya hapsettirdiği (Şapur Çelebi olarak da bilinen) Küçük Sait Paşa’yı, İngiltere Sefiri Lord Dofrin’in dayatması sonucu tekrar nasıl sadrazam yaptığını ve Ülkemizin en değerli tarihi eserlerini trene yükletip Almanlar’a nasıl hediye ettiğini bilmiyorsak, tarihimizden bihaberiz demektir.
Günaydın, güzel Ülkemin güzel insanları günaydın!