Koronavirüs salgını ile mücadelede Mersinliler evlerinde kalırken, Polipropilen Tesisi yapılması planlanan alanın, Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmesine tepkiler çığ gibi büyümeye devam ediyor.
Mersin’de yıllardır,meslek odaları, iş insanları, STK’lar, çevreciler ve Mersin halkının yoğun tepki göstererek karşı çıktığı Akdeniz İlçesi Karaduvar Mahallesi’nde yapılması planlanan Polipropilen tesisi alanının, korona virüsle mücadele döneminde ve herkes can derdinde iken, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) ile Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmesi herkesi şok etmişti. Mersinlilerin heyecanla talep ettiği yatırımların ödenekleri kesilirken, AK Parti’li yöneticiler; Danıştay kararını beklenmeden, Mersinlilerin tepkilerini bir kez daha duymazdan geldi! Vatandaş can derdindeyken, alınan oldu bitti karalarla Mersin’in geleceğinin katlediliyor olması, AK Parti’ye karşı tepkilerin artmasına neden oluyor! Mersin’de Milletvekili sayısının ve oy oranın giderek düşmesi, bu tepkilerin bir sonucu olarak gösteriliyor.
ELVAN, ÖZKAN, TAŞKIN, YILMAZ VE GÜLTAK NE YAPIYOR?
Mersin Milletvekilleri Lütfi Elvan, Hacı Özkan, Ali Cumhur Taşkın, Zeynep Gül Yılmaz ve Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın, kent merkezinde kazandıkları tek ilçe olan Akdeniz Belediye sınırları içinde yapılan bu devasa kapasiteli kimyasal (propilen) tesis yatırımı karşısında neden suskun kaldıklarını, Karaduvarlılara ve Mersinlilere ne açıklama yapacağı merak konusu oldu!
“MERSİN’İN BELİRLEYİCİ GÜCÜ GÜCÜ LİMAN KENTİ OLMASIDIR”
Mersin Gazetesi Köşe Yazarı Serdar Erkan bugün yayınlanan yazısında, Mersin’in baskın kimliği ve doğal gelişmesinin itici gücünün “Liman kenti” olması, bunun yaratacağı artı değerler olduğunu hatırlattı.
Serdar Erkan, “Çünkü Mersin’in 1800‘lerden sonra hızla gelişmesinin nedeni baştan beri Mersin’in bir iskelesinin olmasıdır. İskelesi olmasaydı, Mersin’de bugünkü kent olmazdı. Bu durum, Mersin’in eşsiz coğrafi konumuyla eski çağlardan beri, Doğu Akdeniz’de fark edilen askeri ve ticari stratejik önemi, bir liman kenti olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle, Mersin Limanı kapasitesini beş katına çıkaracak Konteyner Limanı gibi projeler yapılmış hazır raflarda bekletilirken, liman projesine ve/veya liman faaliyetleri ile elleçleme kapasitesini katlayacak ve kentin kalbindeki en değerli alan neden, Mersinlilerin itiraz ettikleri halk sağlığı için tehlikeli olan bir yatırıma tahsis ediliyor? Karar vericilerin bu gerçekleri göz ardı ederek, Mersin’in bu stratejik gelişme potansiyelini heba etmeleri, Mersin için kabul edilebilir bir durum değildir. Mersinlilerin itirazına rağmen, Ramsar Sözleşmesi’ne göre koruma ve turizm alanlarının olduğu batı tarafına, nur topu gibi bir Atom Santrali, bir çok büyük kapasiteli Çimento Fabrikası, onlarca balık çiftliği, Yeşilovacık kömür boşaltma limanı yapıldı. Şimdi de kent merkezinin ortasına Propilen Kimyasal tesisi yapılıyor..! Sırada Termik Santraller mi var?” ifadelerini kullandı.
Daha fazlası ve detaylar Serdar Erkan’nın Köşe yazısında…
NURDANE KARAKUŞ-MEHMET ÖZCAN
