Mersin sahilinde yeniden çekilen fotoğraflar, çevre felaketinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Deniz kıyısında dalgalarla gelip kumlar üzerinde biriken karışık renkli maddelerin mikroplastik olduğu ifade edilirken, ortaya çıkan manzara “Bu kirliliğin kaynağı ne?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre mikroplastikler; büyük plastik atıkların parçalanması, tekstil ürünlerinden kopan sentetik lifler, kozmetik ürünler ve endüstriyel atıklar başta olmak üzere birçok farklı kaynaktan denize karışıyor. Arıtma tesislerinin yetersizliği, kontrolsüz deşarjlar ve kıyı kullanımındaki ihmaller bu süreci hızlandırıyor.
Ancak asıl tartışma, bu tabloya rağmen kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi.
Mersin gibi denizle yaşayan bir kentte, sahillerde gözle görülür hale gelen mikroplastik birikimine rağmen yetkililerden tatmin edici bir açıklama gelmemesi tepkilere neden oluyor.
SORUMLULAR NEREDE?
Denize ulaşan bu plastik atıkların kaynağı tespit ediliyor mu?
Arıtma tesisleri yeterli mi, denetimler ne sıklıkla yapılıyor?
Sanayi ve evsel atıklar gerçekten kontrol altında mı?
Bu sorular yanıt beklerken, sahildeki görüntü durumun vahametini açıkça ortaya koyuyor.
Çevre savunucuları ise uyarıyor:
Bugün kumda görülen mikroplastik, yarın sofradaki balıkta, içilen suda ve solunan havada karşımıza çıkacak.
Mersin’de büyüyen bu çevre sorunu karşısında sessizlik sürerken, vatandaş tek bir soruya yanıt arıyor:
Bu kirliliğin hesabını kim verecek?

