CHP Mersin önceki dönem İl Başkan Yardımcılarından, Makine Mühendisi Serdar Erkan, CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay’a açık mektup yazarak seçildiğinden beri tüzük gereği, CHP Danışma Kurullarının neden toplamadığını sordu.
Serdar Erkan yayınladığı açık mektubunda, “Sayın Adil Aktay, CHP’nin ve Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mersin’deki en yüksek temsilcisidir. Bu nedenle parti tüzüğünün uygulanmasını gözetmek, parti politikalarına uygun çalışmalar yapmak ve Belediyeler ve örgütlerin bu çerçevede hareket etmesini ve çalışma yapmalarını gözetmek durumundadır. CHP parti tüzüğüne göre; İl başkanı sıfatıyla, Büyükşehir Belediyesi aylık meclis toplantısı öncesi, belediye başkanları ve meclis üyeleri ile , il binasında kendi başkanlığında grup toplantısı yapması gerekiyor. Bu toplantıda, Belediye meclis gündemine gelen konular ile tüm ilçelerdeki Mersinlilerin veya örgütlerden iletilen, öneri ve hizmet talepleri, Çevre vb diğer acil konular, belediyelerin yatırımları, hizmet öncelikleri olumlu veya olumsuz gelişmeler ele alınarak parti politikaları kapsamında değerlendirilir. COVID-19 gibi önemli sağlık konularında veya Metro gibi çok büyük ölçekli yatırımlar konusunda, halkın adil ve şeffaf bilgilenmesine yönelik, uzmanlar düzeyinde, konferanslar, paneller, çalıştaylar, düzeyinde tartışılmasını sağlayacak sağlayacak etkinlikler düzenlemek gibi görev ve sorumluluğu vardır.” dedi.
“3 KEZ ARADIM
NOT BIRAKTIM DÖNÜLMEDİ!”
Erkan, “Sayın Adil Aktay’ı, 14 Ocak 2021 Perşembe günü, daveti üzerine, Mersin’in genelde bütüncül gündemi, özelde Metro yatırımında, teknik, finans ve siyasi boyutları ile yatırımın ‘risk yönetimi’ konusunda görüşlerimi aktardım. Kendisi, görüşlerime ve endişelerime katıldığını belirterek, bu konuları talebim üzerine Sayın Vahap Seçer’le üçlü görüşmemizin yararlı olacağında mutabık kaldık. Ancak, 22 Şubat 2021 Atatürk Parkında , Uğur Mumcu’yu anma töreninde kendisi ile yaptığımız görüşme talebimin Başkan Seçer tarafından kabul edilmediğini bana iletti. Bende kendisine yaklaşımı İçin Sayın Aktay’a teşekkür ettim. Ancak son Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda, önemli gördüğüm, ani gelişmeler üzerine, kendisini üç kez aramama ve cep telefonuna bakan sekreterine not bırakmama rağmen bana nezaketende olsa geri dönmedi. Bu nedenle Mersinlilerin yararına olacağına inandığım görüşlerimi açık mektupla yazma gereği duydum.” dedi.
Erkan, “Mersin Gazetesi’nde yayımlanan önceki yazılarımda değindiğim gibi, Metro ve Raylı Sistemler büyük kentlerin metropollerin en önemli çağdaş ulaşım seçeneklerindendir. Bu çağdaş projenin hayata geçmesi tabi ki bir kent için çok önemli ve değerlidir. Başkan Seçer’in bu konudaki çabası takdir edilmelidir.
Ancak, Adana örneğinde olduğu gibi, Metro yatırımı, doğru ve gerçekçi verilere ve öngörülere dayanarak yapılmaz ise, doğru stratejiler izlenmezse, Adana metro örneğinde kentlerin maddi kaynaklarını tüketen zarar hanesine çalışan sonuçlar doğurur. O kente yıllar boyu bir yük olurlar. Bu mektubumun, adaylığından buyana inceleyen ve Aralık 2020 den beri bu köşede, önemli gördüğüm yönlerinin katılımcı süreçte tartışılmasını gündeme getiren ve kendisine bizzat iletmiş bir Mersinli ve partili olarak, mektubumu bu kapsamda değerlendireceğinizi umuyorum. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son toplantısında Başkan Vahap Seçer, resen getirdiği önerge için özetle, Metro yapımında, gecikmemek ve ilk kazmayı vurmak İçin, ‘Büyükşehir’in tüm gelirlerini ipotek ederek’ bono çıkarmak suretiyle 900 milyon TL borçlanma yetkisini Cumhur İttifakı’nın hiç ‘beklenmedik’ desteğiyle meclisten aldı. Çünkü, şimdiye kadar ki ve bir önceki mecliste Başkan Seçer’in getirdiği, Mersin’in elzem ihtiyaçları için 290 Milyon TL lik borçlanma talebi dahil, bir çok borçlanma talebine onay verilmemişti.” diye konuştu.
“CUMHUR İTİFAKI 900 MİLYONLUK BORÇLANMA ÖNERİSİNE NEDEN ONAY VERDİ?”
Mektubunda Cumhur ittifakı sözcülerinin Meclis konuşmalarından, böyle bir girişimden önceden haberdar oldukları, ancak Ağustos ayı meclis toplantısına ‘resen’ ve aniden getirilmesinden haberdar olmadığının anlaşıldığını vurgulayan Erkan, “Başkan Seçer geçtiğimiz Nisan ayı başında basına kapalı yapılan son ihale sonucunda teklif veren firmaların (Cengiz İnşaat, Doğuş İnşaat, Dillingam Const.+Kiska İnşaat ) teklif dosyalarının yasal değerlendirme sürecinin önümüzdeki ay dolacağını belirtti. Firmaların teklif dosyaları içinde en ucuz kredi teklifinin bile ‘semeriyle seksene mal olacağını’ daha önceki basına yansıyan açıklamalarında ifade etmişti. Bu nedenle ihale şartnamesine göre idarenin inisiyatif kullanarak, daha düşük faizli kredi bulmak amacıyla hızlı hareket etmek için resen getirdiğini belirtti. Önerge beklenmedik biçimde Cumhur ittifakından onay aldı. Oysa COVID-19 salgının ilk günlerinde. Mersin Belediyesi’nin karantina günlerinde halkın en temel ihtiyacı olan ‘ücretsiz ekmek dağıtımını ve İstanbul’da ekmek büfelerini bile’ engellemeye çalışan anlayışı temsil eden Cumhur İttifakı neden bu kadar yüksek tutardaki borçlanmaya (ki bunun projeye göre arkasının gelebileceği anlaşılıyor) onay verdi. MIP’in haksız rekabet yaratan konteyner limanı ek yatırımında bile kaçak güreşen Cumhur ittifakının bu beklenmedik yaklaşımının Mersin halkının ‘yüksek menfaati’ ni gözettiği için olduğuna, hiçbir CHP linin inanacağını düşünmüyorum.” şeklinde konuştu.
“BORÇ MERSİN HALKININ BORCU..!”
Cumhur ittifakının, Mersin BŞB Meclisinin ilk toplantılarında, bir önceki dönemden kalan, yüksek borçlanma kamburunu komisyon kurularak bu borçlanmanın nedenlerinin araştırılmasını, aylarca her meclis toplantısında gündeme getirdiğini hatırlatan CHP’li Serdar Erkan, “Başkan Vahap Seçer ve bürokratları bu borcu azaltmak, ötelemek, ödenebilir hale getirmek ve tasarruf etmek konusunda olağanüstü gayret gösterdiler. Başlangıç ihale tutarı ile hemen hemen Mersin’in, faiz ve döviz artışlarıyla bir buçuk –iki katı olan yatırımın, ekonomik ve sosyal olarak Dünyamızı her yönüyle 10 yıl etkileyeceği ifade edilen salgın koşullarında ve ‘ekmek’ meselesinin daha önem kazandığı ortamda yeniden güncellenecek yeni master planına göre yapılması daha doğru olmaz mı?
Ülke olarak, ekonomi çarklarının zor döndüğü, dış borcumuzun arttığı, Afrika ve Orta doğudaki bir çok maden ve doğal kaynaklar, Küreselleşmenin yeni kolonizasyon anlayışıyla, ticari olarak Londralı bankerlerin eline geçerken, bu Mersin’in nüfus yoğunluğuna ve gelirlerine göre çok büyük miktarda faiz ve dövizle borçlanmak ne kadar doğru bir yaklaşım? Bu ölçekte yatırım için ulaşım ve çevre projelerine, hibe veya çok düşük faizli kredi veren Avrupa Yatırım/Kalkınma Bankasına başvuruldu mu? Metro gibi bir yatırımın, çok üst düzey uygulama deneyimi olan uzmanlık gerektiren yatırımın sorumluluğu, bir dar bürokrat ve teknokrat grubu ile yürütülmemesi gerekir. Çapraz kontrol ve deneyimli uzmanlardan yararlanılmaktadır. Çünkü tamamı yer altında olacak ilk etap kısmı İçin yeraltında öngörülmeyen ani olumsuz durumlar çıkabilir, anlık hızlı kararlar almayı gerektiren olumsuz durumlar çıkabilir. Bu yatırımın, bu nedenle , tüm boyutlarıyla halkı ortak ederek deneyimli uzmanlarla tartışılarak, Mersinliler, katılımcı süreçte yatırımı ilgil teknik ve ticari meslek odaları, esnaf odaları ile tartışıp bu sorumluluğa ortak edilmelidir. Kazma vurulup çalışmalar başlasa bile, çıkabilecek sorunların çözülebilmesi için henüz tamamen geç kalınmış değildir. Yatırımın finansmanı yönüyle, Hazineden, her an kesilebilecek veya MESKİ gibi, diğer zorunlu hizmet yatırımların aksatabilecek gelirlere güvenmek ne kadar doğrudur?
Bu soruların kentimizde, Kent Konseyi’nde ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde, meslek odalarında, açıkça tartışıldığını hiç duymadık.” diye konuştu.
“AKTAY ÜSTLENDİĞİ SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMELİ”
CHP Mersin İl Başkanı’nın Mersinliler’in adil ve şeffaf bilgilenmesi ve uzmanlarca şeffaf tartışılması hakkına sahip çıkması gerektiğini ifade eden Serdar Erkan, “Çünkü, kentin en işlek güzergahı boyunca yapılacak bu yatırımın, halka ve esnafa, hem ekonomik hemde fiziki konfor boyutu ile yaratacağı sıkıntılar boyutuyla, gelecek seçimlerin en önemli konusu olacağına şüphe yoktur. Bu yatırımın 2024 belediye seçimlerine kadar bitmeyeceği açıktır. Yapım süresince, altyapıdaki ve üstyapıdaki hatların kesintiye kente fiziki konfor, ekonomik ve ekolojik, sıkıntılar yaşatacaktır. Bu nedenle halkın yatırım konusunda adil bilgilenmesini, ilgili ve deneyimli teknik uzmanlarla yatırım risklerinin tartışılmasındaki eksikliği gidermek, il başkanlığının sorumluluğundadır. Öte yandan, geçmişteki, İzmir ve Antalya seçimlerinde iktidarın tutumlarıyla ve seçim sonuçlarında Metro yatırımının çok yakın ilişkisi vardır. Metro yatırımı nedeniyle yaşanan sıkıntılar BŞB Başkanlığı, AKP ve CHP arasında gidip gelmiştir. Metro Yatırımı, bir ‘otobüs satın alımı’ gibi geçici sonuçlar doğuran bir yatırım süreci değildir. Bu yönüyle, Mersin tarihinin en büyük ölçekli bu yatırımı, Millet İttifakının ve CHP nin önümüzdeki yerel ve olası erken genel seçimlerini olumlu veya olumsuz etkileyeceği ve siyasi sonuçlar doğuracağını görmemek büyük bir hata olur. Öte yandan, CHP gibi , padişahlıktan demokrasiye geçişi sağlamış , sosyal demokrat bir partide, aile içi tartışmaların özgürce yapılabilmesi, diğer sağ partilerden en önemli farkıdır. Mevcut il yönetimi , seçildiği iki yıldan beri tüzüğümüz gereği periyodik Danışma kurulunu hiç yapmamıştır Diğer parti konuları ve Metro yatırımı tabanda konuşulan konuların parti içinde tartışılması ve değerlendirmesini sağlamak üzere en kısa sürede Danışma Kurulunun yapılmasını sağlamalıdır. Çünkü, Metro yatırımının en ayrıntılı biçimde Mersin’de tartışılması ve olası çıkacak sorunlara çözüm yolları aranmasının, ve kentin buna hazırlanmasının vakti geçmiş değildir. Salgın koşullarında, il ve ilçe örgütlerinden telefon mesajları atılarak, il ve İlçe yönetimleri ve partililerin kalabalık olan cenaze ve taziye toplantı ve yemeklerini partililere katılım için duyurulmaktadır. Benzer şekilde bilinçli ve deneyimli kadrolardan oluşan il ve ilçe yönetimlerinin gereken önlemleri alarak Danışma Toplantılarını kurallarına uygun olarak açık havada gerçekleştirebilecek deneyim ve kapasitesi vardır. Önceki dönemde görev yapmış, bir il yöneticisi olarak, CHP İl Başkanı Sayın Adil Aktay’ın ülkemiz ve Mersin için çok önemli genel seçimler öncesi, bu tarihi dönemeçte, Mersin ve parti tarihinde iyi bir dönem olarak anılma fırsatını değerlendireceği inancı ile üstlendiği sorumluluğun ve tüzüğümüzün gereğini yerine getirmeye davet ediyorum.” şekilde konuştu.
ARZU ÖZER
