*Kimi Nimetlerin Tepesinde Unuttu, Kimi Günahların Dibinde Buldu*
Hayatın en büyük cilvesi budur işte.
Kimi insan her şeyin en iyisine sahiptir. Sağlığı yerindedir, parası vardır, evi barkı, seveni vardır. Yani nimetlerin en tepesindedir. Ama o tepede o kadar kalabalıktır ki, her şey vardır da bir tek Allah yoktur. Şükür yoktur. Secde yoktur.
Nimet onu Allah’a yaklaştırmamış, Allah’tan uzaklaştırmıştır. Çünkü sanmıştır ki bu nimetler kendi zekasından, kendi başarısından. Unutmuştur veren Allah’ı.
Öbürü ise günahların en dibindedir. Herkesin ayıpladığı, kimsenin selam vermediği yerdedir. Hayatı batmıştır. Dibe vurmuştur. Artık tutunacak tek dalı bile kalmamıştır.
İşte tam orada, o dipte, birden hatırlar. Kimse kalmayınca, Allah kalır ya hani. Başını kaldırır ve der ki “Allah’ım, senden başka kimsem yok.”
Ve Allah, o günahların dibindeki kulunun sesini, nimetlerin tepesinde kendisini unutan kulunun sesinden daha çok sever.
Çünkü birincisi nimet içinde şımarmış, ikincisi günah içinde uyanmıştır.
Biliyor musun? Firavun sarayların tepesindeyken Allah’ı bulamadı, Yunus balığın karnında, karanlığın dibindeyken buldu.
O yüzden sakın kimseyi dışarıdan yargılama.
O çok günahkar gördüğün adam, belki bir gece öyle bir tövbe etmiştir ki, Allah onun bütün geçmişini silmiştir.
O çok dindar gördüğün adam da, nimetlerin içinde öyle bir kibre kapılmıştır ki, bütün ameli boşa gitmiştir.
Mesele tepede ya da dipte olmak değil.
Mesele, nerede olursan ol Allah’ı unutmamak.
Eğer nimettesin, şükret ki nimetin artsın.
Eğer günahtaysan, tövbe et ki günahın affolsun.
Unutma, Allah seni nimetine göre değil, kalbine göre değerlendirir.
iOS için Outlook uygulamasını edinin
PİNTİLİĞİN GÜNAHI
Pintilik sadece cepten para çıkmaması değildir. Pintilik kalpten merhamet çıkmamasıdır.
Bizde pintiliğe “cimrilik” derler, dinde ise “bahillik” denir. Ve bahillik, İslam’da en ağır huylardan biridir.
Neden mi? Çünkü pinti insan, aslında Allah’a güvenmeyen insandır.
Allah der ki: “Ben verdim, sen de ver.” Pinti der ki: “Ya biterse?”
Allah der ki: “Sen verirsen ben daha çok veririm.” Pinti der ki: “Ben saklarsam benim kalır.”
İşte günah tam da burada başlar. Allah’ın kefil olduğu rızka inanmamak.
Kur’an ne diyor bak:
*”Cimrilik edip Allah’ın lütfundan kendilerine verdiklerinden vermeyenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır.”* [Ali İmran 180]
Ne kadar ağır bir ayet değil mi? Boynuna dolanacak.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) ise pinti için şunu diyor:
*”İki huy müminde bir arada bulunmaz: Cimrilik ve kötü ahlak.”*[Tirmizi]
Yani cimri adamın ahlakı da güzelleşmez. Çünkü cimrilik sadece paraya değil, sevgiye de cimri olmaktır. Gülüşe cimri olmaktır. Bir tatlı söze, bir teşekküre cimri olmaktır.
Pintinin evi vardır ama huzuru yoktur. Parası vardır ama lezzeti yoktur. Sofrası vardır ama bereketi yoktur. Neden? Çünkü sakladığı her kuruş, ahirette karşısına ateş olarak çıkacak.
En acısı da ne biliyor musun?
Pinti insan malını biriktirir, biriktirir, biriktirir… Sonra ölür. Ve o ömür boyu kıyıp da yiyemediği, giyemediği, ailesine yedirmediği malı, hiç sevmediği varisleri kavga ede ede yer.
Kendisi hesabını verir, başkası sefasını sürer.
İslam tutumlu olmayı emreder, pinti olmayı yasaklar. Tutumlu insan parasını helal yolda idareli harcar. Pinti insan ise helal yola bile harcamaz.
O yüzden eğer Allah verdiyse, ver.
Evladına ver, ailene ver, yoksula ver. Çünkü sen vermezsen, Allah başka bir el ile senden alır.
Unutma, kefenin cebi yoktur ama cimriliğin hesabı vardır.

