Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TÜRKİYE’DE BİR İLK: İLÇEDE BÖLGE İZCİLİK TEMEL KURSU…

1997 yılında Anamur İlçe Milli Eğitim müdürü iken bir İLK’e
1997 yılında Anamur İlçe Milli Eğitim müdürü iken bir İLK’e imza atmıştık.
Türkiye’de ilk defa bir ilçe’de, Anamur’da İzcilik Temel kursu açtırmıştık…
Hem de BÖLGE KURSU olarak…
Bölge kursu sadece İl’lerde açılıyor, İlçelerde bu kurs açılmıyordu…
Kursa katılmanın da belli bir yaş sınırı vardı…
Her ikisini de aşmış, hem İlçemde izcilik Temel Kursu açtırmış, hem de 52 yaşında olmama rağmen yaş sınırını da aşarak kursa ben de katılmıştım….
Hem İlçe Milli Eğitim müdürüydüm hem de Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek ilk defa bir Milli Eğitim Müdürünün kursa katılmasını sağlamıştım…
Olay esprilere de sebep olmuştu:
a -Kurs açılması için İzcilik daire başkanlığına müracaat eden Gazi Mert…
b -Daire başkanlığından “Kişiye Özel” yazı gelen Gazi Mert…
c -İlçe’de kursun açılması için Kaymakamlığa müracaat eden Gazi Mert…
d- Prosedür gereği kursa onay veren Gazi Mert.
e -Kursiyerler listesinin içinde kendi adı da olarak kursiyerler listesini onaylayan Gazi Mert…
f -İsim listesinin içinde kendi ismi de olduğu halde aynı sayfada onay hanesindeki kendi ismiyle birlikte Kaymakamlık makamına sunan Gazi Mert…
g – Kaymakamlık “Olur”unu kurs yönetimine sunan Gazi Mert…
Kurs müdürü sayın Ecmel Güney’in burada sizlere aktaramayacağım bir cümlesi var ki bu cümleyi de kendi “ÖZEL’imde saklamak istiyorum…
Ancak şu kadarını söyleyeyim ki bu övücü sözler ciddi bir İZCİ’nin yapmacıktan uzak içten gelen sözleriydi…
Anamur’da İzcilik Temel Kursu “BÖLGE KURSU” olarak açılmış ve bu kursa; Mersin İl ve İlçelerinden 200’e yakın kursiyer öğretmen katılmıştı…
Kurs yönetimi şu isimlerden oluşuyordu:
Kurs Müdürü sayın Ecmel Güney…
Kurs Müdür yardımcısı sayın Turgut Çatalbaş…
Yöneticiler; Sayın Feriha Ünal, Zeynelabidin Ekşi, Sabahattin Koca…
Uzman; sayın Muammer Sakız…
Görevliler; Sayın Kadir Güvenç, Nurten Peksoy…
Kursta gruplar oluşmuştu…
Ayrıca kurs 8’er günlük arayla peş peşe 4-5 defa ayrı-ayrı zamanlarda yapılmıştı…
Her grubu, Öğretmen evinde misafir etmiş, yeme-içme-yatak masraflarını biz karşılamıştık…
Benim katıldığım bölümde kursiyerlerimiz her grupta olduğu gibi ÖBEK’ lere ayrılmıştı…
Bu ÖBEK’ler Kırmızı Öbek, Sarı Öbek, Mor Öbek, Yeşil Öbek, Ak Öbek, Mavi Öbek, Gri Öbek…gibi isimlerle anılıyordu…
Ayrıca her ÖBEK; Oba’lara, Ocak’lara ayrılmıştı…
Ben “Kırmızı Öbek”teydim…
1 – Bizim Kırmızı Öbekte; Meral Bayhan, Feridun Arıdeniz, Ayşe Sıddıka Karakoç, Serpil Fırıncıoğulları, Bekir Durak, Mustafa Yılmam, Gazi Mert, Sakine Çelik, A. Murat Kasapoğlu, Orhan Demir, Mehmet Kılınç, Müzeyyen Ateş vardı…
Benden başka hepsi öğretmendi…
2 – Sarı Öbekte; Ahmet Özbilici, Ömer Faruk Ünlü, Durdane Uzun, Fatma Eryıldırım, Sebahattin Oral, G.Zefer Atmaca, Yakup Cingöz, Mustafa Levent, Lütfi Şengüllendi, Ahmet Şanlı, Bahar Şeker, İsmail Çığşar vardı.
3 – Mor Öbekte; Havva Çetin, Nigar Çeliksırt, Fikriye Rüzgar, Taliye Uçar, Musa Özmen, Mustafa Kurt, Ercan Uğur, Ali Galip Duran, A.Kadir Savaş, Esma Serin, Ali Zihni Deniz vardı.
4 – Yeşil Öbekte; Ercan Ekici, Zeki Çevik, M.Nevzat Meniz, Şükrü Yıldırım, Hasan Şahin, Sadık Öztürk, Esin Çiğdem, A.Metin Turhan, Soner Erdil,Gülay Serin, H.İbrahim Mustuloğlu, Leylâ Zorlu vardı.
5 – Ak Öbekte; Bilsen İstanbullu, Şenay Bir, Ahmet Cihankar, Adnan Parlak, Hacı Ali Şahin, Abdurrahman Ünsal, Zühal Erdoğan, Alparslan Ünüvar, Ahmet Güleç, Celil Yalçın, Abdülkadır Temiz, Osman Sarıoğlu vardı.
6 – Mavi Öbekte; Osman Güler, İclal Çakır, Kadriye Ergen, Sadi Memiş Diler, Salim Ceylan, Nedim Özpak, Mustafa Lider, Oğuz Tatar, Süveydâ Değer, Hayri Toprak, Mehmet Atabay, Sevda Yeniçıkan vardı.
7 – Gri Öbekte; Mehmet Baz, C.Ramazan Rüzgar, Sermin Hocaoğlu, Ali Alkan, Sevim Korkmaz, Ali Doluoğlu, Şenay Özbay, Hakan Ateş, Sıtkı Tırak, Derya Doğan, İlknur Çalğap vardı.
Yine; Liderlik Temel kursumuzda Kedi obası, Boğa obası, Ördek obası,Leylek obası, Kurbağa obası, Arı obası, Hindi obası…gibi obalar da kurulmuştu…
8-16 Mart 1997 tarihleri arasında benim öğrenci olduğum kursun son gününde kapanış ve ant içme töreni yapılmış, İlçe Milli Eğitim müdürü olarak ve kursiyerler adına törende 2 ayrı konuşma yapmıştım…
Kapanış konuşması da yine bana nasip olmuştu…
Bir kursun sonunda 3 ayrı kişilikle 3 ayrı konuşma…
Ayrıca diğer grupların açış ve kapanış konuşmaları da bana nasip olmuştu…
İşte hayatıma bunun için “dolu-dolu geçen hayatım” diyorum…
Kursun sonunda bana Millî Eğitim Bakanlığı Okul içi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığınca “LİDERLİK TEMEL KURSU SERTİFİKASI” verilmişti…
Kursta anlatılan ve günlüğüme yansıyan izcilik ile ilgili bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Türkiye’de izcilik 1908 yılında başlamış,1912 yılında teşkilatlanmış…
İlk teşkilatın adı: “Keşşaflık cemiyeti izci ocağı”imiş…
Balkan savaşında, Birinci dünya savaşında, Çanakkale savaşında izcilik çalışmalarına ara verilmiş…
İlk İzcilik yetiştirme kursu 24 Nisan 1914 yılında açılmış…
İlk İzci Kampı 26 Temmuz 1914’te Kilyos’ta açılmış…
Cumhuriyetle birlikte İzcilik çalışmaları Milli Eğitim bakanlığına,1969 yılında Gençlik ve Spor bakanlığına bağlanmış…
1 Aralık 1950 tarihinde Dünya İzcilik teşkilatına üye olmuşuz…
1990 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan “Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı” Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında izcilik çalışmalarını, Başbakanlık Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan “İzcilik Federasyonu” Üniversiteler ve okul dışı izcilik çalışmalarını yürütüyorlar…
İzciliğin en güzel yanı basamaklar arası geçiş törenleriydi…
Kümeden Oymağa geçiş…
Oymaktan Ocağa geçiş…
En çok sevdiğim yanı da Ant içme törenleriydi…
Selam ve tokalaşma, izci armaları, düğümler ve bağlar, teknik iz işaretleri, Bayrak törenleri, kol komutları, izci şarkıları unutamadığım anılarımdı…
Bir de bize öğretilen “İzci Oyunları” vardı;
Taşla kare yapma, kova ile top atma, tabak ile disk atma, ileriye ve geriye kütük atma, üç çeşit eşyayı taşıma, fular aşırma, tren yarışı, birdirbir yarışı, para düşürme, soyunup giyinme yarışı, top veya sopa atıp tutma, obaca uzun atlama, 21 eşya tanıma, kıyafet değiştirme, fular kapma, ağızdan kağıt kapma, halat çekme, bacak güreşi, arı oyunu, ense kuvveti, engel aşma,yemek yapma yarışı…
Bunlardan 5 tanesi hariç diğerlerini tatbikatlı olarak oynamıştık…
Anamur’da taşımalı eğitim nedeniyle kapatılan ve atıl durumda bulunan Nasreddin ilkokulunu da Bakanlıktan onay alarak İZCİ OKULU haline getirmiştik…
Bakanlıktan onaylı İZCİ OKULU ‘muzun müdür odasını, öğretmenler odasını ve yaklaşık 10 adet sınıfı kendi imkanlarımızla restore etmiş ve önceden var olan yüzlerce okaliptus ağaçlarını budatmış ve yaklaşık 100 dönüme yakın bahçeyi hazır hale getirmiştik.
Bu arada Mersin İl ve İlçelerinde kursa iştirak eden öğretmenlerimiz okullarında izcilik kursları açmış bir anda okullarımızda 1000’lerce genç işçiler oluşmuştu.
Her hafta okullardaki İzci öğrenciler öğretmenleriyle birlikte İZCİ OKULU’na gelip izcilik faaliyetleri yürütüyorlardı.
Okullarında izci ünitesi açan öğretmenlere de 3’er saat ek ders ücreti veriliyordu.
İlçe Milli Eğitim müdürlüğünden emekli oluncaya kadar İZCİ OKULUMUZ devam etmiş, emekli olduktan sonra bilinmeyen bir sebeple İZCİ OKULU kapatılmış, bina âtıl hale getirilmiş, bahçe talan edilmiş…
Arıyorum, soruyorum: Acaba Bakanlık onaylı ANAMUR İZCİ OKULUM NEREDE?
Sevgiyle kalın