Doç. Dr. Hüseyin Aydın’ın “Asırlık Gece” kitabından yola çıkılarak hazırlanan ve 6 Eylül’de sona eren dizi, 15 Temmuz gecesinde yaşananları yalnızca kronolojik bir darbe anlatısı olarak değil, yıllar boyunca devletin kritik kurumlarına sızan örgütlü yapının harekete geçişini ve buna karşı verilen büyük direnişi çok yönlü bir anlatımla 15 bölüm halinde ekranlara taşınmıştır.
Dizi; MİT’e ulaşan kritik ihbarla başlayan süreçten Genelkurmay’daki işgal girişimine, Cumhurbaşkanmız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişiminden İstanbul ve Ankara’daki kritik noktaların ele geçirilme planına, TRT ve medya kuruluşlarına yönelik baskınlardan tankların sokağa çıkışına, Özel Kuvvetler’deki kırılma anlarından camilerden yükselen selalara ve TBMM’nin bombalanmasına kadar uzanan süreci gerçek olay örgüsü üzerinden ele almıştır.
15 Temmuz’u yaşayan isimlerin tanıklıkları ekranlara taşınarak “Asırlık Gece”de gerçekleri anlatmanın yanı sıra, 15 Temmuz gecesini bizzat yaşayan ve o gece kritik görevlerde bulunan isimlerin tanıklıklarına da yer verilmiştir.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yaptığı çağrıdan devlet kurumlarında alınan kritik kararlara, askerlerin, polislerin ve vatandaşların ortaya koyduğu mücadeleden şehit yakınları ve gazilerin anlatımlarına kadar pek çok gerçek tanıklık yapımın ortak hafıza boyutunu güçlendirmştir.
Dizi boyunca mahrem örgüt sistemi, darbenin planlanma süreçleri, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarında yaşanan kırılmalar, medya üzerinden yürütülen algı savaşı ve halkın millî iradeye sahip çıkması gibi 15 Temmuz’un hafızalara kazınan başlıkları gerçek insan hikâyeleri üzerinden anlatılmıştır.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak gibi 15 Temmuz gecesinin kritik süreçlerinde yer alan isimlerin yanı sıra askerler, emniyet mensupları, devlet görevlileri, şehit yakınları ve gazilerle yapılan röportajlar da yapımın anlatısını güçlendiriştir.
Bu tanıklıklar sayesinde 15 Temmuz gecesinde devlet kurumlarında yaşanan kırılma anları, alınan kritik kararlar ve milletin darbe girişimine karşı ortaya koyduğu direniş, yalnızca canlandırmalarla değil, olayların doğrudan tanıklarının anlatımlarıyla da izleyiciye aktarılmıştır.
Başta esrin yazarı Doç.Dr. Hüseyin Aydın omak üzere, dizinin hazırlanmasında emeği geçen ve dizide rol alan sanatçıları tebrik ediyoruz.
Evet…
15 Temmuz darbe girişimi, 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak tanımlayan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu bir grup asker tarafından Türkiye’de gerçekleştirilen başarısız bir askerî darbe teşebbüsüdür.
Darbe girişimi 15 Temmuz akşamı saat 21.00 sularında Genelkurmay Başkanlığı’nda fiili olarak başlamış, saat 22.00 civarında askerlerin İstanbul’daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini tek taraflı kapatması ve Ankara semalarında savaş uçaklarının alçaktan uçmasıyla halk tarafından fark edilmiştir.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, televizyon kanallarına canlı görüntülü bağlanarak halkı milli iradeye sahip çıkmaya ve meydanlara, havalimanlarına davet etmiştir.
Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla milyonlarca vatandaş sokaklara dökülmüş; tankların önüne yatarak, namlulara göğüs gererek ve kışlaların önünü kapatarak darbecilere karşı dünyada eşi benzeri görülmemiş bir sivil direniş başlatmıştır.
Darbe girişimi sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT binaları gibi kritik devlet kurumları darbeci askerlerin kontrolündeki uçak ve helikopterler tarafından bombalanmıştır.
TRT binası basılarak zorla darbe bildirisi okutulmuştur.
Emniyet güçleri, vatansever Türk askerleri ve halkın topyekûn mücadelesi sonucunda 16 Temmuz sabahı darbe girişimi tamamen bastırılmış ve darbeciler teslim olmuştur.
Bu kanlı girişim sırasında vatanını ve demokrasisini korumak için canını siper eden 253 kahraman vatandaşımız şehit düşmüş, binlerce vatandaşımız ise gazi olmuştur.
Darbe girişiminin bastırıldığı bu tarihi direnişi unutturmamak ve toplumsal hafızada canlı tutmak adına her yıl 15 Temmuz günü “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” adıyla resmi tatil ilan edilmiş ve anma törenleri düzenlenmektedir.
Evet…
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Akıncı Üssü’nün de bulunduğu başkentte 15 Temmuz 2016’da “kara” bir gece yaşandı.
Darbe girişiminin seyrini değiştiren anlardan biri de Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın telefonla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ulaşıp çağrısını bütün Türkiye’ye ulaştırdığı yayındı.
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Yurtta Sulh Konseyi adıyla örgütlenen bir grup asker, 15 Temmuz 2016 tarihinde 65. Türkiye Hükûmeti ve Türkiye cumhurbaşkanına karşı darbe girişiminde bulundu.
16 Temmuz sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda darbe girişimi bastırıldı.
Olaylar sonucunda darbeye karşı çıkan en az 253 kişi (185 sivil, 62 polis, 6 asker) hayatını kaybetti.
TSK’nın resmî internet sitesi ve TRT’de yayınlanan bildiride ordunun yönetime el koyduğu ifade edilerek ülkede sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiği açıklandı.
İstanbul’daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, bir grup rütbeli asker ve Hava Harp Okulu öğrencisi tarafından kapatıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman ve yaklaşık elli milletvekilinin Meclis’te bulunduğu sırada F-16 savaş uçakları Meclis üzerinde uçuş yaparak parlamentoyu dört defa bombaladı.
Ankara’nın Beştepe semtinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na bombalama girişiminde bulunulsa da başarılı olunamadı.
Muğla’nın Marmaris ilçesinde bir otelde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı suikast girişiminde bulunuldu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Genelkurmay II. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ve bazı üst düzey komutanlar; darbeye kalkışan askerler tarafından rehin alındı.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ise ‘sık sık yer değiştirmesi’ dolayısıyla darbeciler tarafından bulunamamıştır.
16 Temmuz sabahı, TSK ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin düzenlediği operasyonlar sonucunda askerî darbe girişimi bastırıldı ve askerler silahları ile birlikte teslim oldu.
Olaylar sonucunda 104’ü darbe yanlısı asker olmak üzere 300’den fazla kişi hayatını kaybetti, 1.491 kişi yaralandı, farklı rütbelerden 8.036 asker gözaltına alındı.
Yargı ve sivil siyaset mensupları dâhil olmak üzere, toplam gözaltı sayısı 22 Temmuz tarihi ile birlikte 10 bini buldu. Bunun yanı sıra askerî, idari ve adli kurumlarda birçok kişi görevden alındı.
21 Temmuz’da Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında TBMM tarafından Anayasa’nın 120. maddesi gereğince üç ay süreyle olağanüstü hâl ilan edildi.
İlan edilen olağanüstü hâl darbe girişiminin ardından geçen iki yıllık süreyi kapsayacak şekilde uzatıldı. Girişimin ardından başlatılan tasfiye süresince Nisan 2018 itibarıyla 160 bin kişi gözaltına alındı,
FETÖ/PDY üyesi suçlamasıyla 50 bin kişi tutuklandı ve 152 bin kamu personeli görevlerinden ihraç edildi. Darbe girişimini izleyen dört yıllık sürede 289 dava açıldı, karara bağlanan 275 davada toplamda 4 bin 130 sanık hüküm giydi.
Şehit Astsubay Ömer Halisdemir, 15 Temmuz darbe girişiminde Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isteyen darbeci General Semih Terzi’yi vurarak darbe teşebbüsünün seyrini değiştirdi.
Sosyal devlet anlayışını yok etmeye çalışanlar, tarihinde ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladılar.
Diğer taraftan, Türkiye Tarihindeki darbeler arasında bir ilk olarak millete doğrudan ağır silahlarla ateş edildi. Buna rağmen, Türkiye’nin belli yerlerinde Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerinde ordudaki sızma ve süzme teröristler, millete rağmen darbe yapmak isteyince milletin hışmına uğramışlardır.
Millet, tanklar, silahlar, helikopterler ve jetlerin önüne geçerek bu hain kalkışmayı durdurmuştur. Anında teşkilatlanan milletimiz, cesaretini, marifetini birkez daha tüm dünyaya göstermiştir.
15 Temmuz 2025 tarihinde ŞEHİTLERİMİZ’in manevi makamlarını sizlerle paylaşmak istiyorum:
İşte şurası Kızılay meydanına akın eden vatandaşların toplandığı ve onca vatandaşımızın şehit edildiği Genel Kurmay başkanlığı önü…
Şurası darbecilerin uçak kaldırmasını engellemek için Devlet kontrolündeki F-16’ların vurarak tahrip ettikleri ve kullanılamaz hale getirdikleri Akıncı Üssü pisti…
Aha şurası 100’lerce kişinin üzerlerine tanklar sürülerek şehit edildikleri 15 Temmuz şehitler köprüsü önü…
Burası bombalanan Beştepe Cumhurbaşkanlığı külliyesi önü…
Burası darbeye direnen binlerce vatandaşın 16 Temmuz sabahı darbecilerce idare edilen F-16’ların bombaladığı Beştepe…
Burası da Beştepe önünde vatandaşların helikopterlerle tarandıkları yerler…
Aha burası Darbecilerin F-16 uçaklarının bombaladığı TBBMeclisi binası ve önü…
Şurası da Cumhurbaşkanlığı sarayına ilerlemeye çalışan tankları durduran halkın üzerine yaylım ateşi açılan yer…
Şurası TÜRKAN TÜRKMEN TEKİN’in Şehit edildiği yer… Darbe teşebbüsünü duyar duymaz; ‘Anne vatan elden gidiyor´ diyerek sokağa fırlamış Atatürk havalimanı´na doğru giderken Esenlerde üzerine tank sürülerek şehit edilmişti.
Şurası DEMET SEZEN, GÜLŞAH GÜLER, KÜBRA AYDOĞAN, ZEYNEP SAĞIR, CENNET YİĞİT, SELDA GÜNGÖR komserlerimizin şehit edildiği Ankara Gölbaşı Özel Harekât başkanlığı önü…
Şurası ev hanımı ELİF DAĞDELEN SARI’nın kahramanlıklarını simgeleyen yer…Darbe girişimi gecesi TRT´de okunan sahte bildiriyi ve Cumhurbaşkanımızın ‘‘sokağa çıkın´´ çağrısını duyunca sakağa fırlamış, bir askeri aracın içine girmiş şoför ve komutanı etkisiz hale getirmiştir.
Aha burası SAFİYE BAYAT’ın vurulduğu mekân… Darbe girişiminin ilk adımının atıldığı 15 Temmuz Şehitler köprüsünde tankların karşısında dikilerek direnmiş, yaralılara yardım ederken vurulmuştur.
Şurası DERYA OVACIKLI’nın yaralandığı mekân…: Akıncı camii önünde darbecilerin ateşi sonunda baldırından yaralanmıştır.
Şurası da EMİNE ÖZER’in Beştepe´de Helikopter saldırısında tankların önünde durduğu ve yaralandığı yer…
Şurası TÜRKAN GÜDER’in yaralandığı yer… Akıncı hava üssü önünde açılan ateş sonucu eşini şehit vermiş ve yaylım ateşi sonucu 3 kurşunla yaralanmıştır.
Şurası da 75 yaşındaki FİKRİYE TEMEL’in elindeki sopayla sokağa çıkıp tankların üzerine yürüdüğü yer…
Kurşunların üzerine yürüyen insanlarımız…
Tanklara direnen insanlarımız…
Şehit edilen analar, babalar, dedeler, nineler, genç kızlar, gelinler, askerlik çağındaki gençler, öğrenciler, çocuklar…
Ve sonuçta 173’ü sivil 253 şehit, 2196 yaralı ve binlerce gazi…
Ey ülkemizi bölmeye çalışan terör örgütü yandaşları partiler ve parti başkanları, milletvekilleri…
Ey Belediyeleri terör örgütlerine peşkeş çeken tünelci Belediye başkanları…
Ey sokak eylemcisi- canlı bomba- vatan hainleri…
Vatana ve millete düşmanlık edenler…
Yeni Türkiye yüzyılında Şehitlerimizin kanında boğulacaksınız…
…Ve Tarih bunu yazacak…
Hoşça kalınız.

