Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

20 TEMMUZ 2026 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI KUTLAMALARI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilecek olan 20 Temmuz Barış ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilecek olan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlama programı, her yıl Kıbrıs Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi tarafından organize edilen geleneksel protokol ve devlet törenleri akışına göre icra edilmektedir.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü kapsamında düzenlenecek resmi program, 19 Temmuz öğle saatlerinde başlayıp 20 Temmuz gün boyu devam eden ana etkinlikleri içerir.
Etkinliklerin genel takvimi ve tören akışı şu şekilde olacaktır:
Barış ve Özgürlük Bayramı 19 Temmuz Kutlama Başlangıcı şu şekildedir:
21 Pare Top Atışı: Kutlama programı, saat 12.00’de gerçekleştirilen 21 pare top atışı ve KKTC Cumhurbaşkanının televizyondan halka hitap etmesiyle resmen başlayacaktır.
Şehitlik Törenleri: İlk resmi anma törenleri öğleden sonra Boğaz Şehitliği ve şehit anıtlarında protokol sırasına göre çelenk sunumu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle yapılacaktır.
Şafak Nöbeti: Harekâtın başladığı Yavuz Çıkarma Plajı’nda (Alsancak) geleneksel olarak halkın ve gazilerin katılımıyla sabaha kadar şafak nöbeti tutulacaktır.
20 Temmuz Ana Törenler ise şu şekilde olacaktır:
Yavuz Çıkarma Plajı Töreni: Sabah saat 08.00 civarında, harekâtın ilk başladığı noktada denize çelenklerin bırakılması, meşalelerin yakılması ve Türkiye’den getirilen bayrakların teslim alınması töreni düzenlecektir.
Lefkoşa Atatürk Anıtı: Sabah saatlerinde Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde devlet protokolünün katılımıyla çelenk sunumu gerçekleştirilir. KKTC Cumhurbaşkanı ile törenlere katılan Türkiye Cumhuriyeti heyeti Anıt Özel Defteri’ni imzalanacaktır.
Şehitler Anıtı Töreni: Lefkoşa Şehitler Anıtı önünde saygı duruşu, saygı atışı ve çelenk bırakma merasimi yapılcaktır.
Resmigeçit Töreni (Dr. Fazıl Küçük Bulvarı): Bayramın en büyük ve merkezi etkinliğidir. Lefkoşa’da askeri birliklerin, bando takımlarının, gazilerin ve kurumların katılımıyla büyük bir resmi geçit töreni düzenlenecektir. Cumhurbaşkanları halkın bayramını kutlayacak ve konuşmalar gerçekleştirilecektir.
Bölgesel Törenler: Lefkoşa’nın yanı sıra Girne, Gazimağusa, Güzelyurt, İskele ve Lefke gibi diğer ilçelerde de eş zamanlı olarak Atatürk anıtları ve şehitliklerde yerel idarecilerin katılımıyla törenler ve halk dansları gösterileri organize edilecektir.
SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları Gösterisi: Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı gösteri ekipleri KKTC semalarında geleneksel olarak tebrik uçuşu ve akrobasi gösterileri icra edecektir..
Kıbrıs Barış Harekâtı; Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 20 Temmuz – 18 Ağustos 1974 tarihleri arasında Kıbrıs Türk halkını korumak ve adada barışı tesis etmek amacıyla gerçekleştirilen askeri müdahaledir.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan liderliğindeki koalisyon hükümeti tarafından başlatılan harekât, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanmış ve günümüzdeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) temellerini atmıştır.
Adayı Yunanistan’a bağlama amacı taşıyan radikal Rum örgütü EOKA’nın Türk köylerine yönelik saldırıları başlamıştı.
Yunan cuntasının desteğiyle EOKA lideri Nikos Sampson’ın Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a darbe yaparak iktidarı ele geçirmişti.
Türkiye 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları’ndan doğan tek taraflı müdahale hakkını kullanmıştı.
Birinci Harekât 20-22 Temmuz 1974 tarihine yapılmıştı.
Şöyle ki: Türk birlikleri Girne kıyılarındaki 5 Mil Plajı’ndan adaya çıkarma yapmış ve havadan indirme birlikleriyle Lefkoşa’daki Türk bölgeleriyle birleşmişti. Birleşmiş Milletler’in (BM) çağrısıyla ateşkes kabul edilmişti.
Ateşkes sonrası garantör ülkeler İsviçre’de toplanmış ancak Rum tarafı Kıbrıs Türklerinin güvenliğine dair çözümleri reddemiş ve Muratağa, Sandallar ve Atlılar gibi köylerde Türk halkına yönelik katliamlara devam etmişti.
İkinci harekat 14-16 Ağustos 1974 tarihinde yapılmıştı.
Şöyle ki;”Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başlatılan ikinci aşamada Türk ordusu, adanın kuzeyinde bugünkü sınırları (Magosa, Lefkoşa ve Lefke hattını) güvence altına almıştı.
Harekâtın Sonuçları şu şekildeydi:
Adanın kuzeyinde Kıbrıs Türk federe devleti kurulmasının önü açılmış ve bu süreç 1983’te KKTC’nin ilanı ile taçlanmıştı.
Yunanistan’daki askeri cunta yönetimi çökmüş ve ülkede demokrasiye geçilmişti.
Kıbrıs Türk halkının can ve mal güvenliği kalıcı olarak sağlanmıştı.
Evet…
KKTC, Barış Harekatı’nın 52. yılını görkemli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyor.
Anma programlarının yanı sıra KKTC Barış Harekatı’nın 52. yılına özel bando ve mehteran birliği konserleri, spor müsabakaları, konferans, seminer, sempozyum, makale yarışması gibi etkinlikler düzenlenecektir.
Kıbrıs Barış Harekâtı bundan 50 yıl önce 20 Temmuz 1974’te; Kıbrıs’ta Türklerin Rumlar tarafından uğradığı baskı ve zulmün önüne geçmek, Ada’daki barış ve huzuru sağlamak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirmişti,
Kıbrıs Barış Harekâtının 50. yılı Türkiye’mizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Resmi ve özel kuruluşlarda anlamlı şekilde kutlanacaktır.
Kıbrıs Barış Harekâtının 52. Yılı kutlamaları nedeniyle bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum:
1967 yılında Kıbrıs olayları patlak vermişti. Yunan ordusu 15 bin askerini Kıbrıs’a göndermişti.
İstanbul’da Cağaloğlu’nda Milli Türk Talebe Birliği vardı.
Hemen onun karşısında da Milli Türk Talebe Federasyonu vardı.
Ben Milli Türk Talebe Birliği üyesiydim.
O yıllarda tüm ülke genelinde sağ-sol mücadelesi vardı.
MTT Birliği sağı, MTT Federasyonu da solu temsil ediyordu.
Her konuda ters düştüğümüz gibi Kıbrıs konusunda da Federasyonla ters düşmüştük.
Biz Rumların Kıbrıs’ta Türklere karşı giriştikleri katliamı Tel’in ederken onlar Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesini istiyorlardı.
Bu konuda da karşılıklı sopalı, bıçaklı kavgalarımız olmuştu.
MTTB’de başkanımız sayın Rasim Cinisli idi. Federasyoncular beni tanımadıkları için sayın Cinisli tebdil-i kıyafetle beni zaman-zaman onların arasına gönderir ve konuşmalarını sayın Cinisli’ye anlatırdım.
Milli Türk Talebe Birliği bünyesinde pek çok çalışmalarımız olmuştu…
Derken işte bu Kıbrıs olayları patlak vermişti.
Türkiye askeri müdahalede bulunacağını belirtmiş hatta TBMM’si hükümete müdahale yetkisi vermişti.
Ben Milli Türk Talebe Birliğinde aynı zamanda Judo kurslarına devam ediyordum.
Bir gün bir binbaşının sivil kıyafetle kursa geldiğini ve bizlerle konuşacağını söylediler.
Binbaşı olduğu söylenen kişi Judo kursuna devam eden yüzlerce judocu arasından 30 kişi seçmişti. Ben de seçilenler arasındaydım.
Kurstan sonra salondan ayrılmamamızı ve bizlerle özel olarak konuşacağını söylemişti.
O gece Orman fakültesinde sol grup tarafından rehin alınan bir kısım sağ görüşlü öğrenciyi kurtarmak için Milli Türk Talebe Birliğine bağlı gençler olarak gece yarısı Orman Fakültesine gitmiş ve öğrencileri kurtarmıştık.
Acaba binbaşı bunun için mi gelmişti?
Ben bu düşüncedeyken Kapalı spor salonunun öbür yanında Karate kursunda bulunan bir gurup arkadaş da yanımıza gelmişti.
Toplam 50 kadar olmuştuk. Bir kısmımız öğrenciydi. Siviller de vardı.
O sıralarda da Kıbrıs’a gönüllü gitmek için ülke genelinde kampanyalar düzenleniyordu.
Binbaşı olduğu söylenen kişi kısa bir konuşma yaptı. Kıbrıs olaylarını anlattı.
Sayın Rauf Denktaş’ın Türkiye’de olduğunu, gizlice Kıbrıs’a gitmesinin gerektiğini, bunun için de sivillerden oluşan bir grubun sayın Denktaş’la birlikte gizlice Kıbrıs’a gideceğini bunun için de vatanını seven Milli Türk Talebe Birliğine bağlı üyelerden oluşan bir grup kuracağını, bu iş için bizi seçtiğini belirtmişti…
Onurlanmıştık, gururlanmıştık…
Eğitim başlamıştı. 2 ay içinde bisiklete, motosiklete binmesini, araba kullanmasını öğretmişlerdi.
2 ay içinde Taksi ehliyeti almamızı sağlamışlar, Judo ’da da birkaç kuşak değiştirmemiz için bizi yetiştirmişlerdi…
Yakın dövüş taktikleri ve tabancayla ateş etmesini öğretmişlerdi…
Gerçekten iyi yetiştirilmiş 50 kişilik grup 2 ay içinde Kıbrıs’a gitmek üzere hazırlanmıştık.
Sayın Denktaş’ın Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs’a çıkmasına yardımcı olacaktık.
Anamurlu oluşum nedeniyle olsa gerek Binbaşı benimle daha bir başka ilgileniyordu.
Diğer arkadaşlarımdan ayrı olarak bana EL YAZMASI bir KIBRIS HARİTASI vermişti.
Harita Osmanlıca yazılmıştı ve ayrılan grup içerisinde benden başka Osmanlıca bilen yoktu.
Haritayı ÇOK GİZLİ kaydıyla verdiğini kimseye göstermemem gerektiğini de söylemişti.
Sayın Rauf Denktaş’ı Kıbrıs’a çıkardığımız takdirde bu haritayı kendisine vermemi istemişti.
Sayın Denktaş’a veremediğim dünyada ilk defa yapılan EL YAZMASI Haritayı şu anda GİZLİ kaydıyla Arşivimde sağlamaktayım.
O sırada Anamur’da Kıbrıs’a yönelik KIBRISIN SESİ adıyla bir radyo evi kurulmuştu.
Anamur’dan motorlarla, kayıklarla gizlice Kıbrıs’a silah ve mühimmat sevki yapılıyordu.
Sanırım bunları anlattığım için benimle diğer gruptan ayrı görüşmeler yapıyordu.
Binbaşının anlattıklarına göre sayın Denktaş’ın gizlice Kıbrıs’a gitmesini can güvenliği nedeniyle hükümet de istemiyordu..
Ama Denktaş Anamur üzerinden mutlaka Kıbrıs’a gizlice gitmeliymiş…
Çalışmalarımız sona ermiş ve her zaman sivil kıyafetle gelen Binbaşı askeri kıyafetiyle son defa son toplantımıza gelmiş, hazır vaziyette beklememizi istemişti…
Ayrıca Kıbrıs olayları sona erinceye kadar KETUM davranmamız gerektiği konusunda namus ve şeref sözü almıştı…
Babam PKK’nın uzantısı ola ayrılıkçı güçlerle güneydoğuda savaşta kolunu kaybeden bir Gazi idi.
Binbaşının özel talimatıyla gizlice Anamur’a gelmiş, durumu babama anlatmıştım…
Babam savaş taktiklerini bilen biriydi ve o da Ketum davranmış anneme bile bir şey anlatmamıştı…
Bağlantılar yapılmış ve Sayın Rauf Denktaş 1967 yılında Anamur’a gelmiş, Kıbrıs’a çıkış ortamı ayarlanıncaya kadar yeri tarafımdan bilinen bir evde saklanmış ve Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs gitmiş, adaya çıkmıştı.
Bu plana dâhil olmak isteyen Milli Türk Talebe Birliğine mensup gençler de ayrı-ayrı görevlerle bu Kıbrıs’a çıkışa destek olmaya çalışmışlardı…
Benim görevim Anamur’da kalacak yer sorununu çözmek olmuştu…
Bu görev yerine getirilmişti ancak Sayın Denktaş adaya çıktığı anda Yunanlılar tarafından tutuklanmış, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinin baskısıyla Türkiye’ye iade edilmişti.
Bizim görevimiz neydi ve sonuç ne olmuştu?..
Namus ve şeref sözü vererek KETUM davranmamız istenmişti ya…
Bu konuda şu anda bile susmak görevimizdi.
Aradan 44 yıl geçtikten sonra 2008 yılı Ağustos ayında Cumartesi Sohbet Köşemde Anamur Türkmen Efem radyosunda canlı yayında konuşma yaparken telefonla halka açık olarak Sayın Rauf Denktaş’la bu konuları konuşmuştuk.
Kendisi Anamur’u, Anamurluyu, Anamur sahillerini çok iyi tanıdığını söylemişti…
Kendisini Anamur’a davet etmiştim… Kendisiyle eski günleri anmıştık, halka açık ancak hiç kimsenin anlayamayacağı rumuzlu konuşmalar yapmıştık…
Nereden nereye…
İşte öğrencilik yıllarımda Kıbrıslı kardeşlerimize bir vefa borcu olarak böyle bir girişimimiz olmuştu…
O dönemde birçok arkadaşımız gönüllü olarak Kıbrıs’a gitmek için yazılmışlardı…
Ancak onlar bizim grup gibi şanslı olamamışlardı.
İlkay Kamil, Mustafa Haşim Altan, Muzaffer, Ahmet,…ile Kıbrıslı mücahit kardeşlerimiz Süleyman Ali, İbrahim Sadık, Ahmet Haşim, Küçük Rauf ile Saliha, Fatma, Zübeyde bacılarımız ve diğerlerinin kulakları çınlasın diyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 52. Kuruluş yılını kutlar, Kıbrıslı kardeşlerimize sevgi ve saygılar sunarım.
Hoşça kalınız..