Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin’de “plaj” gerilimi büyüyor: Kent dinamiklerine rest gibi çağrı: YA ORTAK AKIL YA DA KALICI TIKANMA!

Araştırmacı-yazar Abdullah Ayan, Mersin’de planlanan kent içi plaj projeleri üzerinden

Araştırmacı-yazar Abdullah Ayan, Mersin’de planlanan kent içi plaj projeleri üzerinden yükselen tartışmayı sert sözlerle gündeme taşıdı. Sosyal medyada yaptığı değerlendirmelerin bir günde 20 bine yaklaşan görüntülemeye ulaşması, konunun kentte nasıl bir fay hattı oluşturduğunu gözler önüne serdi.

Ayan’a göre mesele basit bir sahil düzenlemesi değil; doğrudan Mersin’in geleceğini ilgilendiren kritik bir eşik. Üstelik merkezi yönetimin, Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü üzerinden verdiği “ÇED gerekli” kararı, son yıllarda benzeri görülmeyen bir hamle olarak dikkat çekiyor. Bu kararın ardından projenin ilerleyişi adeta kilitlenirken, kent içinde yeterli tartışmanın yapılmaması da eleştirilerin odağında.

“2021’DE HAZIRDI, BUGÜN HALA TARTIŞILMIYOR!”

ÇED dosyasının 2021 yılında tamamlandığını hatırlatan Ayan, o günden bu yana projenin kamuoyunda yeterince ele alınmamasını “Kent refleksinin zayıflığı” olarak yorumladı. Projenin bir yandan bürokratik engellerle boğuştuğunu, diğer yandan şehirde güçlü bir sahiplenme oluşturulamadığını vurguladı.

13 MİLLETVEKİLİNE AÇIK ÇAĞRI: MASAYA GELİN

Ayan’ın çağrısı net: Mersin’in tüm karar vericileri aynı masaya oturmalı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, kent konseyleri, çevre platformları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve en önemlisi Mersin’in 13 milletvekilinin katılacağı geniş katılımlı bir çalıştay düzenlenmeli. Bu çalıştayda proje tüm yönleriyle masaya yatırılmalı, artıları ve eksileri şeffaf biçimde tartışılmalı.

“GÜÇLÜ KAMUOYU OLUŞTURULMALI”

Abdullah Ayan, güçlü bir kamuoyu oluşturulmadan bu tür projelerin hayata geçmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor. Ona göre iki seçenek var:
Ya kent ortak akılla hareket edip projeyi sahiplenerek süreci hızlandıracak…
Ya da dağınık ve etkisiz tepkiler nedeniyle proje bürokrasi duvarına çarpmaya devam edecek.

Mersin’de şimdi gözler, bu çağrının karşılık bulup bulmayacağında. Kentin kaderini etkileyecek bu başlıkta siyaset, bürokrasi ve sivil toplumun nasıl bir tutum alacağı merak konusu.