Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MERSİN’DE ÇİFTE STANDART İDDİASI: KENTE “ÇED” ENGELİ, ÖZELE HIZLI ONAY!

Abdullah Ayan, “Bir kentin önü devlet kurumlarının tercihiyle nasıl kesilir? Tam da böyle kesilir!”

Abdullah Ayan, “Bir kentin önü devlet kurumlarının tercihiyle nasıl kesilir?

Araştırmacı-yazar Abdullah Ayan, Mersin’de kamu projelerine yönelik karar süreçlerinde “çifte standart” uygulandığı iddiasını gündeme taşıdı. Ayan’ın paylaştığı belgeler ve tarihler, aynı nitelikteki projelere farklı muamele yapıldığı tartışmasını alevlendirdi.

İddianın merkezinde, Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 20 Temmuz 2025 tarihli kararı yer alıyor. Buna göre, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenişehir–Mezitli sahil bandında planlanan “kumsal oluşturulması ve plaj düzenleme projesi” için “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gereklidir” kararı verildi.

Ancak aradan geçen 9 aya rağmen projeye ilişkin değerlendirme sürecinin hâlâ sonuçlanmadığı belirtiliyor. Kentin denizle bütünleşmesini hedefleyen ve sahil kullanımını artırmayı amaçlayan proje, bu süreçte fiilen askıda kaldı.

Öte yandan aynı müdürlüğün, özel sektör tarafından yürütülen benzer bir projede çok daha hızlı hareket ettiği ortaya kondu. Kürk İnşaat’ın Erdemli Kumkuyu bölgesinde hayata geçirmeyi planladığı turizm tesisi kapsamındaki kıyı yapıları için başlatılan ÇED süreci, 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. 30 Mayıs 2024’te projeye “ÇED Gerekli Değil / ÇED Olumlu” kararı verildi.

Her iki projede de dalgakıran, mahmuz ve mendirek gibi kıyı yapılarının yer alması dikkat çekerken; kamuya ait büyük ölçekli bir kent projesinin bekletilmesi, özel bir şirketin projesinin ise hızla onaylanması soru işaretlerini artırdı.

Ayan, bu tabloyu “Bir kentin önü devlet kurumlarının tercihiyle nasıl kesilir? Tam da böyle kesilir” sözleriyle değerlendirdi.

Uzmanlara göre, özellikle Akdeniz kentlerinde sahil düzenleme projeleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda turizm ve kent ekonomisi açısından da kritik öneme sahip. Bu noktada Barselona örneği sıkça hatırlatılıyor. Kentin sahil dönüşüm projeleri sayesinde dünya çapında bir cazibe merkezine dönüştüğü biliniyor.

Mersin’de ise benzer bir vizyonu taşıyan projelerin bürokratik süreçlere takılması, “kentin gelişimi bilinçli olarak mı yavaşlatılıyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Kamuoyunun beklentisi net:
Aynı nitelikteki projelere eşit, şeffaf ve hızlı değerlendirme… Aksi halde, bu tür kararların sadece projeleri değil, kentin geleceğini de etkilediği vurgulanıyor.