İran, İsrail ve ABD arasında son dönemde artan gerilimin savaşa dönüşmesi dünya gündeminde tartışılırken, Mersin Çarşı’da mikrofon uzattığımız vatandaşlar olası bu çatışmanın askeri boyutundan çok ekonomik sonuçlarını düşündüklerini dile getirdi. Sokaktaki ortak kaygı ise “savaşın faturası yine halka çıkar” görüşü oldu.
Kuyumcu esnafı, bölgedeki her krizin piyasalara anında yansıdığını belirterek, savaşın ilk etkisinin altın ve döviz fiyatlarında görüldüğünü söyledi. Başlayan savaşın ticareti zayıflattığını ifade eden esnaf, Ortadoğu’daki her gerilimin Türkiye ekonomisini doğrudan etkilediğini vurguladı.
İş arayan gençler ise gelecek kaygısına dikkat çekti. Üniversite mezunu bir vatandaş, ekonomik şartların zaten zor olduğunu belirterek, savaş ortamının yatırımları durduracağını ve işsizliği artıracağını dile getirdi.
Yıllarca denizlerde çalıştığını söyleyen emekli gemi personeli, kritik noktanın enerji hatları olduğuna işaret etti. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin petrol fiyatlarını yükselttiğini belirten vatandaş, bunun zincirleme şekilde nakliyeden gıda fiyatlarına kadar her alana yansıyacağını söyledi.
Mersin’in bir liman kenti olduğunu hatırlatan esnaf ise bölgesel bu savaşın ticareti de yavaşlatacağı görüşünde. Zaten daralan alım gücünün böyle bir süreçte daha da düşeceği ifade edildi.
Vatandaşların önemli bir bölümü Türkiye’nin dış politikada dengeli bir tutum izlediğini savundu. Bir öğretmen, Türkiye’nin taraf olmak yerine arabulucu rolü üstlenmesinin hem bölge hem de ülke açısından daha doğru olduğunu dile getirdi.
Nakliye sektöründe çalışan bir vatandaş ise artan akaryakıt fiyatlarının doğrudan maliyetleri yükselttiğini belirterek, siyasi gelişmelerin ekonomik bedelini sahada çalışanların ödediğini söyledi.
Gençler arasında savaş görüntülerinin de sosyal medyada yoğunlaştığı ancak günlük hayatın gerçek gündeminin geçim mücadelesi olduğu dikkat çekti. Yaşlı vatandaşlar ise savaşın en ağır sonucunun yoksulluk ve toplumsal acı olduğunu vurgulayarak bir an önce barış çağrısı yaptı.
Balıkçı esnafı, çatışmanın bölgesel kalmasının zor olduğunu savunurken; ev hanımları ise bu savaşın aile bütçesine ve çocukların geleceğine yönelik kaygıları da artıracağını ifade etti.
Tek cümlelik yanıtlar ise çarpıcıydı:
“Gelecek de zaten belirsiz.”
“Umarım aklıselim galip gelir.”
“Savaş değil, barış kazansın.”
Mersin Çarşı’dan çıkan tablo net:
Vatandaş cephe hattını değil, savaşın ekonomiye yansımasını düşünüyor. Petrol fiyatları, döviz, ticaret ve işsizlik endişesi öne çıkarken, başlayan savaş sokakta en çok “geçim korkusu” olarak karşılık buluyor.

