Mersin ve Adana’da yıllardır büyüyen çevre felaketi artık gizlenemiyor. Sahiller plastikle dolu, deniz alarm veriyor, üretim ve turizm tehdit altında. Ancak siyasi partilerden hâlâ güçlü ve kararlı bir duruş yok.
Alanya’da benzer bir çevre sorunu gündeme gelir gelmez peş peşe açıklamalar yapılırken, atık ithalatının merkezlerinden biri haline gelen Mersin ve Adana’da suskunluk dikkat çekiyor. Bölge halkı soruyor:
“Bizim kıyılarımız kirlenirken neden kimse konuşmuyor?”
KIYILAR ÇÖPLÜĞE DÖNÜŞTÜ
Uzmanların aylardır dile getirdiği mikroplastik ve atık kirliliği artık gözle görülür boyuta ulaştı. Özellikle yaz aylarında sahillerde biriken plastik atıklar, sadece çevreyi değil, halk sağlığını da tehdit ediyor.
Balıkçılık zarar görüyor, turizm darbe alıyor, tarım alanları bile risk altında. Bu tabloya rağmen yerel ve genel siyasetin sessizliği eleştirilerin odağında.
“SİYASET NE İÇİN YAPILIYOR?”
Mersin Çevre Platformu’nun sert çıkışı, tartışmayı büyüttü. Platform, il ve ilçe başkanlarına açık çağrıda bulunarak şu soruyu yöneltti:
“Doğa yok olurken, halk sağlığı tehdit altındayken siz neredesiniz?”
BU MESELE PARTİLER ÜSTÜ
Çevre mücadelesinin siyaset üstü olduğuna dikkat çeken platform temsilcileri, artık ortak bir irade gerektiğini vurguluyor. Açıklamada; doğa, tarım, turizm ve halk sağlığının geri dönülmez zararlar gördüğü ifade edilerek tüm siyasi aktörlere sorumluluk çağrısı yapıldı.
GÖZLER YETKİLİLERDE
Bölge halkı net konuşuyor:
Artık açıklama değil, somut adım istiyor.
Atık ithalatı politikaları gözden geçirilecek mi?
Denetimler artırılacak mı?
Sorumlular hesap verecek mi?
Mersin ve Adana’nın kaderi, verilecek bu yanıtlarla şekillenecek.

