25 Şubat 2024

SOHBET KÖŞESİ: SAHNEYE KOYDUĞUMUZ PİYESLER VE ULUSAL BASINDAKİ YAZILARIM

0
Kaymakamlık Kupası Voleybol karşılaşmasında başarılı olan okul takımımız büyük ilgi görmüştü.
Buradan başta Beden Eğitimi öğretmenimiz Osman Ertuğrul olmak üzere Voleybol takımımızda bulunan Kadir Meteris, Mehmet Ali Savcı, Fahrettin ali Kabakçı, Mustafa Poyraz, İsmail Özden, Ali Akpınar, Veli aslan, Âdem Bostan’a ve yedek oyuncularımıza tekrar teşekkür ediyorum.
Müdürlüğünü yapmakta olduğum Anamur İmam Hatip Lisesi sportif faaliyetlerde olduğu kadar kültürel faaliyetlerde de kendini kabul ettirmişti.
Sergilediğimiz piyeslerden 1-2 tanesini sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Önce “Onlar Böyleydi” piyesinden bahsemek istiyorum:.
1986’lı yıllarda Anamur’da tiyatro faaliyetleri yok denecek kadar azdı…
2-3 senede bir defa değişik türde piyesler gelirdi…
Meslek dersi öğretmenlerimizden sayın Nizamettin Duran’ın büyük çalışma ve gayretleri sonucu bir piyes hazırlanmıştı…
Piyes Hz. Ömer’in Adaleti ile ilgili idi… Piyesin Adı: “Onlar Böyleydi.”
Anamur İmam Hatip Lisesi bu piyesle kabuğunu kırmış ve halka açılmış, öğrenci kayıt sayısında adeta patlama olmuştu…
Öyle ki; Her yıl ayrılan kontenjan 100 öğrenci idi… Bu sayıdan çok-çok fazla öğrenci geldiği için ya sınavla öğrenci alıyorduk ya da kontenjan artırımına gidiyorduk.
Piyes Kaplan sinemasında sergilendikten sonra istek üzerine başka il ve ilçelere de gönderilmişti…
Piyesin sunuculuğunu Ali Öğür diye bir öğrencimiz yapmıştı. Suflörlüğünü ise Hüseyin Aydın yapmıştı.
Piyeste rol alan öğrencilerimiz ise;
Hz.Ömer rolünde; Fehmi Mert, Eb-u Zer Gıferî rolünde; Abdullah Tuğrul, Çocuk rolünde; Fikret Torin, Bizans elçisi rolünde; İsa Kadiroğlu, Kral rolünde; Necati Nurlu, Hz.Osman rolünde; Osman Karagölü ve diğer rollerde Cemil Diken, Salih Aslan ve Kemal Özden rol almışlardı.
Piyesin açılış konuşmasında Türkiye genelinde İmam Hatip Liselerinin önemini ve Anamur İmam Hatip Lisesinin ilçe içi faaliyetlerini anlatmıştım.
Açış konuşmam ve Piyes çok beğenilmişti…
Başta İlçe Kaymakamımız olmak üzere, Belediye başkanı, Hâkimler, Cumhuriyet savcısı, sivil kitle örgütleri bizzat okula gelerek tebriklerini sunmuşlardı.
Yine sergilediğimiz başka piyesler de vardı… Bunlardan biri de “Şeytanın Düzeni “ adını taşıyordu…
Şeytanın düzenini oynayan öğrencilerimiz de çok başarılıydı ve Şeytanın düzeni adlı piyesimiz de ilçede büyük ilgi görmüştü.
Bütün bu çalışmaların arasında yine ulusal basında “Sorunuz Söyleyelim” köşesini devam ettiriyordum.
Sorunuz Söyleyelim köşesinin adı yazı yazdığım gazete değiştirdikçe değişiyordu…
Bazen: “İslam’ın Işığında”, bazen: “Soru-Cevap”, bazen: “Soru-Cevap-Yorum”, bazen: “İslam’ın Işığında Soru-Cevap-Yorum”, bazen: “Siz Sorun-Biz Cevaplayalım”, bazen: Sorularla İslam”, bazen: “Suallere Cevaplar”, bazen: “Sohbet Köşesi” adını alıyordu.
Benim Ulusal basında çıkan soru-cevap yazılarım zaman-zaman alıntılarla yurt dışında da yayımlanmaya başlamıştı.
Şöyle ki; Bir ara Son Havadis gazetesinde soruları cevaplıyordum. O dönemler 2’inci ve 3’üncü sayın Süleyman Demirel hükümeti dönemleriydi.
Ben Son Havadiste soruları cevaplandırırken 12 Mart muhtırası verilmiş 12 Mart dönemi başlamıştı.
12 Mart döneminin ilk hükümeti 1’inci sayın Nihat Erim hükümetiydi ve 33’üncü Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olan 1’inci Erim hükümeti 26.03.1971 – 11.12.1971 tarihleri arası 9 ay kadar görev yapmıştı…
İşte ben o sıralarda yukarda anlattığım şekilde Anamur Lisesinde öğretmenlik yapıyordum.
Son Havadis Gazetesinde soruları cevaplandırırken tıpkı diğer gazetelerde olduğu gibi en alta yazışma adresini ve telefon numarasını yazmıştım.
Yazışma adresi olarak evimin adresini ve telefon numarası olarak da evimin telefonunu vermiştim…
O zamanlarda cep telefonu yoktu… Gelen sorular mektupla evimin adresine geliyor, 1970’ li yıllarda telefon olayı fazla geçerli olmadığı için haftada ancak 2-3 telefon geliyordu…
Bunlar ya soru için ya da verdiğim cevaptan dolayı teşekkür telefonları oluyordu…
Ama sorular ağırlıklı olarak mektupla geliyordu…
Bir gün öğle yemeği için eve gelmiştim… Bir mektup daha gelmişti… Bu olağan bir durumdu…
Gazetede köşemi takip edenler verdiğim adres sebebiyle Anamur’daki evime mektupla sorularını gönderiyorlardı.
Gelen mektupları hemen açmaz, bekletir ve 3-4 günde bir çalışma masamı hazırladıktan sonra cevaplandırmak için toptan açıyordum.
Zarf dikkatimi çekmişti. Renkli ve dört köşe bir zarf… Normal zarfların uzunluğu eninden büyük olurken bu zarfın eni ve uzunluğu aynıydı… Üstelik renkli bir zarftı…
Prensip edinmiştim; Okul işlerimden arta kalan zamanlarımda 3-4 günde bir, gelen mektupları açacaktım…
İşlerimi birbirine karıştırmamam gerekiyordu…3 gün sonra diğer zarflarla birlikte o değişik zarfı da açmıştım…
İsviçre’den geliyordu. İsviçre’den bir okuyucu Hürriyet Gazetesinin yurtdışı baskısında çıkan “İslam’ın Işığında; soru-cevap-yorum” köşesinde yayımlanan yazılarımı okuduğunu ve kendisinin de “Diş Dolgusu” ile ilgili bir sorusu olduğunu söylüyordu.
Demek ki yazılarım yurtdışı baskılarında da çıkıyordu… Hem de Hürriyet Gazetesinde… Hem da Son Havadis gazetesinden alıntı yapılarak…
Çok mutlu olmuştum… Hemen o dönemin Hürriyet Gazetesinin yurt dışı müdürünü aramışım…
Müdür sayın Karakullukçu idi… Önceden tanışıyorduk… Durumu anlatmıştım…
Demişti ki; “Yaklaşık 1 yıldır Son Havadis gazetesinden alıntı yaparak senin yazılarını Hürriyetin yurt dışı baskısında yayımlıyoruz… Yurt dışındaki Türklerden çok olumlu görüşler geliyor…”
Merak edip sormuştum: “Neden Türkiye baskısı değil de yurt dışı baskısı?” diye…
Çok anlamlı bir cevap vermişti. “Yurtdışında milli ve dini değerlere bağlı bir gazete çıkarmazsak kimse alıp okumuyor ki…”
Anlamıştım… Her şeyi anlamıştım… Dedim ya… Bu alıntıdan çok mutlu olmuştum…
Böylece yıllar yılı Hürriyet Gazetesinin yurt dışı baskısında da soruları cevaplandırmaya devam etmiştim…
Benim gazetelerde, Ulusal basında ve yerel basında çıkan yazılarım;
Hem Sivas İlk Öğretmen okulunda Din bilgisi öğretmenliğim döneminde 1968 – 1971 yılları arasında…
Hem 1971 – 1977 yılları arasında Anamur Lisesi Din Bilgisi öğretmenliğim zamanında…
Hem zaman-zaman 3 görevli olarak çalıştığım 1977-1988 yılları arasında görev yaptığım İmam-Hatip Lisesi müdürlüğüm döneminde…
Hem 1988-2000 yılları arasında görev yaptığım İlçe Milli Eğitim müdürlüğüm dönemlerinde kesintili olarak devam etmişti…
Kesintili olmasının sebebi 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül 1980 ihtilali ve yazı yazdığım bazı gazetelerin kapanması olmuştu…
Bir gazete kapandıktan sonra başka bir gazetenin teklif getirmesi arasında geçen zamanlar bu kesintilerin başka sebepleriydi…
Hem öğretmenlik, hem okul müdürlüğü, hem İlçe Milli Eğitim müdürlüğü, hem Kaymakam vekilliği hem de Tercüman Gazetesinde, Çağrı gazetesinde, Gündüz gazetesinde, Memleketim gazetesinde, Ekspres gazetesinde, Orta Doğu gazetesinde, Son havadis Gazetesinde, Hürriyet Gazetesi yurt dışı baskısında…
Bir koltukta bir karpuz değil, birkaç karpuzu birden taşıyabiliyordum… Günlerim dolu-dolu geçiyordu…
Bu çalışmalar bana çok mutluluk veriyordu…
Ancak; Ülke genelinde meydana gelen ihtilaller, muhtıralar, darbeler, Kısa dönem hükümet değişiklikleri, Vali – Kaymakam – İl Milli eğitim müdürü değişiklikleri çalışmalarımızı da büyük ölçüde sekteye uğratıyordu.
Hoşça kalınız.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir