Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaklaşık on yıl aradan sonra Vietnam’a gitti.
Bu ziyaret sadece bir nezaket ziyareti değil, ciddi ticari pazarlıkların yapıldığı, stratejik hamlelerin planlandığı bir temas turuydu.
Macron, Hanoi’de 20 adet Airbus A330 neo uçağı için tahmini 7 milyar euroluk dev bir anlaşma imzaladı. Bununla da kalmadı!
Enerji, uzay, sağlık ve ulaşım alanlarında 30’dan fazla yeni iş birliği duyuruldu.
Bu ziyaretin benim açımdan en dikkat çekici yanı, Macron’un sözleriydi;
“Bu gerçekten iki ülke arasında yazılan yeni bir sayfa.”
Fransa’nın eski sömürgesi ile kurmaya çalıştığı bu, ‘Yeni sayfa’ kulağa güzel geliyor. Ama tarih bize şunu da hatırlatıyor:
‘Eski defterlerin izi kolay kolay silinmiyor.’
Vietnam gibi, geçmişte Batı’nın gölgesinde kalmış ülkeler, artık masaya eşit şartlarda oturmak istiyor. Macron’un ‘Üçüncü yol’ önerisi – ‘Yani ne Amerika ne Çin, biz varız’ kulağa diplomatik geliyor ama bu, Paris’in ekonomik çıkarlarını da koruma çabası elbette.
Bunun arka planında ise daha geniş bir tablo var. ABD, AB mallarına yüzde 50 gümrük vergisi uygulamakla tehdit ederken, Vietnam da aynı baskıyı hissediyor.
Trump’ın ‘Ya Boeing alırsınız ya da vergiyle boğuşursunuz’ mesajı ortada.
Bu nedenle Vietnam hem Airbus hem de Boeing ile dengeli bir oyun kurmaya çalışıyor.
Fransa ise bu açığı değerlendirmek istiyor. Güneydoğu Asya’daki bu temaslar, yalnızca ticari değil; aynı zamanda jeopolitik bir yarışın parçası. ABD ve Çin’in nüfuz savaşında, Avrupa kendine yer açmak istiyor.
Benim düşüncem şu:
Bu gibi ziyaretlerde sadece anlaşma sayısı değil, karşılıklı güven de önemli. Vietnam’ın artık sadece bir “pazar” değil, kendi sözünü söyleyen bir aktör olduğunu unutmamak gerek. Macron’un “yeni bir sayfa” dediği şey, ancak bu karşılıklı dengeyle mümkün olur.
Yoksa yine bir taraf kazanır, diğeri sadece izler.

