Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“BİZ ADAY DEĞİLİZ” DESİNLER!

Bu haberin fotoğrafı yok
Sayın Meral Akşener ta başından beri, “Anketlerde en çok oy kime çıkıyorsa (daha açık bir ifadeyle, kimin toplumsal karşılığı yüksekse) o aday yapılsın” diyordu! Gönlünden de Mansur Yavaş’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğini saklamıyordu.
Görünen o ki, bu görüşünde ısrar ediyor.
Fakat ortada şöyle bir sorun var!
Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu biz aday değiliz derlerse, (ki deme ihtimalleri oldukça yüksektir) İYİ Parti bu seçimin en büyük kaybedeni olur.
Ben şahsen, yumuşak huylu ve uzlaşmacı bir insan olan ve bu süreci (bugüne kadar) gayet iyi yöneten Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bu sorunun da üstesinden geleceğini tahmin ediyorum.
Eğer bir uzlaşma çıkmazsa, masayı deviren taraf konumuna düşeceği için, İYİ Parti istifa furyasıyla karşı karşıya kalabilir.

AFETİ FELAKETE ÇEVİRMEK!

Biz afete değil,(maalesef!) felakete yenik düştük.
Çünkü Allah’ın verdiği aklı ve gözün hakkı olan bilimi hakkıyla kullanmadık, kullanamadık.
Yönetimde ehliyeti, liyakati, adaleti ve vatana, millete sadakati esas alacağımız yerde, kayırmacılığı, kollamacılığı ve yaranmacılığı esas alıp, kurumlarımızın ve kuruluşlarımızın başına ehil olmayan insanları getirdik. Bunun sonucu olarak da buraları laçkalaştırdık.
Ayrıca, etik değerlere de yeterince bağlı kalamadık.
Bu yüzden de afeti felakete çevirdik.
Felaketi de, “Bu Allah’ın bir kader planıdır” diyerek masumlaştırmaya kalktık.
Komşu’da tren kazası oldu ve kırk kişi öldü.
Daha otuz yedinci insan ölmeden, sorumlu Bakan istifa etmek zorunda kaldı.
Allah korusun, böyle bir olay Bizde olsaydı, sorumlu Bakan, “Trenin makinisti ben miyim de istifa edecekmişim!” derdi heralde?!
Bilge Kağan der ki!
Ey Türk!
Bilgisiz ve sorumsuz insanın peşine düşme!
Aksi halde, aç, sefil, çıplak ve yurtsuz kalırsın!
Aklın ve bilimin egemen olacağı, yönetimde liyakatin, adaletin ve vatana, millete sadakatin esas alınacağı mutlu ve müreffeh bir Türkiye özlem ve dileğimle esen kalın! Aşkınızı, heyecanınızı ve umudunuzu da yitirmeyin! Umutsuzluğun içinde dahi umut olduğunu da unutmayın!
Her şey gönlünüzce olsun ve bütün iyi dilekleriniz gerçekleşsin!
KLASİK ŞARK ZİHNİYETİ VE LİDER SEVİCİLİK!
Makedonya Kralı Büyük İskender komutasındaki Makedon Ordusu ile Ahameniş Hükümdarı 3. Darius(diğer adıyla Kodamannus)  komutasındaki Pers Ordusu, MÖ. 333 yılında (5 Kasım MÖ. 333’de) Hatay’ın Erzin İlçesi’nin yedi kilometre batısındaki İssos ya da İssus Ovası’nda(bugünkü Dörtyol Deliçay kenarında) karşılaşırlar. Karargahını İskenderun’a kuran İskender komutasındaki Makedon Ordusu kırk bin kişilik, Nurdağı üzerinden savaş alanına gelen 3. Darius komutasındaki Pers Ordusu ise yüz bin kişiliktir.
İki ordu çarpışırlar, Pers Ordusu yirmi bin kayıpla savaşı kaybeder ve bozguna uğrayıp dağılır. Bu savaşta (meydan muharebesinde) Makedon Ordusu da yedi bin kayıp verir.
Peki, nasıl olmuştur da İskender komutasındaki Makedon Ordusu, kendinden sayıca iki buçuk kat büyük olan, 3. Darius komutasındaki Pers Ordusu’nu yenebilmiştir?!
Bunun sırrı, İskender’in klasik şark zihniyetini çok iyi analiz etmesinde saklıdır.
İskender, Şark Toplumlarının lider sevici olduklarını (liderlerini yücelttiklerini ve hatta kutsadıklarını) bilir. Dolayısıyla toplumun gücünün liderlerinin gücüyle sınırlı olduğunun farkındadır. Bu yüzden de doğrudan 3. Darius’un karargahını hedef alır ve bütün gücüyle Oraya yüklenir. Bu güçlü yükleniş karşısında tutunamayan 3. Darius, karargahıyla birlikte savaş meydanını bırakıp kaçar. Liderlerinin kaçtığını gören Pers Ordusu da aynı şeyi yapar.
Makedon Ordusu’nun zaferiyle sonuçlanan İssos Meydan Muharebesi’nden iki yıl kadar sonra, (1 Ekim MÖ.331’de) iki ordu bu kez de Yukarı Mezopotomya Ovası’ndaki Arbela’da (bugünkü Erbil yakınlarında) karşılaşırlar.
İskender komutasındaki Makedon Ordusu kırk yedi bin savaşçıdan, 3. Darius komutasındaki Pers Ordusu ise iki yüz elli beş bin savaşçıdan müteşekkildir. Tarihe Gaugamela Meydan Muharebesi olarak geçen bu savaşı da, İsos Meydan Muharebesi’ndeki aynı taktiği uygulayarak, İskender komutasındaki Makedon Ordusu kazanır. Bu savaşta Pers Ordusu tamamen yok edilir ve Büyük İskender de Asya Kralı olur.
Savaş meydanından kaçan 3. Darius da emrindeki bir Pers savaşçı tarafından öldürülür.
ATİNALI HATİP DEMOSTHENES VE EŞEĞİN GÖLGESİ
Atinalı ünlü hatip ve politikacı Demosthenes, Atina’daki bir toplantıda konuşmak isteyince, halk kendisini dinlemek istemez ve gürültü çıkarıp ıslık çalmaya başlar. Demosthenes bunun üzerine, “Bana bir, iki dakika müsaade edin lütfen! Çünkü size önemli bir şey söyleyeceğim!- der ve başlar bir hikaye anlatmaya.
-Vakti zamanında adamın biri, Atina’dan Megara’ya gitmek için bir eşek kiralar. Eşeğin sahibinin de aynı yerde işi olduğundan birlikte yola çıkarlar. Yolda konuşa konuşa giderlerken, öğle sıcağı bastırır ve bir su başında oturup yemek yemeye ve dinlenmeye karar verirler. Oturdukları yerde eşeğin gölgesinden başka gölge olmadığından, sahibi çabuk davranıp eşeğinin gölgesine oturur.
Eşeği kiralayan adam
“Eşeği ben kiraladım, gölgesine de ben oturacağım!” diyerek bu duruma itiraz eder.
Fakat eşeğin sahibi “Ben sana eşeğimi kiraya verdim, gölgesini vermedim ki!” diyerek yerinden kalkmak istemez. Bunun üzerine aralarında kavga çıkar.
Demosthenes sözünün burasında kürsüden iner ve hızlı adımlarla alandan uzaklaşmaya başlar.
Bu durumu gören halk,
“Sonra ne oldu, anlatsana be adam?!” diyerek bağırmaya başlayınca, Demosthenes tekrar kürsüye çıkıp “İyiliğiniz için birkaç laf edeyim dedim dinlemediniz, fakat sizi zerre kadar ilgilendirmediği halde, bir eşeğin gölgesi yüzünden çıkan kavganın peşine düştünüz! Bu ne acayip bir iştir böyle?!” der.
Demosthenes kimdir?
MÖ 384 – 322 yılları arasında yaşamış Yunanlı hatip ve politikacıdır.