Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: UZAY YARIŞINDA BİZ DE VARIZ: TÜRKSAT B5 UYDUMUZ YOLUNA DEVAM EDİYOR…

Bu haberin fotoğrafı yok
2021 yılının son günlerinde Türksat 5B uydumuz uzaya fırlatılmıştı. Şu anda yoluna devam ediyor…
Türksat uydu filosunun en güçlüsü olacak Türksat 5B, ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral Üssü’nden Space X firmasına ait Falcon 9 roketiyle uzaya gönderilmişti.
Türkiye’nin yeni uydusu Türksat 5B, Türkiye saatiyle 06.58’de ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral Üssü’nden başarıyla uzaya fırlatılmıştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Türksat Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kemal Yüksek, Türksat Genel Müdürü Hasan Hüseyin Ertok, Türksat Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Şuayip Birinci ve beraberindeki bürokratlar, uydunun fırlatılışını Cape Canaveral Üssü’ndeki fırlatma merkezinde izlemişti.
Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu’nun tamamı, Basra Körfezi, Kızıldeniz, Akdeniz, Kuzey ve Doğu Afrika, Nijerya, Güney Afrika ve yakın komşu ülkeleri içeren geniş kapsama alanında hizmet verecek Türksat 5B, toplamda 55 Gbps’den daha fazla veri iletim kapasitesi sağlayacak.
Türksat 5B, uydu haberleşmesinin kullanıldığı denizcilik ve havacılık gibi ticari sektörlerde etkin biçimde yerini alacak.
Yerli Endüstri Katkı Programı kapsamında Türkiye’de üretilen 2 haberleşme ekipmanının da kullanıldığı Türksat 5B ile ilk kez ticari bir haberleşme uydusunda yerli tasarlanıp üretilen ekipmanlar uzaya gönderilmiş olacak.
Türksat 5B uydusunun sağlayacağı yüksek veri kapasitesiyle Türkiye’nin karasal altyapıyla erişilemeyen yerlerine ulaşılabilecek ve internet altyapısı kurulabilecek.
Türksat 5B’nin yörüngeye girmesiyle Türkiye’nin aktif haberleşme uydusu sayısı 5’e, toplam uydu sayısı 8’e çıkmış olacak.
Türkiye’nin, 4’ü haberleşme (Türksat 3A, Türksat 4A, Türksat 4B, Türksat 5A), 3’ü gözlem (Göktürk-1, Göktürk-2 ve RASAT) olmak üzere aktif 7 uydusu bulunuyor.
Uzay yarışında milletimizin Amerika ve Rusya gibi ülkelerden geride kalmamak için çaba göstermesi her türlü takdirin üstünde.
Türk milleti olarak şu anda bulunmamız gereken yerden çok-çok gerilerdeyiz.
Temennimiz uzay yarışında olduğu gibi her türlü ekonomik ve kültürel gelişmelerde Yüce Türk milletinin tüm dünya ülkelerinin önünde olmasıdır.
Atalarımız bunu başarmışlardı.
Füzeciliğin atası Lagari Hasan Çelebi adında bir Müslüman Türk’tür.
Dünyada ilk defa uçan, Hezarfen Ahmet Çelebi adında bir Müslüman Türk bilginidir.
Uçma tasarısını ilk defa gerçekleştiren Ahmet Çelebi aynı zamanda dünya planörcülüğünün de ilk öncüsüdür.
Füzeyle ilk uçan Türk lakabını alan Lagari Hasan Çelebi, 1633 yılında 50 okkalık barut macunu ile dolu yedi kollu bir fişeğe binerek ateşletmiş ve füzenin barutu bitince, füzeye yerleştirdiği kanatları açarak denize inmiştir.
Yine Hezarfen Ahmet Çelebi de 1636 yılında Galata Kulesi’ne çıkmış ve kendini rüzgâra bırakarak lodosun da yardımıyla İstanbul Boğazından geçmiş ve Üsküdar’daki Doğancılara inmiştir.
Vücuduna taktığı kanatlarla bu uçuşu başaran Hezarfen Ahmet Çelebi’nin bu başarısı adının havacılık tarihine altın harflerle yazılmasını sağlamıştır.
Rüzgârın esme şeklini dikkate alması nedeniyle de onun yaptığı bu uçuş denemesinin aynı zamanda planörcülere de örnek olduğu söylenebilir.
Rusya ve Amerika’nın adı bile yokken, atalarımızın yaptığı bu denemeler devam etseydi, şu anda belki de uzayda Türk yapımı araçlar yarışacaktı.
Bir el, karanlık bir el üzerimizden atıldığı anda, belki de bu yarışta biz de ön sıralarda var olacağız.
Önemli olan üzerimize kâbus gibi çöken bu karanlık eli teşhis etmek ve Türk – İslam sentezini hükümran kılmaktır.
Hoşça kalınız.