Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABİDİN GÜNEYLİ-TOPSUZ İĞNE: DIŞİŞLERİ..!

Bu haberin fotoğrafı yok
*Osmaniye’de Atatürk İlkokulu’nda okurken bugün bile adını unutmadığım öğretmenlerimiz var. Eskiden ilkokulda öğrenciyi bir öğretmen alır ilkokulu bitirinceye kadar okuturdu.
*Benim ilkokul öğretmenimin adı Sevim Güçlüten(Yanık).
Sağ ise Allah sağlık ve uzun ömür dilerim, vefat etmiş ise rahmet dilerim. Okulumuzda ismini hatırladığım bir çok öğretmen vardı. Hepsini dualarımla anıyorum.
*Bu yazımda bahsetme gereği duyduğum okulumuzda öğretmen Edibe Cirit vardı. Eşi de doktordu.
*Benden bir yaş büyük bir oğlu vardı Oktar Cirit. Oktar Cirit sanıyorum siyasal bilgiler fakültesini bitirdi ve dışişleri bakanlığında göreve başladı. Ara sıra Ankara’da ya da Osmaniye’de karşılaşınca konuşurduk. Hemşerilerine düşkündü. Çok kibar bir insandı.
*Oktar Cirit: 16 Şubat 1976’da Türk diplomat Beyrut’ta düzenlenen silahlı saldırıda şehit edildi! Ruhu şad mekanı cennet olsun.
* Oktar Cirit: O zaman Ülkemizin Beyrut Büyükelçiliği Başkâtibiydi. Beyrut’un en işlek caddesinde arkasından yaklaşan kimliği belirsiz bir saldırganın tarafından şehit edildi.
*Oktar Cirit’in şehit edilmesi önce Beyrut’ta yaşanan iç savaşla ilgili olduğu sanılmış ancak sonradan ASALA ‘Günümüzün PKK’sını doğuran Ermeni örgütü) tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
* “Bayram değil seyran değil, bu konu nereden çıktı?” diyebilirsiniz.
*13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin ölümü ile sonuçlanan faciadan sonra oluşan karmaşada bir maden işçisini tekmeleyen bir devlet memurunun ödül olarak; Almanya/Franfurt büyükelçiliğine Ticaret Ataşesi olarak atamasından sonra kafam karıştı, şöyle bir geçmişe baktım.
*İşte İlkokul öğretmenlerim ve Oktar Cirit  aklıma düştü.
*Dışişleri olunca da günümüze baktım.
*Maşallah… Maşallah.
*Maşallah ki maşallah.
*Ne kadar AK Parti eski milletvekili, eski belediye başkanı varsa büyükelçi olarak atanmış!
*Üşenmedim saydım: Tamı tamına 11 kişi büyükelçi olarak atanmış!
*Yeterli tahsilleri vardır diye düşünüyorum.
*Damdan düşer gibi hiçbir dışişleri deneyimi olmadan büyükelçi olarak atanmaları hangi akla hizmettir?
*Bu deneyimsiz büyükelçiler bulundukları ülkelerde ne gaflar yapmışlardır kim bilir?
*Bir gazete “Dışişleri Bakanlığı AKP’nin arka Bahçesi haline geldi” yazmış.
*Ama ne emekli büyükelçilerden, ne de halen görevde olan büyükelçilerden hiç ses çıkmadı. Halen görevde olanların suskunluğunu anlıyorum, ama emekli olmuşların sessizliğini anlamıyorum!
*Osmaniye’de bir söz vardır ”Doğru söze emmin ne desin”
İYİ DOST(!)
*Gazetemizi okuyarak ya da internet sitemizden takip eden okuyucularımızın da bildiği gibi haftada iki yazı yazıyorum.
*Her yazı yazmaya başladığımda, “Artık yeter yazmalıyım” diyorum ama bilgisayarı açınca, “Boş ver, değmez!” diyorum.
*Aylar, hatta yıllar ”Boş ver, değmez” diyerek sabır ederek geçiyor..!
*Bu yazılanlar  böyle vefasızlık olmaz dedirtti.
*Tabii ki verdiğim her destek için bir gün o da bana destek çıkar diye düşünmedim ama…
Şimdi olanlar içimi sızlatıyor.
“Böyle bir durumla karşılaşırsan bir daha yapma aklını başına al” diye düşündüğüm de oluyor.
*Bu düşüncemde ileride bir şeye ihtiyaç duyacak tanıdıklarıma ilgisiz kalmama sebep olacak.
*Her yazdığı yazıda içinde biriktirdiklerini kusuyor. Önceleri alıngan olduğumu, bu kadar alıngan olmamam gerektiğini düşünüyordum. Öyle ki yazdığı her yazıda lafı döndürüp dolaştırıp isim vermeden bana getiriyor ve aşağılayıcı sözlerini söylüyor.
*Öyle ki sakal bıraktığımı bile bile ,”Sakal bırakarak şair olunmaz” diye yazdı. Uyardım, hemen o yazısını sildi.
İşte bu tavrı yazılarındaki hedefin ben olduğum kanımı iyice güçlendirdi. Halbuki “seninle ilgili değil bu ülkede tek sakal uzatan sen misin?” deseydi ve yazısını silmeseydi yanılmışım diyecektim.
*Ama anladığımı anlayınca yazıyı sildi.
*Uzun yıllar önce tanışmış ve birçok şiir etkinliğinde birlikte olmuştuk. Ben iyi dost ve arkadaş olduğumuzu düşündüm hep, ta ki üstü kapalı yazılar yazılıncaya kadar.
*Bana ihtiyacı olmayan zamanlarda da hep destekledim, bana ihtiyacı olduğu zamanlarda da hep destekledim arkasında durdum. Hakkında hiç kötü söz söylemedim. Bana olan bu nefretin sebebini hiçbir zaman çözemedim!
*O kadar çok destek verdim ki şimdi içim yanıyor.
*Öyle pişmanım ki artık dönüşü yok.
*Olan oldu.
*Hala yazılar yazılmakta.
*Keşke yiğitlik gösterip adımı yazsa ama o yürek yok.
*Adımı yazsa bende açık açık geçmişi anlatır “yalan mı?” diye sorarım.
*Ama adımı yazmıyor/yazamıyor..!
*Böylece yazdığı yazıların edebi yazılar olduğunu sanıyor.
*İnsan önce bir aynaya bakar.
* “Ben neden bunları yazıyorum, kime ne yararı var?” diye düşünür.
*Pandemi’deymiş gibi yıllardır. Madem hep maskelisin neden diğer kurallara dikkat etmiyorsun.
*Maske, mesafe, hijyen…
*Diyorum ve sözümü burada bitiriyorum.
*Allah akıl fikir versin, bir de bakması için ayna versin diyorum…
ÇARPITILMIŞ SÖZLER:
       Dost tatlı söyler…