Hz. Ömer’e atfedilen bir söz var: “Bazen en kötü yollardan gelenler, en sağlam tövbenin sahipleri olur.”
Ne kadar doğru.
Çünkü hiç düşmeyen, düşmenin ne demek olduğunu bilmez. Hiç batmayan, çıkmanın kıymetini bilmez. Hiç günah işlememiş gibi duran, tövbenin tadını da bilmez.
En sağlam tövbe, en dibi görmüş olanın tövbesidir.
Neden biliyor musun?
Çünkü o yolu biliyor. O yolun sonunda ne olduğunu gördü. Alkışın da, paranın da, şöhretin de koca bir boşluk olduğunu gördü.
Ve bir gün dedi ki: “Bu yol yol değil.”
İşte o an, Allah’a en yakın olduğu andır.
Allah Kur’an’da sevdiklerine “evvah” diyor. Çok ah çeken, çok iç çeken demek. En çok kim ah çeker? Çok yorulmuş olan. Çok pişman olan.
Dikkat et, Peygamberlerin yanında hep kimler var?
Hz. Musa’nın yanında büyücüler vardı. Firavun’un adamlarıydı, sihir yapıyorlardı. Tövbe ettiler, o gün şehit oldular.
Peygamberimizin yanında kim vardı? Ebu Bekir gibi tertemizler de vardı ama Ömer gibi sert, Halid gibi kılıç çekmiş, İkrime gibi düşmanlık etmiş insanlar da vardı. Onlar tövbe edince, dinin direği oldular.
Çünkü biliyorlardı neyi bıraktıklarını. Bedelini biliyorlardı.
Az günah işleyen, tövbesinde de az titrer. Çok günah işleyen, tövbesinde deprem gibi titrer. Secdesi daha ıslaktır. Duası daha yanık olur. Bir daha oraya dönmemek için kapıları daha sağlam kilitler.
Şeytan insana der ki: “Sen çok battın, senin tövben kabul olmaz.”
Yalan. Şeytanın en büyük yalanı budur.
Allah diyor ki: “Allah çok tövbe edenleri sever.” [Bakara 222]
Çok namaz kılanları sever demiyor, çok tövbe edenleri sever diyor. Çünkü çok tövbe eden, çok pişman olandır. Çok pişman olan ise en kötü yollardan gelendir.
O yüzden geçmişine bakıp utanma. Eğer bugün utanıyorsan, bu senin sağlam olduğunun işaretidir.
Allah senin geçmişini silmek için bahane arıyor. Sen bir adım gel, O on adım gelecek.
En kötü yoldan geldin diye üzülme.
Belki de en sağlam kul olmaya geliyorsun.

