Dünyada çocuk hakları başta olmak üzere hiçbir hak kolay elde edilememiştir. Çocuk hakları da bu haklardan biridir. Birleşmiş Milletler tarihinde dünyada çocuk haklarının hayata geçmesi zaman almıştır.
Dünyada çocuk hakları ile ilgili ilk uluslararası çalışma ve Dünya Çocuk Günü fikri, 1925 yılı Ekim ayında Cenevre’de doğmuştur.
Cenevre’de yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı’nda, 54 ülkenin katılımıyla alınan kararla Çocukların Haklarının Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir. Buna göre, ekim ayının ilk pazartesi günü Dünya Çocuk Günü olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenle Dünya Çocuk Günü, ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanmaktadır. Bu tarih, 2026 yılında 5 Ekim’e rastlamaktadır.
Dünya Çocuk Günü, dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin oluşumunun ilk aşamasıdır. Temel hedef; Dünya Çocuk Günü adıyla çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşamasını, çatışmalardan ve istismarlardan korunmasını, çocukça yaşama özlemlerinin pekişmesini ve yaşama, korunma, gelişim, katılım ve okul eğitimine devam etme gibi temel haklarının hayata geçmesini sağlamaktır.
Ancak sadece çocuk günü ilan etmekle kalınmamış, bu hakların ülkelerde uygulanabilirliğinin takibi için maddeler hâlinde uluslararası sözleşme metnine dönüşmesi ihtiyacı doğmuştur. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 20 Kasım 1989 tarihinde 189 ülkenin kabul oyuyla 54 maddelik Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul etmiştir.
Birleşmiş Milletler tarihinde en fazla ülkenin imzası ve onayı ile kabul edilen uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuk hakları açısından önemli bir kazanım olmuştur.
Temel hedef, çocukların yaşam koşullarını daha iyi hâle getirmektir. Çocuk hakları 54 maddeden oluşmakla birlikte, dört temel maddede özetleyebiliriz. Bunlar; yaşama, korunma, gelişim ve katılım haklarıdır.
Görüldüğü üzere çocuk haklarının kazanılması çok kolay olmamıştır.
Çocuk Hakları Sözleşmesi Türkiye’de 1995 yılında imzalanmıştır. İç mevzuata ve uygulamaya geçmesi 2000’li yıllarda hızla hayata geçirilmeye başlanmıştır.
Çocuk hakları açısından bugün dünya ülkelerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında “çocuk işçiliği” ve çocuk işçiliği ile mücadele gelmektedir.
Dünya üzerinde bugün yaklaşık 200 milyona yakın çocuk, çocuk işçiliği ve çocuk istismarı riski ile karşı karşıyadır. Birçok çocuk ya işçi olarak çalışmakta ya da savaşın ortasında veya açlık sınırında, ihmal ve istismar riskiyle karşı karşıya yaşamını sürdürmektedir.
Başta Filistin’de savaş mağduru çocuklar olmak üzere, dünyanın bir yerinde çocuklar savaşlardan en çok etkilenen kitle olarak görülmektedir.
Ülkemizde ise başta Anayasamız, Çocuk Koruma Kanunlarımız, genelge ve emirlerde çocukların korunması esas alınmıştır. Hayata geçirilen projelerle çocuk işçiliği büyük ölçüde önlenmiştir.
Görüldüğü üzere dünyada ve ülkemizde çocukların haklarının korunması çok kolay olmamıştır.
Bu nedenle çocukların korunması için en önemli görev aileye düşmektedir. Ailenin eğitimi ve gerektiğinde sosyal yardımlarla desteklenip çocukların sağlıklı yetişmesi ve okul hayatına devamı mutlaka sağlanmalıdır.
Bu konuda Mersin, 2005’li yıllardan bu yana yürütülen “Çocuk Koruma” odaklı projelerle Türkiye’de diğer illerimize örnek model olmuştur.
Mersin’de yürütülen çocuk hakları projeleri, 2017 yılından bu yana 81 ilde Sosyal Bilgiler ders kitabında okutulmaktadır.
Sonuç itibarıyla çocuklarımız ülkemizin ve dünyanın geleceğidir. Başta aileler olmak üzere devletin tüm kurumları ve vatandaşlarımız çocuklarımızın haklarına saygı duymalı, onları her türlü zarardan korumalıyız.
Tüm çocukların Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.

