Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İSLAHİYE’NİN GURURU OPET-FİKRET ÖZTÜRK

Opet – Fikret Öztürk: “9 sene öğretmenlik yaptım ama o

Opet – Fikret Öztürk: “9 sene öğretmenlik yaptım ama o yıllarda bir yandan da ticaretle uğraşmaya başlamıştım.”

“Eşime dedim ki sen öğretmenliğe devam et, ben ayrılıp ticarete gireceğim.”

“Sonra öğretmenlikten istifa ettim ve ticaret hayatına geçtim.”

“1978’de Mersin’de madeni yağ dükkanı açtım.”

İlk işimiz buydu.

“Sonra akaryakıt işine girdik.
İstasyon sayımız yavaş yavaş arttı.”

“Bir dönem Mersin’de 10-15 civarında istasyona ulaştık.”

“Madeni yağ tarafında da Türkiye’nin en büyük distribütörlerinden biri haline geldik.”

Bir noktadan sonra Mersin bize dar gelmeye başladı.

Dedim ki artık İstanbul’a gitmemiz gerekiyor.

Eşimi de ikna ettim.
İstanbul’a geldik.

İstanbul’a geldikten sonra dağıtım şirketi nasıl kurulur diye araştırmaya başladım.

Yaklaşık 6 ay araştırdım.

1992 yılının sonunda Opet Akaryakıt Dağıtım Şirketi’ni kurduk.

Opet’i kurduk ama sermayemiz sınırlıydı.

İstanbul’da, Ankara’da istasyon açacak kadar paramız yoktu.

Köylerden başladık.
Çünkü köy istasyonlarının maliyeti düşüktü.

Satışı da düşüktü ama bizim sermayemize uygundu.

Köy köy istasyon açtık.
Sonra kasabalara geçtik.
Oradan şehirlere doğru büyüdük.

Opet’i yeni kurduğumuz dönemde BP’nin pazarlama müdürlerinden biri geldi.

Hayırlı olsun, dağıtım şirketi kurmuşsun dedi.
Hedefin ne diye sordu.

Ben de köylerde istasyon açacağım dedim.

Tabii bunu söyleyince adam güldü.

Onların hedefi büyükşehirlerde büyümekti.

Ben de sizin politikanız doğru ama benim sermayem yok dedim.

Onun için kendi paramıza göre hareket ettik.
Köylerden başlayarak büyüdük.

Opet’i ilk kurduğumuzda büyük şirketler bizi çok ciddiye almıyordu.
Küçük görüyorlardı.

Biz çalışmaya devam ettik.

1992’den 2002’ye kadar pazar payımız yaklaşık yüzde 10’a ulaştı.

Sonra baktılar ki hızlı büyüyoruz.
Bu defa bizi rakip olarak görmeye başladılar.

Bir süre sonra Koç Grubundan ortaklık teklifi geldi.

Bizi 6-8 ay kadar incelemişler, araştırmışlar.

Ben baştan, satın almak istiyorsanız hiç konuşmayalım diye söyledim.

Ortak olmak istiyorsanız tek şartım var.
Yüzde 50-50 olacak.
Bunun dışında herhangi bir ortaklığı konuşmam dedim.

Kabul ettiler, rakamda da anlaştık ve ortak olduk.

Ben kendimi sıfırdan gelmiş bir Anadolu çocuğu olarak görüyorum.

Öğretmenlikten ayrıldım.
Mersin’de küçük bir dükkan açtım.
Köy istasyonlarından başladım.
Yıllarca banka kredileriyle büyüdüm.

Sonunda Türkiye’nin en büyük gruplarından Koç’la yüzde 50 ortaklık yaptım.

Opet’i kurduğumuz günden Koç ortaklığına kadar sürekli banka kredisi kullandık.

Çünkü sermayen sınırlıysa büyümek için risk almak zorundasın.

Ben sadece cebimdeki peşin parayla iş yaparım dersen çok zor büyürsün.
Benim ticaret anlayışım buydu.

Ben işe başladığımda yüzlerce istasyon kuracağım, uluslararası şirketlere kafa tutacağım diye bir hayalim yoktu.

Zaten o gün gidip böyle bir hedef açıkladığınız anda sizi daha büyümeden yok ederlerdi.

Biz kendi yolumuzu çizdik.
Sessizce büyüdük.
İş büyüdükçe hedefimizi de büyüttük…

Bugünlere kadar da geldik.
Opet 🇹🇷👏🇹🇷