Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MUSA EROĞLU VE OZANLIK

Musa Eroğlu, Kendisine “Ozan” Diyen Sunucuya Öyle Bir Cevap Verdi
Musa Eroğlu, Kendisine “Ozan” Diyen Sunucuya Öyle Bir Cevap Verdi ki…
Bir televizyon programında sunucu, Musa Eroğlu’nu “ozan” olarak tanıttı.
Ancak Musa Eroğlu, bu unvanı kabul etmek yerine herkese ders olacak kadar açık ve dürüst bir cevap verdi:
“Ben ve benim gibi bağlama çalarak tanınan insanların hiçbiri ozan değildir.
Ben müzisyenim.
Bana ozan demek, Karacaoğlan’a, Pir Sultan Abdal’a ve bu geleneğin gerçek temsilcilerine haksızlık olur.
Sapla samanı birbirine karıştırmayalım.”
Çünkü ozanlık yalnızca güzel bağlama çalmak ya da türkü söylemek değildir.
Ozan; yaşadığı çağın acısını, halkın derdini ve Anadolu’nun hafızasını söze dönüştüren kişidir.
Musa Eroğlu’nu büyük yapan da kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmamasıdır.
Şöhretin ve alkışın içinde bile haddini, yerini ve geleneğe olan saygısını bilmesidir.
Bugün birçok insan sesiyle, sanatıyla veya ürettiği değerle değil; çıkardığı tartışmalarla ve yaptığı şovlarla gündemde kalıyor.
Milyonlarca takipçiye ulaşmak, her zaman gerçek bir sanatçı olmak anlamına gelmiyor.
İşte sahip çıkılması gereken insanlar bunlar:
Kendisini büyütmek için geçmişin ustalarını küçültmeyen, sanatını şova dönüştürmeden yıllarca ayakta kalabilen gerçek sanatçılar…
Musa Eroğlu yalnızca büyük bir bağlama ustası değil.
Aynı zamanda nereden geldiğini ve kimlere borçlu olduğunu unutmayan bir Anadolu insanıdır.