Mersin çarşısında yapılan sokak röportajları, vatandaşın gündeminde ekonomik sıkıntıların açık ara öne çıktığını ortaya koydu. Farklı yaş ve meslek gruplarından yurttaşlar, hem alım gücündeki düşüşü hem de şehirdeki temel sorunları çarpıcı ifadelerle dile getirdi.
“100 TL ile artık hiçbir şey alınmıyor!”
Vatandaşlara yöneltilen “Eskiden 100 TL ile ne alıyordunuz, şimdi ne alabiliyorsunuz?” sorusu, hayat pahalılığını gözler önüne serdi.
52 yaşındaki bir esnaf, geçmişle bugünü kıyaslayarak “Eskiden pazara girip iki poşet dolusu ürün alabiliyorduk, şimdi 100 lirayla birkaç parça sebze ancak alınabiliyor” dedi.
Üniversite öğrencisi bir genç ise 100 liranın günlük harcamalara bile yetmediğini belirterek, “Bir kahve içip bir şey yediğinde para bitiyor” sözleriyle durumu özetledi.
Emekli bir vatandaş da artık cebindeki 100 liranın bir anlam ifade etmediğini vurgularken, kuryelik yapan bir başka yurttaş ise artan yakıt fiyatlarının işlerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Hizmet sektöründe çalışanlar da benzer görüşte. Bir kuaför, “Eskiden bakım yapılabiliyordu, şimdi tek bir hizmete bile yetmiyor” diyerek müşteri sayısındaki düşüşe dikkat çekti.
“En büyük sorun ekonomi ve işsizlik”
“Bu şehirde en büyük sorun ne?” sorusuna verilen yanıtlar da büyük ölçüde ortaklaştı.
Bir manav, “İnsanların alım gücü düştü, biz satamıyoruz” diyerek ekonomik daralmayı işaret etti.
Gençler ise işsizlikten yakındı. İş arayan bir vatandaş, “Okuyorsun ama iş yok, olanlar da güvencesiz” diyerek umutsuzluğunu dile getirdi.
Trafik ve altyapı eksiklikleri de öne çıkan diğer sorunlar arasında yer aldı. Bir taksici, şehirde artan düzensizliğe dikkat çekerken, bir mağaza çalışanı kira fiyatlarının vatandaşın belini büktüğünü söyledi.
Emekli bir öğretmen ise Mersin’deki sorunların temelinde “plansız büyüme” olduğunu ifade etti.
“Mersin yaşanabilir ama giderek zorlaşıyor”
“Mersin’de yaşamak kolay mı zor mu?” sorusuna verilen yanıtlar ise daha dengeli bir tablo ortaya koydu.
Birçok vatandaş, ekonomik nedenlerle yaşamın zorlaştığını belirtirken, şehrin sunduğu imkanların hâlâ bir avantaj olduğunu ifade etti.
Garson olarak çalışan bir genç, “Kazandığın para yetmiyor” derken, bir esnaf “Eskisi kadar kolay değil ama yine de büyük şehirlere göre idare eder” yorumunda bulundu.
Öğrenciler ve aileler ise özellikle maddi imkanlara bağlı olarak yaşam kalitesinin değiştiğini vurguladı. Çocuklu bir anne, artan masrafların hayatı zorlaştırdığını ancak şehrin imkanlarının hâlâ cazip olduğunu dile getirdi.
Genel tablo: Ortak kaygı geçim
Röportajların ortak noktası, geçim sıkıntısının toplumun her kesimini etkilediği yönünde. Ekonomi, işsizlik ve hayat pahalılığı Mersin’de yaşayanların en temel gündem maddeleri olarak öne çıkarken, vatandaşlar her geçen gün artan maliyetler karşısında daha fazla zorlandıklarını ifade ediyor.

