Mersin’in kalabalık cadde ve sokaklarında gündem, binlerce kilometre ötede yaşanan ama etkisi yakından hissedilen bir başlık: Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasındaki artan gerilim. Öğle saatlerinde mikrofon uzatılan Mersinliler, olası bir savaş ihtimalini ve bunun Türkiye’ye yansımalarını farklı açılardan değerlendirdi.
Farklı yaş ve meslek gruplarından vatandaşların ortaklaştığı nokta ise dikkat çekici: Belirsizlik ve endişe.
Esnafından öğrencisine, emeklisinden kuryesine kadar birçok kişi, olası bir çatışmanın en hızlı etkisinin ekonomi üzerinden hissedileceğini dile getiriyor. Artan petrol fiyatları, yükselen döviz kuru ve hayat pahalılığı en büyük kaygı başlıkları arasında öne çıkıyor.
Gençler, savaş ihtimalinden çok süregelen gerilimin yarattığı güvensizlik ortamına dikkat çekerken, daha ileri yaştaki vatandaşlar ise geçmiş deneyimlere dayanarak “küçük kıvılcımların büyük krizlere dönüşebileceği” uyarısında bulunuyor.
Sokaktaki vatandaşın bakışı net: Savaşın coğrafyası uzak olabilir, ancak etkisi sınır tanımıyor. Ekonomiden göç hareketlerine, psikolojik etkilerden günlük yaşama kadar geniş bir alanda sonuç doğurabilecek bir kriz ihtimali, Mersin çarşısında da hissediliyor.
Yapılan görüşmelerin sonunda öne çıkan ortak kanaat ise şu:
Böylesi bir savaşın kazananı olmaz. Bedeli ise en çok, gündelik yaşam mücadelesi veren sıradan insanlar öder.

