5 Şubat 2023

‘TARHAN NARENCİYE TARIM ALANLARININ KATLEDİLMESİNE ÖNCÜLÜK YAPTI!’

“Mersin Kent Konseyi sustu! MTSO sustu! Sivil toplum örgütleri sustu! Meslek odaları susmak zorundaydılar..!”

Haber / MUSTAFA ÖZCAN

Mersinli Duayen Mimar Abdullah Yılmaz Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’a yüklendi. Tarhan’a “Neden 400 dönüm narenciye tarım alanını beton yığınına çevirecek imar plan tadilat talebini acil olarak kendi meclis gündeminize getirdiniz?” sorusunu soran Yılmaz, “Mezitli Belediye Meclisi’nden hem de ‘Oy birliği’ ile geçmesini sağladınız. Kendi belediye sınırlarınız içerisinde, bu tarım alanlarının yağmasının önünü siz açtınız. Sahilde dere yatağı içerisinde, imarında sorunlar olan, kent siluetine uygun olmayan, Mezitli’yi biraz daha fazla yaşanmaz kılacak. Uzun süre bu inşaatın ruhsatı bizden önceki belediye tarafından verilmiştir diye yazmanıza rağmen şimdi neden sessiz kaldığınızı, bu kentsel yağmada kamu yararı var mıdır? Soruyorum?” şeklinde konuştu.
“Neşet Tarhan yürütmeyi durdurmak için hukuksal süreci başlatı mı?”
Neşet Tarhan’ın yürütmeyi durdurmak için hukuksal süreci başlatıp başlatmadığını soran Yılmaz, “Dört senedir yurt dışında, yurt içinde tanıtımı yapıldı. Dünyanının her bir yanından binlerce bilim adamının, Mersin’de yaşayanların farkına varamadıkları ‘Dünya kenti Mersin’e’ narenciyenin merkezi Çukurova’ya akacakları yıllarca büyük harcamalarla duyuruldu, ofisler açıldı. Oysaki ‘Mersin Uluslararası Turunçgil Kongresi’ni maalesef Mersin halkı dahi duymamış. Sadece son iki gün düzenlenen narenciye festivalini duymuşlar. Mersin’de 6-11 Kasım tarihleri arasında ilk kez yapılan, her 4 yılda bir dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen turunçgil dünyasının dünyaca bilinen en prestijli organizasyonu. ‘Mersin Uluslararası Turunçgil Kongresi’ hüsranla bitti! Yaklaşık 60 ülkeden 2 bin 500’e yakın danışman, üretici ve bilim insanları katılacaktı. Turunçgil ürünlerine ilişkin olarak binin üzerinde sunum yapılacaktı. Maalesef hepsi sözde kaldı. Katılım yok denecek azdı, az sayıdaki sunum boş koltuklara yapıldı. Boş koltuklara Mersin’de narenciye bahçelerine ne kadar önem verildiği, narenciye tarım alanlarının nasıl korunduğu konusunda söylemler, siyasi şovlar yapılamadı. Çünkü daha geçen sene Davultepe’de 600 dönüm civarında narenciye bahçesinin katledilip, kişisel ranta, küçük sanayi sitesine dönüştürülmesi için Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan verdiği imar plan tadilatı teklifini bizzat kendi meclisinden geçirmişti! Keşke kongre süresince teknik geziler yapılabilse, teknik gezilerin ilkinin de, Mezitli Belediye Başkanı’nın bizzat yeşil narenciye tarım alanlarının katledilmesine öncülük yaptığı alanı kendisinin turist rehberliğinde gelen bilim adamları görüp inceleyebilselerdi.” dedi.
‘Mersin Kent Konseyi sustu! MTSO sustu!’
Davultepe’de, toplam 420 dönüm narenciye bahçesini sanayi sitesi kurmak için 60 bin verimli narenciye ağacının kesilerek betonlaşacağının görülmesi gerektiğini vurgulayan Abdullah Yılmaz, “Verimli narenciye bahçelerine, on binlerce üzeri meyveli ülke ekonomisine ciddi katma değer sağlayan narenciye bahçelerinin koruması gerekenlerce ranta nasıl peşkeş çekilmek istenirken son anda bölge halkının sahiplenip hukuksal süreç başlatıp, yürütmeyi durdurduğunu, ÇED raporu bile olmadan toprak koruma kurulunun 1. sınıf tarım alanlarına nasıl tarıma uygun olmayan çorak, taşlık arazi raporu verdiğini, organize kent soyucularının kişisel rantları için kendilerine peşkeş çekilmek istenen değerli tarım arazilerini, az sayıda da olsa katılımcılar gerçeği yerinde görmeliydiler. Görsünlerdi ki toprak koruma kurulunca bölgeye verilen bilim dışı tarıma elverişsiz raporunun Mersin İli, Mezitli İlçesi, Davultepe Mahallesi sınırları içerisinde Küçük Sanayi Sitesi yapılmasına yönelik, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nden mecliste grubu olan tüm siyasi partilerin nitelikli narenciye bahçelerinin kamu yararı içermeyen kişisel rant temalı beton yığınına dönüşmesine oy birliği ile verdikleri katliam kararları konuşsalardı. Mersin’de narenciye alanlarına karşı işlenen kent suçları, alınan kararlar ve kentsel suçu işleyen kararların aktörleri ortada iken, mecliste oy birliği ile alınan kararlarda kentsel rant olmadığı, kamu yararı olmadığı kesinken Tece’deki kent katliamına, tarım alanlarının katledilmesine karşı üç maymunu oynamaya devam eden başta belediye başkanları olmak üzere, siyasi bir kaygı gütmeksizin oy birliği ile narenciye bahçelerini kişisel ranta peşkeş çekenleri kamuoyu bir kez daha tanımalıydı. Kentin organize olmuş dinamikleri, sahiplerinin verdiği dozaj ayarlarından dolayı, Mersin Halkının farkında organize kent yağmasından haberdar olmaması için, mülkiyetleri olan tarım alanlarının ellerinden alınması, arazilerine çökülüp, yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak büyükşehir belediye meclisinden oy birliği ile alınan hızlı kamulaştırma kararının unutulması için, Mersin Kent Konseyi sustu! MTSO sustu! Sivil toplum örgütleri sustu! Meslek odaları susmak zorundaydılar. Önce dozaj ayarı aldılar, sonra makam, mevki, kişilik aldılar. Sonra iş aldılar ve biatçı oldular!” ifadelerini kullandı.
“Bu talan, yağma için kuvvetli bir destek beklediler”
Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın, Mersin’deki siyasi parti temsilcilerinin neden sustuğunu soran Yılmaz, “Mersin şehri emini neden sustu? Büyükşehir Belediyesi Meclis Meclis Toplantısı’nda bu küçük sanayi yapımını kimse engelleyemeyecek diyerek masaya yumruğunu vurmuştu. Vazgeçmiş değiller bekliyorlar, narenciye festivali süresince ihtiyaç molası verdiler, şimdiden seçim molası! Narenciye Kongresi’nde ilk bilimsel bildiriyi iki sene önce Davultepe Mahalle Muhtarı sunmuştu. ‘Bu turunçgillerle dolu arazilerin tarıma elverişli olmadığını söyleyen yetkililer hiç bu alana gelmişler mi?’ diye sormuştu. ‘60 bin limon, narenciye, zeytin ağacımız kesilecek mi?’ diye sormuştu. ‘İşlediğiniz kent suçu 2022 yılında yapılan narenciye festivali süresince yapılacak bilimsel toplantılarda oluşturulacak bölgesel narenciye tarım politikalarıyla, uygulamalar tam ters görmüyormusunuz, ne yapmak istiyorsunuz?’ diye sormuştu. Oysaki muhtar ve bölge halkı günümüzde kongre açılışında artistlik pozlar veren çakma narenciye tarım alanları koruyucularından bu talan, yağma için kuvvetli bir destek beklediler. Destek yine başta muhtar, bölge halkından çıktı. Tüm onaylar alınmamasına rağmen, projeleri, maketleri hazırlanan büyük şovlarla satışına başlanan, “Tarıma elverişli alan değil” denilenerek, yaklaşık 60 bin ağacın bulunduğu alanın küçük sanayi sitesi olarak planlanmasının narenciye kenti Mersin’e yapılacak en büyük yanlış olacağını, mahalle muhtarından, bölge çiftçilerinden başka kimse, “Kıymayın bu 1. sınıf nitelikli narenciye tarım alanlarına, yeşile!” diye haykırmadı. Mersin’de “İkircikli belediye başkanları, belediye meclis üyeleri”, vekiller, STK’ların başkanları, toprak koruma kurulu üyeleri, Mersin Ulusal Turunçgil Konseyi ve dolgu malzemesi bazı meslek örgütleri, vakıflar,Tece halkının yüzüne “Bu bölge tarım alanı, narenciye alanı” diyemediniz! Mersin Büyükşehir, Mezitli Belediye Meclisi’nde içerisinde 60 bin adet yetişkin narenciye ve zeytin ağacı olan 420 dönüm narenciye tarım alanının katledilip, yağmalanmasına, kamu yararı içermeyen, birilerinin kişisel rantı için sanayi sitesinin yapılmasına oybirliği ile onay verdiniz! Bölge halkı, alanın tarım arazisi olduğunu, bakanlıkça 1/100.000 ölçekli Adana, Mersin bölge çevre düzeni planınında, bölgenin tarım alanı olduğunu, organize kent soyucuların önce bölgenin kıraç, tarıma uygun olmayan taşlık bir arazi olduğunu öne sürerek çevre düzeni planında revizyon yapılıp tarım alanından çıkartılıp, kentsel servis alanına dönüştürülmesi için müracaat ediyorlar. Bilirkişi oluşturuluyor, “Bilirkişiler bölge bozuk ve kıraç, tarıma uygun değildir raporu veriyor.” diye konuştu.
“Mersin kenti 30, 40 katlı niteliksiz betondan, insan yaşamına aykırı betondan ormanlara dönüyor!”
Tarım alanıdır raporunu esas alarak yaptığı revizyon plan değişikliğine itiraz ediildiğini belirten Mimar Yılmaz, “Bilirkişilerin verdiği raporların gerçeği yansıtmadığını söylüyorlar. Davultepe 75. Yıl ve Anayurt Mahallesi’nde kentsel servis alanına dönüştürülen alan, DSİ’ye ait iki sulama kanalı arasında, alanda sulu tarımda yapılıyor. 1. Sınıf tarım arazisi. Alanda 35 bin özel limon türü olan, dikenli limon ve 10 bin adet zeytin ağacının yetiştiğini söylüyor. Burası 1. sınıf ürün alınan bir tarım alanıdır diyor muhtar, devam ediyor. Bir taraftan her yıl narenciye festivali düzenleyeceksiniz, bir yandan 35 bin limon ağacı, 10 bin zeytin ağacının katledilmesine onay vereceksin. Artık önümüzdeki yıllarda ithal ettiğimiz narenciye ürünleri ile narenciye festivali kutlarız. ‘Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.’ misali. Ne yazıkki Mersin liyakat sahibi insanların elinde değil, sahipsiz. Dilerim bölgede arazi toplayan, kişisel rant için onlara bu konuda yardım ve yataklık eden tüm kent hainleri, kibar kent soyucuları. Unutamayacakları, ‘Allah’ım ben ne yaptım?’ diyecekleri acılar yaşarlar. Mersin’de “İkircikli belediye başkanları, belediye meclis üyeleri”, vekiller, STK’ların başkanları, toprak koruma kurulu üyeleri, Mersin Ulusal Turunçgil Konseyi ve dolgu malzemesi bazı meslek örgütleri, vakıflar. Mersin Davultepe, Tece halkının yüzüne “Bu bölge tarım alanı, narenciye alanı” diyeceksiniz seçim zamanı utanmadan! Kent yağması, sahil yağması organize bir şekilde hızla devam ediyor. Mersin kenti 30, 40 katlı niteliksiz betondan, insan yaşamına aykırı betondan ormanlara dönüyor! İnsanlarımız farkında olmadan yüksek yapılaşma yönetmeliği olmayan Mersin’de, sadece makyajlı yüksek katlı mezarlara para ödüyorlar. Kentini peşkeş çekenlere farkında olmadan para ödüyorlar. Mersin’i dünya kenti yapacağım diye ortaya çıkanlar küresel iklim krizi değişikliğinden dünyadan, Mersin’den bir haber!  Mersin’de de halkın parası ile içi boş festivaller, konserler, moda defileleri, kutlamalar. Tüm amaç kentsel suçların balçıkla üzerlerini sıvamak için.” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir