GAZİ MERT-SOHBET KÖŞESİ: GENÇLERLE BAŞBAŞA: MUTLULUĞUN YOLU DİNE İNANMAKTAN GEÇER -1

Sevgili gençler.
2022’li  yılları yaşıyoruz.
Ramazan ayı nedeni ile son günlerde adeta din’le ilgili konularla yatıp kalkıyoruz.
Hemen-hemen bütün konularda din ön plana çıkıyor.
Bayram tatili için bile din konusu resepsiyonlara damgasını vuruyor…
Üniversite öğrencilerine kıyafet özgürlüğünde dini inançlar ortaya çıkıyor.
Lise ve dengi okullarda dersler düzenlenirken din derslerinden söz ediliyor.
Alevilikten söz edilirken din ortaya konuyor.
Her yıl din’ler arası diyalog toplantıları yapılıyor…
Siyasiler arasında çözülemeyen başörtüsü sorununun çözümü için Diyanet İşleri Başkanlığının görüşüne başvuruluyor…
Dini bayramlar, ramazanlar, oruçlar, cumalar, ayinler, verilen dini beyanatlar yeri ve zamanı geldikçe ülkelerin gündemine oturuyor…
Acaba din nedir?
Dine inanmanın sebepleri nelerdir?
Acaba din doğuştan mıdır?
Sonradan mı insanların zihnine yer etmiştir?
Dinlerde ortak özellikler nelerdir?
Hak dinler, batıl dinler günümüzde nasıl algılanmalıdır?
Hıristiyanlıkla, Musevilikle, Müslümanlığın 2022’li yıllardaki konumu nasıldır?
Gelin hep birlikte DİN konusunu masaya yatıralım:
Din;Allah’ın görevlendirdiği Peygamberler tarafından akıl sahibi insanlara tebliğ edilen, onlara rahat, huzur, saadet yollarını gösteren, onları dünya ve ahrette mutluluğa ulaştıran bir inanç sistemidir.
Bazı fikir ve düşünceler insanlarla birlikte doğmuşlardır.
Din fikri de insanlarla birlikte doğmuş, insanlık var olduğu sürece onunla birlikte yaşayacaktır.
Allah yarattığı varlıklar içerisinde insanları kötülüklerden uzaklaştırma, iyiye güzele, doğruya yöneltmek için gönderdiği emirleri peygamberleri aracılığı ile göndermiştir.
İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem’den, son Peygamber Hz. Muhammed (SAV)’e kadar 124 bin (bir rivayete göre, 224 bin) Peygamber gönderilmiştir. Peygamberler insanlık tarihi boyunca, Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara bildirmiş, son Peygamber Hz. Muhammed’in gelişiyle birlikte Peygamberlik halkası tamamlanmış ve ilahi emirler onun bildirimi ile son bulmuştur.
Peygamber; Cenabı Allah’ın, Cebrail (A.S) vasıtasıyla insanlara tebliğ etmek üzere vahiylerini bildirdiği seçkin kimsedir.
Peygamberler; İnsanların dünya ve ahrette saadete ulaşmaları için lüzumlu prensipleri, Cenabı Allah’tan, Cebrail vasıtasıyla alan ve bu İlahi hükümleri ümmetlerine tebliğ eden İlahi elçilerdir.
Peygamberlerde bulunan ortak özellikler; günahtan, isyandan, masum olmaları yani günah işlememeleri…
Emanete riayet etmeleri…
Doğru sözlü olmaları…
Akıllı, uyanık, zeki olmaları…
Ve… Allah’tan aldıkları emirleri ümmetlerine ulaştırmalarıdır.
Bugün bütün insanlık en son gönderilen gaye-insan, ufuk-Peygamber Hz. Muhammed’in getirdiği dine uymakla yükümlüdür.
Allah’ın, peygamberleri aracılığı ile gönderdiği din öyle ilahi bir kanundur ki; insanlara yaradılışlarının gayesini ve onlara mutluluk yollarını öğretir. İnsanların kendilerini yaratan yüce Allah’a karşı nasıl teşekkür edeceklerini, hangi ahlak kurallarına uymalarının gerektiğini hatırlatır.
İnsanları en fazla etkileyen duygu din duygusudur.
Bu duygu sonradan öğretilmiş bir inanç şekli olmayıp doğuştan bir özelliktir.
Bu özellik Hz. Adem’le birlikte doğmuş ve sonsuza kadar devam edecektir.
Dünyada kurulan devletlerin ortaya koyduğu anayasa benzeri fikirler o devletlerle birlikte yok olmuşken, unutulmayan sadece din fikri, dini kurallar, dini gelenek ve görenekler, örf ve adetlerdir.
Din, tarihin her döneminde cemiyetlerin temel kavramları şeklinde etkin bir güç olarak kendini göstermiştir.
İnsanlar yapı ve yaradılış itibariyle dindar olmak ve dinin varlığını kabul etmek durumundadır.
Dinin varlığını kabul eden, Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasaklarından kaçınan, iyiliklere yönelen, kötülüklerden uzaklaşan insanlar mutlu olagelmişlerdir.
Din inancı; Adem Peygamber’den bu yana asırlar boyunca her türlü aleyhte propagandalara, her türlü baskı, zulüm ve işkencelere rağmen varlığını sürdüre gelmiştir.
Bu inanç; Terbiye ile, verasetle, mizaçla da izah edilemez.
Eğer bunlarla izah edilecek olsaydı bir önceki insanlara bu inanç nereden gelecekti?
Dini inancın başlangıcı ilk insan Hz. Adem’e dayanmaktadır.
Sonucu da insanlığın sonuna kadar devam edecektir.
Din inancı Allah’la insanlar arasındaki ilişkileri düzenler, insanların Allah’a karşı görevlerinin ne olduğunu öğretir.
Allah’ın yarattıklarına karşı nasıl hareket edilmesinin gerektiğini gösterir. İnsanların birbirleri ile olan İlişkilerini düzene koyar.
İlmi veriler, tarihi araştırmalar dinin insanlarla birlikte doğduğunu göstermektedir.
Allah’ın yarattığı İlk insan Hz. Adem aynı zamanda bir Peygamber olarak görevlendirilmiş ve Allah’tan aldığı emirleri insanlara duyurmuştur.
(devam edecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir