Toplumsal yozlaşma nedir?
Toplumsal yozlaşma; bir toplumda ahlaki değerlerin, ortak yaşam kurallarının, güven duygusunun ve sosyal sorumluluk bilincinin zaman içinde zayıflayıp yok olmasıdır.
Bugün içinde bulunduğumuz durum ne yazık ki tam olarak budur. “Herkes kendi başının çaresine baksın” anlayışının yaygınlaşması, empatinin azalması, kurallara uymak yerine onları nasıl çiğneyeceğinin düşünülmesi ve yapılan her yanlışın normalleştirilmesi toplumumuzu günden güne yozlaştırıyor.
Doğru ve yanlış ölçütlerimiz artık sadece kişisel çıkarlarımıza göre şekilleniyor.
Bugün çocuklarımızın eline silahların tutuşturulduğu, şiddetin ve silah baskınlarının kanıksandığı bir iklimde yaşıyoruz.
Peki biz kimi kimden koruyacağız?
Çocuklarımızı yine çocuklarımızdan mı koruyacağız?
11 yaşındaki bir çocuğun silahla gezebildiği, arkadaşlarını yaralayıp hayatına son verebildiği bir dönemde hiçbirimiz -en başta da çocuklarımız- güvende değiliz.
Sorunun çözümü toplumsal ayrışmayı derinleştirmek ya da şiddete şiddetle karşılık vermek değildir.
Çözüm; çocuklarımıza iyi birer örnek olmakta, birbirimizi dinlemekte ve anlamakta yatar.
Kuralların Anlamını Öğretmeliyiz:
Çocuklara kuralları sadece çiğnenmesi gereken engeller olarak değil, birlikte yaşayabilmemiz için ne kadar hayati olduklarını kavratmalıyız.
Empatiyi ve Adaleti Canlandırmalıyız:
Sadece kendi çıkarımızı değil, kamusal faydayı ve diğer insanların haklarını da düşünmemiz gerektiğini önce kendimize hatırlatmalıyız.
Değişimi Kendimizden Başlatmalıyız:
Güvensiz ortamlar en başta korkuyu besler. Anne babalar, amcalar, dayılar, yani toplumdaki tüm yetişkinler değişimi önce kendilerinde başlatmalıdır. Çocuklarımıza karşı daha ilgili, şefkatli ve sorumluluk sahibi olmak zorundayız.
Toplum, hepimizin nasıl bir dünyada yaşayacağını belirleyen ortak alanımızdır. Gelecek nesillere sağlıklı ve güvenli bir çevre bırakmak istiyorsak, her şey dönüşü olmayan bir yola girmeden önce bugün herkes elini taşın altına koymalı ve “Bende düzeltilmesi gereken ne var?” diye kendine sormalıdır.
Toplum olarak sağlıklı ve güvenli bir gelecek için bilinçli yaşamak zorundayız.

