Araştırmacı-yazar Abdullah Ayan, lojistik sektörünün Türkiye ve Mersin ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, Mersin Ana Konteyner Limanı Projesi’nin hayata geçirilememesinin kent açısından büyük bir kayıp olduğunu savundu.
Ayan, Peru’da Çinli Cosco Shipping Ports tarafından inşa edilerek işletilen Chancay Limanı’nı örnek göstererek, limanda elleçlenen her bir konteynerin Peru ekonomisine yaklaşık 4 bin 500 dolar katma değer sağlamasının öngörüldüğünü belirtti.
Bu örnek üzerinden Mersin Ana Konteyner Limanı’nın yaratabileceği ekonomik değerin hesaplanabileceğini ifade eden Ayan, 2009 yılında ÇED süreci tamamlanan projenin, öngörülen beş yıllık süre içerisinde 12-14 milyon konteyner kapasitesiyle hayata geçirilmesi halinde, konteyner başına 4-5 bin dolar katma değer yaratabileceğini kaydetti.
Ayan, böyle bir kapasitenin Mersin ekonomisine yıllık yaklaşık 60-65 milyar dolarlık ilave ekonomik katkı sağlayabilecek bir potansiyele işaret ettiğini belirterek, lojistik sektörünün Türkiye ekonomisine sağlayabileceği katkının yeterince değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Lojistik sektörü Türkiye’ye ne getirir, neler kazandırır?” sorusunun bu perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ayan, Mersin’in geçmişte büyük projeler konusunda yeterince güçlü bir sahiplenme ortaya koyamadığını savundu.
Ayan, değerlendirmesinin sonunda ise oldukça sert bir ifadeye yer verdi:
“Mersin’den ana konteyner limanının ‘Doğu Akdeniz’ gibi ucu açık meçhullere kaçırılmasına katkı veren, gizli açık lobi faaliyetleri yürüten güçlüler kazandı, Mersin kaybetti.”
Ayan, Mersin’in lojistik potansiyelinin yalnızca kent açısından değil, Türkiye’nin dış ticareti, turizmi ve ekonomik geleceği açısından da yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

