HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Mersin merkezde ve Bozyazı, Anamur, Aydıncık ile Tarsus ilçelerinde gerçekleştirdiği ziyaretlerde vatandaşlar tarafından iletilen sorunları gündeme taşıdı.
Saha ziyaretlerinde dile getirilen sorunları kamuoyuyla paylaşan Dinç, yol güvenliğinden çiftçilerin tarımsal sorunlarına, uyuşturucuyla mücadeleden üretici taban fiyatlarına kadar birçok kronik sorunu gündeme taşıyarak, “Çiftçi çökerse memleket çöker” uyarısında bulundu.
Bozyazı’daki yol ve su sorunları, yerli muz üreticilerinin yaşadığı mağduriyet, Tarsus’taki mısır fiyatı ve yol güvenliği sorunu ile Tekeliören Mahallesi’nde depremde hasar gördüğü gerekçesiyle ibadete kapatılan caminin durumunu gündeme getiren Dinç, uyuşturucuyla mücadele ve Malatya’daki kayısı üreticilerinin fiyat sorununa da değindi.
D-400 kara yolu can almaya devam ediyor
Mersin’in Bozyazı ilçesinde kent merkezinden geçen D-400 şehirlerarası kara yolunda, kontrolsüz geçiş düzenlemeleri, yüksek hızla seyreden araçlar ve üst geçit olmaması nedeniyle sık sık kazaların meydana geldiğine dikkat çeken Dinç, yürek burkan bir detayı da paylaştı.
Geçtiğimiz aylarda yetkilileri yol güvenliği konusunda uyaran ve önceki ziyaretinde de bir araya geldiği bir mahalle sakininin, uyarısını yaptığı yolda geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.
“Tehlike bir an önce bertaraf edilmelidir”
Dinç, yaşanan kronik kazaların önüne geçilmesi için vatandaşların D-400 şehirlerarası kara yolunda acilen üst geçit, refüj ve bariyer yapılmasını istediklerini belirterek, “Bu yola yönelik bir düzenlemenin olması lazım. Ya orta bir refüj yapılacak ya da yol kenarında bariyerler yapılacak ve en önemlisi bir üst geçidin yapılması lazım. Bu tehlikenin bertaraf olması açısından çok önemlidir. Tehlike bir an önce bertaraf edilmelidir.” çağrısında bulundu.
Dinç, Tarsus’ta bulunan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın Adana yol bağlantısında alt geçit eksikliği nedeniyle yaşanan kontrolsüz geçişlerin bölgede ciddi kaza riskleri ve güvenlik zafiyetleri oluşturarak sürücülerin can güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekti.
“İthal muz yerli üreticiyi bitiriyor”
Bozyazı ilçesindeki yerli muz üreticilerinin dile getirdiği “ithal muz sorunu” için yetkililere çağrıda bulunan Dinç, ithal muza karşı yerli muza azalan rağbetin çiftçiyi mağdur ettiğine dikkat çekerek, “İthal muz Türkiye’ye çok geldiğinden dolayı yerli muza rağbet azalıyor, bu sebeple üretici ürününü değerinden satamıyor, zarar ediyor. Bu konuda çiftçinin ciddi bir şekilde şikayetleri var. Çiftçilerimizi korumamız gerekiyor, çiftçi çökerse memleket çöker. Bizim hem çiftçimize hem de memleketimize sahip çıkmamız gerekir.” diye konuştu.
“Çiftçilerimiz DSİ’den baraj talep ediyor”
Çiftçilerin yaşadığı su sorununu da aktaran Dinç, “Çiftçi tarlasını sulayamadığından dolayı çiftçiliği bir yönüyle bırakma ile karşı karşıya ve bölgede bulunan çoğu çiftçi maalesef su sorunu yaşıyor. Çiftçilerimiz DSİ’den baraj talep ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Tarsus ilçesinde de ziyaretler gerçekleştirdiğini, vatandaşlarla ve basın mensuplarıyla bir araya geldiğini belirten Dinç, mısır üreticilerinin taban fiyat belirsizliği nedeniyle mazot, gübre ve ilaç borçlarını ödeyemediğini bildirdi.
“Mısır fiyatı ile ilgili net bir rakamın olması gerekiyor”
Çiftçinin zarar etmeyeceği net bir rakamın bir an önce açıklanması gerektiğini ifade eden Dinç, “Tarsus’ta çiftçilerimizin mısır fiyatı ile ilgili dile getirdiği şikayetleri vardı. Halen net bir fiyat belirlenmemesi çiftçileri ciddi manada mağdur ediyor. Mısır fiyatı belirlenmiyor veya geç belirleniyor. Çiftçinin mazot, gübre ve ilaç borçları var. Çiftçilerimiz borçlarını bir an önce ödemek ve ürününü satmak istiyor. Çiftçilerimiz borçları nedeniyle ürününü satarken değerinde satamıyor. Mısır fiyatı ile ilgili net bir rakamın olması gerekiyor ve çiftçinin zarar etmeyeceği bir rakam olması lazım.” çağrısında bulundu.
Depremden bu yana ibadete kapatılan caminin durumunun netleşmesi çağrısı
Tarsus ilçesine bağlı Tekeliören Mahallesi’ni de ziyaret ettiğini bildiren Dinç, 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden bu yana hasar gördüğü gerekçesiyle ibadete kapalı tutulan mahalle camisi için de yetkililere çağrıda bulundu.
Caminin durumunun bir an önce netleştirilmesi ve cami ile ilgili muallaklığın bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade eden Dinç, mahalle sakinlerinin ibadet hakkından mahrum bırakıldığına ve teknik belirsizlik nedeniyle mağdur olduğuna dikkat çekti.
Dinç, “Vatandaşlarımız sağlıklı bir şekilde ibadetlerini ifa etmek için bu sorunun çözülmesini istiyorlar.” diye konuştu.
Toplumsal bir diğer kanayan yara olan uyuşturucu sorununa da değinen Dinç, Mersin ve bölge genelinde uyuşturucu baronlarının mahallelerde kimsesiz ve savunmasız gençleri hedef aldığını söyledi.
“Zehir tacirlerine karşı etkili ve caydırıcı adımlar atılmalı”
Mersin’de de giderek artan uyuşturucu sorununa dikkat çeken ve zehir baronlarının pençesine düşen gençliği kurtarmak için acil çağrıda bulunan Dinç, şunları aktardı:
“Masum çocuklarımız, gençlerimiz uyuşturucu baronlarının, zehir tacirlerinin pençesine düşüyorlar. Akbabalar gibi mahallelerde kimsesiz çocukları, doğruyla yanlışı tam ayırt edemeyecek, muhakeme yeteneği gelişmemiş gençleri hedef almışlar ve bu gençlerimizi zehirliyorlar. Bu konuda gerçekten artık ciddi bir şekilde caydırıcı somut adımların atılması lazım.”
Malatya’da kayısı stoku iddiaları
Mersin’deki muz üreticilerinin yanı sıra Türkiye’nin bir diğer stratejik tarım merkezi olan Malatyalı çiftçilerden gelen yoğun şikayetleri kamuoyunun gündemine taşıyan Dinç, kent ekonomisinin en büyük lokomotifi olan ve “Malatya’nın altını” olarak nitelendirilen kayısıda, bu yılki fiyatların geçen yılın bile gerisinde kalmasının üreticiyi mağdur ettiğine dikkat çekti.
“Çiftçinin hakkı korunmalı, asla zarar etmeyeceği bir sistem kurulmalıdır”
Türkiye’nin kayısı ambarı Malatya’da devasa üretim masrafları altında ezilen üreticilerin sesi olan Dinç, şöyle konuştu:
“Malatya’nın altını kayısıdır. Malatya ticaretinin ve ekonomisinin can damarı kayısıdır. Malatya ayakta kayısı ile duruyor. Ancak kayısı fiyatlarının bir önceki yıla göre daha da düşük olduğuna dair iddialar var ve çiftçiler ısrarla bizi arıyor, bu konuda şikayetçidirler. Çiftçiler, ‘İşçilik, bakım ve ilaçlama masrafları gibi ciddi masraflar yapıyoruz ancak öyle bir durum söz konusu ki şu an ürünler birileri tarafından stoklanıyor ve ucuza alınıyor. Kayısı şu anda piyasaya sürülmüyor, yılın sonunda fiyatları katlanarak piyasaya sürülüyor.’ diyorlar. Gerçekten bu ciddi bir problemdir. Çiftçilerin kayısılarını değerinde satacak bir düzenleme olmalıdır. Bu soruna el atılmalıdır. Asla çiftçinin zarar etmeyeceği ve ürününü değerinde satabileceği şartlar oluşturulmalıdır.”

