Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BELEDİYE BAŞKANLIĞI MAKAMI VE BELEDİYE BAŞKANLARI…

Gün geçmiyor ki ulusal basında ve mahalli basında bazı Belediye
Gün geçmiyor ki ulusal basında ve mahalli basında bazı Belediye başkanlarıyla, Belediye başkanlıklarıyla ilgili haberler yayınlanmasın…
Televizyonların ilk haberleri de bazı Belediye başkanlarıyla ilgili…
Günümüzde meydana gelen olaylar hepimizin malumları…
Türkiye’de belediye başkanları ile ilgili iddialar, özellikle “yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve adaylık karşılığı maddi destek” konuları etrafında yoğunlaşmaktadır.
Emniyet birimlerinden edinilen bilgilere göre; Son dönemde yargıya ve basına yansıyan en kritik iddialar, operasyonlar ve hukuki süreçler şu şekildedir:
1. Adaylık Karşılığı Maddi Destek ve “Sistem” İddiaları:
*** Muhittin Böcek’in İfadeleri: Görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, savcılığa verdiği ek ifadede çarpıcı iddialarda bulunmuştur.
Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2024 yerel seçimleri öncesinde kendisinden adaylık karşılığında 15 milyon euro maddi destek talep ettiğini ileri sürmüştür. Bu paranın 5 milyon eurosunu “havale” yöntemiyle ödediğini, geri kalanını ise cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde tamamlamak üzere anlaştıklarını iddia etmiştir.
***Özgür Özel ve Veli Ağbaba Suçlamaları: Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın kendisinden 1 milyon euro istediğini iddia etmiştir.
Veli Ağbaba ve CHP yönetimi, genel merkez kamera kayıtlarında böyle bir girişin olmadığını belirterek bu iddiaları kesin bir dille reddetmiştir.
***Genel Merkez Talebi İddiası: Böcek ayrıca, Özgür Özel’in adayların katıldığı bir toplantıda “seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, yardımcı olun” dediğini öne sürmüştür.
2. Görevden Uzaklaştırmalar ve Tutuklamalar:
***Geniş Çaplı Operasyonlar: 2024 yerel seçimlerinin ardından en az 39 CHP’li belediyeye yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonu düzenlenmiştir. Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in de bulunduğu 26 belediye başkanı tutuklu bulunmaktadır.
***Erdal Beşikçioğlu’nun Tutuklanması: Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap iddialarıyla tutuklanmıştır. Suçlamalar, Sayıştay raporlarına ve “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanan bir belediye çalışanının ifadelerine dayanmaktadır. Beşikçioğlu ise hakkındaki tüm suçlamaları reddetmiştir.
***Sinem Dedetaş ve Diğer Başkanlar: Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım gibi isimler de yürütülen soruşturmalar ve operasyonlar kapsamında gündeme gelmiştir.
***DEM Parti Belediyelerine Yönelik Adımlar: Diyarbakır Yenişehir, Dicle ve Hani belediye eşbaşkanları hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında görevden uzaklaştırma kararları verilmiştir.
3. Siyasi Partilerin Yaklaşımları ise şöyledir:
***CHP Yönetiminin Savunması: Cumhuriyet Halk Partisi kurmayları, bu tutuklamaların ve “etkin pişmanlık” adı altında alınan ifadelerin hukuki değil siyasi olduğunu savunmaktadır. Partinin yükselişini engellemek ve muhalefeti bölmek amacıyla yargı eliyle baskı kurulduğunu iddia etmektedirler.
***Parti Değişiklikleri ve İstifalar: Yaşanan bu baskı, operasyonlar ve rüşvet iddiaları sürecinde, aralarında eski CHP’li (Gölbaşı, Kahramankazan, Kalecik) ve Yeniden Refah Partili isimlerin de bulunduğu çok sayıda belediye başkanı partilerinden istifa ederek AKP’ye katılmıştır.
Bundan yaklaşık 40 yıl öncesinden de bir örnek vermek istiyorum…
Olay 1988 yılının son ayları ile 1990 yılının başında ülke genelinde mahalli seçimler, yani belediye başkanlığı seçimleri yapılmıştı…
Bu seçimlerde doğduğum yer olan Mersin İli Bozyazı ilçesinden Belediye başkanı adayı olmam istenmişti.
İmam-Hatip Lisesi Müdürü iken mahalli seçimler yaklaştıkça yeni ilçe olan Bozyazı’ya her gidişimde bir grup partili tarafından Mahalli seçimde Belediye Başkanlığına aday olmam isteniyordu.
Çok değil…
Mahalli seçimlerden bir yıl önce yani benim yılın öğretmeni seçildiğim sene Bozyazı İlçe olmuştu…
Benim doğum yerim Bozyazı olduğu için, Bozyazı’nın İlçe olmasında pek çok katkılarım olmuştu…
Bozyazı İlçe olduğu sıralarda Bozyazı’nın belediye başkanı sayın Ali Ayaz sayın Turgut Özal’ın Başbakanlık ve partinin genel başkanlığını yaptığı dönemde sayın Özal’ın partisi olan Anavatan partisindendi…
1987’li yıllarda Anavatan Partisi iktidardaydı ve muhalefette Doğru Yol Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi, Sosyal Demokrat Halkçı Parti, Refah Partisi gibi başka partiler de vardı.
12 Eylül dönemi hükümeti olan 44’üncü Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin başbakanı sayın Bülent Ulusu hükümeti 20.09.1980 tarihinde başladığı görevi 13.12.1983 tarihinde 45’inci Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olan 1’inci sayın Turgut Özal hükümetine devretmiş, 1’inci Turgut Özal Hükümeti 21.12.1987 tarihinde görevi 09.11.1989 tarihine kadar sürdürecek olan 46’ıncı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olan 2’inci sayın Turgut Özal hükümetine devretmişti…
Okul müdürü olarak benim en verimli yıllarım bu birinci ve ikinci sayın Turgut Özal hükümetleri döneminde olmuştu…
Sayın Turgut Özal hükümetinde görev yapan pek çok Bakanı, Anavatan partili olan pek çok Milletvekilini, o dönemde Ankara’da görev yapan pek çok bürokratı tanıyordum…
İleriki yıllarda devlet bakanlığı, İçişleri bakanlığı yapan o dönemde İçel Milletvekili olan sayın Rüştü Kazım Yücelen Anamur’luydu ve milletvekili olmadan önce Anamur’da Anamur’la ilgili yapılan çalışmalarda birlikte attığımız bir çok imzalarımız olmuştu…
Bu bakanlar, milletvekilleri ve bürokratları yaz tatillerini Anamur’da geçirdikleri dönemlerde 10’larca gün evimde misafir ettiğim zamanlar olmuştu…
Bir de Adana’da, İstanbul’da okurken arkadaşım olan kişilerden çok sayıda milletvekili olan tanıdıklarım vardı…
Okuluma ödenek sağlamak için Ankara’ya gittiğim zaman devletin en üst kademesinde çalışan bürokratlarla da görüştüğümü bilen Bozyazı’lı Anavatan Partili kişiler benim Anavatan Partisi’nden Belediye Başkanı adayı olmamı ısrarla istiyorlardı…
Yılın öğretmeni seçildiğim 1987 yılında Bozyazı İlçe olmuştu.
Bozyazı İlçe olduğu sıralarda belediye başkanı olan sayın Ali Ayaz ve yardımcısı dayımın oğlu olan sayın Osman Akdeniz, zaman-zaman beni Bozyazı Belediyesine davet etmişler ve İlçe olabilmek için yapılacak çalışmalara katkıda bulunmamı istemişlerdi.…
Bozyazı’nın İlçe olması önemliydi ve doğduğum yer olan Bozyazı için bir şeyler yapmak görevimdi…
Sayın Ali Ayaz ve sayın Osman Akdeniz Bozyazı’nın İlçe olması için yapılacak çalışmaları değerlendirmek için sık-sık okuluma gelirlerdi ve planlamayı, yazışmaları burada geliştirmeye çalışırlardı…
Benim üst makamlarla olan diyaloğum, Anamur’un İl olması için yaptığım çalışmalar nedeniyle İçişleri bakanlığında bulunan komisyon üyelerini tanıdığımı çok iyi biliyorlardı…
Başbakan sayın Turgut Özal’ın İçel’e geleceğini öğrenen sayın Ali Ayaz, ekibiyle birlikte bir plan hazırlamıştı…
Bu plana göre sayın Özal İçel’e giderken yolda ya da miting alanında Bozyazı ekibi olarak pankartlarla karşılanacak, Bozyazı’nın İlçe olması için de pankart açılacak ve açık bir arabanın üzerine yerleştirilen deve sayın Özal’ın ayağına kurban olarak kesilecekti…
Sayın Özal’ın geçeceği yolda konvoy durdurulmuş. pankart açılmış, devenin kesileceğini gören sayın Özal; “Tamam deveyi kesmeyin… Bozyazı’yı İlçe yapıyoruz…”demişti…
Prosedür gereği her türlü yazışmalar yapılmış ve Bozyazı İlçe olmuştu…
Bu yazışmalardaki emeğimi bilen ve İçel Valisi Bozyazı’ya açılış için geldiği zaman bana sunuculuk görevi verildiğini bilen partililer peşimi bırakmamış ve Belediye başkan adayı olmam için ısrarda bulunmuşlardı…
Anavatan Partisi Bozyazı İlçe Başkanı sayın Abdil Gübbük, idare heyetinden sayın Galip Ünsal, sayın Hasan Türkmen, sayın Mehmet Nar Diyanet İşleri başkan yardımcısı ve hukuk müşaviri ağabeyim sayın Hamdi Mert’e gitmişler, beni ikna etmesini istemişlerdi…
Bu arada İçel Milletvekili sayın Rüştü Kazım Yücelen bir gece saat 12.00 sıralarında Ankara’dan telefon açmış, yanında Anavatan Partisi İlçe başkanı Abdil Gübbük, yönetim kurulu üyeleri Galip Ünsal, Hasan Türkmen, Mehmet Nar ve pek çok partili bulunduğunu, benim Bozyazı’dan aday olmamı istediklerini, kendisinin de uygun gördüğünü belirtmiş ve adaylığa müracaat etmemi istemişti…
Kendisine Anavatan Belediye başkanı sayın Ali Ayaz varken benim müracaat etmemin yersiz ve anlamsız olacağını söylediğim zaman:
“Ali Ayaz’la yollarımızı ayırdık. O, partiden İstifa etti… Adayımız sensin…”demişti…
Sayın Ali Ayaz’la birlikte Bozyazı’nın pek çok hizmet açılışlarında hazır bulunmuş, önemli açılışlarda sunuculuk görevleri yapmıştım…
Bozyazı’nın ilçe olması çalışmalarında da katkıda bulunmuştum… Bunun için kendisiyle bir hukukumuz vardı…
Saat 12.00’de sayın Rüştü Kazım Yücelen’in telefonundan sonra sayın Ali Ayaz’ı aradım ve “Partine sahip çık… Bana Belediye başkan adaylığı teklif ediyorlar…” dedim.
O da: “Sayın Rüştü Kazım Yücelen ile ters düştük… Benim adaylığımı kabul etmiyorlar… Ben de Partiden istifa ettim, bağımsız olarak adaylığımı ilan ettim…” demişti…
Bana demişlerdi ki; “ Anavatan’ın Bozyazı’da bu şartlarda seçimi alması çok zor… Seni ateşe atmıyoruz… Yıllardır senin İlçe Milli Eğitim müdürlüğüne asaleten gelmen konuşuluyor… Bir ayakkabı eskiteceksin… Kazanamazsan seni İlçe Milli Eğitim müdürü yapacağız, Doğum yerinde görev yapamama ile ilgili yönetmeliği de değiştiriyoruz…”
Ben Anamur doğumlu olduğum için bütün uğraşmalara rağmen asaleten İlçe Milli Eğitim müdürlüğüne atanamamıştım…
İşte sayın Rüştü Kazım Yücelenin vurguladığı da bu olmuştu… Zaten o günlerde Milli Eğitim müdürlüğüne atanmam söz konusuydu…
Hatta bir görüşmemizde İçel Valisi sayın Sebahattin Çakmakoğlu: “Seni okul müdürlüğünden alıp İlçe Milli Eğitim müdürü yapacağız… Yönetmelikte doğum yerinde görev yapma yasağı da kalkıyor. ‘Demişti.
İyi bir işim, iyi bir makamım, şerefli bir masam vardı…
Genel istek üzerine Bozyazı Belediye Başkan adaylığına müracaat etmiştim…
Sahi niçin ve nasıl girdim politikaya? O dönemde politikaya atıldığım zaman seçmenlerime kitapçık şeklinde mektuplar yazmışım…
1’inci mektupta Bozyazı Belediye Başkanlığına niçin ve nasıl talip olduğumu yazmışım…
2’inci mektupta Bozyazı’ya neler vaat ettiğimi yazmışım…
3’üncü mektupta son söz olarak seçmenlere söylemek istediklerimi yazmışım…
Annem ve Eşim Habibe, en büyüğümüz olan Mahmut ağabeyim, Fazilet ve Mürüvvet ablalarım bu adaylığıma karşı çıkmışlardı… Haklılardı…
Dedim ya iyi bir işim, iyi bir makamım, şerefli bir masam vardı…
Onlar siyasetin ikiyüzlülük olduğunu söylüyorlardı…
Memur zihniyetiyle belediye başkanlığı yapılmaz diyorlardı… Bozyazı’nın particiliği çok katı, kimse kendi partisinden ayrılmaz diyorlardı…
Şimdi görüyorum ki meğer Belediye başkanlığı rant yeriymiş ve ateşten gömlekmiş…
Hoşça kalınız.