Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma etkinlikleri, Çanakkale Şehitler Abidesi’nde düzenlenen muhteşem bir törenle başlamıştı.
Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü töreni, Türkiye Cumhuriyeti adına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ın Şehitler Abidesi önünde bulunan Çanakkale Savaşları kahramanları rölyefindeki Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlamıştı. Şehitler için saygı duruşunda bulunulup, saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okunmuştu.
Anma gününe konuşmalar damgasını vurmuştu.
Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman konuşmasının bir bölümünde özetle şunları söylemişti:
“… Türkiye Cumhuriyeti olarak bizler, bu tarihî mirası; barışın, iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi yönünde önemli bir sorumluluk olarak görmekteyiz.
Geçmişin acılarından ders çıkararak, geleceği daha huzurlu ve daha güvenli kılmak ortak görevimizdir.
Bugün burada, vatan savunması uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anarken; aynı zamanda bu topraklarda hayatını kaybeden tüm yabancı askerleri de yad ediyoruz.
… Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; bu anlamlı mirası gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak, barış kültürünü güçlendirmek ve insanlığın ortak değerlerini korumaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; bu anlamlı törene katılım sağlayan siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum” demiştir.
Anma töreninde konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir de konuşmasının bir bölümünde şunları söylemişti:
“…Tarihin en çetin mücadelelerinden birine sahne olan Çanakkale’de, Kara Muharebeleri’nin 111. yıl dönümünde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bugün burada, yalnızca bir askeri mücadeleyi anmak için değil; insanlık tarihine derin izler bırakan bir dönemin hatırasını yaşatmak, o günlerin fedakârlıklarını ve acılarını ortak bir anlayışla yâd etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
… Aradan geçen uzun yıllara rağmen, Çanakkale’nin hatırası ilk günkü anlamını ve önemini korumaktadır. Çünkü burada yaşananlar, yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil; aynı zamanda günümüz dünyası için güçlü mesajlar barındıran evrensel bir tecrübedir.
…Çanakkale; ayrışmanın değil buluşmanın, çatışmanın değil diyalogun, düşmanlığın değil karşılıklı saygı ve anlayışın simgesi haline gelmiştir.
… Sözlerimin başında, Çanakkale’yi geçilmez yapan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi yaptığımız bu mübarek topraklarda bir ölümkalım mücadelesi vererek büyük bir zafer kazanan ve rahmet ve şükranla anıyor, o büyük insanları hayırla yâd ediyorum.
Ve yine, 111 yıl önce ülkeleri için buraya savaşmaya gelen İtilaf Devletleri askerlerini de saygı ile hatırlıyor, hayatlarını kaybeden askerlerin artık bu toprakların bir evladı olduğunu, barış ve huzur dolu bu topraklarda Mehmetçiklerle yan yana ve koyun koyuna yattıklarını bir kez daha ifade ediyorum”
“… Türk milleti, Çanakkale’de büyük ve şanlı bir vatan müdafaası yapmış ve başarılı olmuştur. Çok açık ve haklı bir zafer kazanmıştır. Üzerinde tören yaptığımız bu topraklar, büyük acılara ve gözyaşlarına şahitlik etmiştir.
İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ve en çetin savaşlardan birisi bu topraklarda yaşanmıştır.
Türk milleti, birlik ve beraberlik içerisinde çok önemli bir mücadele vermiş ve Çanakkale’yi geçilmez yapmıştır.
Genç neferler ve genç komutanlar, büyük bir sorumluluk duygusu ve büyük bir cesaretle, tarihine yakışır bir mücadele sonunda galip gelmeyi bilmişlerdir.
Zaferin mimarları olan askerler 20’li yaşların başında, komutanlar ise 30’lu yaşların başındaydılar. Bu kahraman gençler, omuzlarındaki tarihi sorumluluğu çok iyi idrak eden o nesil, Çanakkale’de dünyaya meydan okumuş ve devrin süper güçlerine kafa tutmuşlardır.
, Yaklaşık 8,5 ay süren, şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda galip gelen, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan kahraman Türk ordusu olmuştur”
‘’… Çanakkale ne denizden ne karadan ne havadan ne de deniz altından geçilememiştir. Çanakkale’de, küllerinden yeniden doğan Türk milleti, onurluca verdiği Millî Mücadele’den sonra, Cumhuriyetini kurmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin mayasında ve temellerinde Çanakkale kahramanlığı ve Çanakkale ruhu vardır ve bu ruh, hâlâ canlılığını korumakta ve ebediyen de korumaya devam edecektir.
Aziz milletimizin evlatları bu ruha her zaman sahip çıkacaktır. 111 yıl önce büyük acılara sahne olan bu topraklar, şimdi barışın ve huzurun diyarı olmuştur.’’
‘… Çanakkale’yi geçilmez yapan, başta Çanakkale kahramanı olarak tarih sahnesine çıkan ve milletimizin gönlünü kazanan, Millî Mücadelemizin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm komutanlarımızı ve aziz Mehmetçiklerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Onların hatıralarına her daim sahip çıkacağız ve onları unutturmayacağız. Vatan sağolsun diyerek kara toprağa girenleri, dünya durdukça hatırlayıp, hâyırla anacağız. Bu toprakların kara bağrında, sıradağlar gibi durup, can fedâ edenleri baş tâcı edeceğiz.
Bir gül bahçesine girercesine, şu kara toprağa giren civanmertlerin ayak izleri olan bu mübarek toprakları gözümüz gibi koruyup, kollayacağız.
Bu topraklar için toprağa düşen şehitlerimizi göremesek de onların bizi gördüklerini aklımızdan çıkarmayacağız.’’
Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu ise yaptığı konuşmada özetle şunları söylemişti:
“… Çanakkale Savaşı’nın anıldığı bu kutsal günde, hayatlarını feda eden, çoğu çok genç olan tüm cesur askerlere saygı göstermek üzere, Türk topraklarında sizlerin yanında bulunmak benim için bir onurdur. Bu boğaz, ortak tarihimizin en trajik olaylarından birinin sahnesi haline geldi.
Mart 1915’ten Ocak 1916’ya kadar on binlerce asker, izleri bugün hâlâ görülebilen bir siper çıkmazında ateş ve yoksunlukla mücadele etti. Sadece savaşın şiddetine değil, aynı zamanda sıcağa, susuzluğa, açlığa ve hastalığa da göğüs geren bu askerler, tarihte kesin bir iz bıraktı.
Bu çatışmaların insan kaybı çok büyüktür. Her iki taraf için de kayıplar ağırdır: İtilaf Devletleri’nde en az 60 bin ölü, buna ek olarak 125 bin yaralı ve hastalık nedeniyle 100 bin ölü. Ne kayıpların büyüklüğü ne de çatışmaların şiddeti bu adamların cesaretini azaltmadı. Onların cesareti ve fedakârlık ruhu asla unutulmayacak.
Bu savaşın ortak hafızamızda bıraktığı iz, ülkelerimizin bu savaşçılara duyduğu minnettarlığın bir kanıtıdır.”
“… Bu topraklarda, ordularımızın yaşadığı zorlukların hatırası hâlâ canlıdır. Ancak bu hatıra, barış adına halklarımızı birleştiren ve giderek güçlenen dostlukla zenginleşmiştir:
Şiddetiyle hafızalarda yer etse de Gelibolu Seferi, Fransa’nın üç büyük dost ülkesi olan Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda için kurucu bir olay haline gelmiştir.
Barış ve istikrar gibi ortak bir hedef doğrultusunda güçlerimizi birleştirerek daha güçlüyüz. Dostlar ve müttefikler olarak bugün gösterdiğimiz teyakkuz, ortak bir anı ve duygu mekânı olmasının yanı sıra, affetme ve uluslararası dayanışmanın da sembolü haline gelen Gelibolu Yarımadası’nda savaşmış olanların torunlarına saygı göstermenin en güzel yoludur.
Bu Fransız Türk ve bugün uluslararası iş birliği, dünyanın geri kalanına bir mesaj olsun.’’
Konuşmaların ardından Kur’anı Kerim tilaveti yapılmış ve şehitler için dua edilmişti. Ardından mehteran takımı gösterisi yapılmıştı.
Daha sonra askeri bando eşliğinde askeri birlik, konuk askerler, gaziler ve izciler resmi geçit töreni gerçekleştirilmişti.
Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakılmıştı.
Türk Yıldızları gösteri uçuşu gerçekleştirmişti. Türk Yıldızları gösterisi nefesleri kesmişti.
Törenlere; Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Bahtiyar Ersay, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Avustralya Büyükelçisi SallyAnne Vincent, Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jilly Morris, daire müdürleri, askeri erken, yabancı ülkelerin temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katılmıştı.
Çanakkale Kara Savaşları anma proğramları ne ilkti ve de ne son olacaktır.
Bu anlamlı gün tarih boyunca devam edecektir.
Açılış proğramının ardından sonraki günlerde de Çanakkale kara savaşları anma günü ruhuna yakışır biçimde devam etmiştir.
Kahraman şehitlerimize Allahtan rahmet diler, Gazilerimize ve geride kalanlara sabırlar niyaz ederiz.
Hoşça kalınız.

