Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KUR’AN-I KERİM VE ATOM…

Ortadoğu adeta kan gölüne dönmüştür…Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri’yle İsrail…Diğer
Ortadoğu adeta kan gölüne dönmüştür…Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri’yle İsrail…Diğer yanda İran…
Rusya ile Ukrayna savaşı da bitmek bilmiyor…
Her türlü savaş taktikleri denenmektedir…Belki de sıra Atom Bombasına gelmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri İkinci Dünya Savaşı sırasında sırasıyla 6 ve 9 Ağustos 1945 tarihinde Hiroşima ve Nagazakiye atom bombası atmıştır.
Hiroşima’ya ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları sebebiyle çoğu sivil en az 129 bin kişi yaşamını yitirmişti.
Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları, dünya savaş tarihi boyunca kullanılan tek atom bombası saldırısı olarak kayıtlara geçmiştir.
Aradan 81 yıl geçmiş…
Şu anda Atom Bombasının etkisinin ne olacağı düşünülemez bile…
Nedir Atom? Etkisi ne olabilir? Kur’an-ı Kerim’de atomdan bahseden ayet var mıdır?
Atom, maddeyi oluşturan en küçük yapı birimidir.
Atomlar, tüm maddelerin temel yapı taşlarıdır ve kimyasal tepkimelerde yer alarak bileşiklerin oluşumunu sağlarlar.
Atomlar, doğada bulunan elementler ile ilişkilendirilir ve farklı elementler farklı atomlardan oluşumudur.
Atomlar, üç temel parçacıktan oluşur: protonlar, nötronlar ve elektronlar.
Protonlar, atomun merkezinde (çekirdeğinde) bulunan pozitif yüklü parçacıklardır.
Nötronlar, protonlarla aynı kütlede olan ancak yüksüz parçacıklardır ve çekirdekte bulunurlar. Elektronlar ise atomun çekirdeği etrafındaki yörüngelerde dönen negatif yüklü parçacıklardır.
Atomlar oldukça küçüktür ve çıplak gözle görülemezler.
Ne kadar küçük olduklarını anlamak için, bir milyon atomun yan yana sıralanması durumunda sadece yaklaşık 1 milimetrelik bir uzunluk oluştururlar.
Her bir element, belirli bir atom numarasına sahip atomlardan oluşur. Atom numarası, elementin atomundaki proton sayısını temsil eder. Örneğin, hidrojenin atom numarası 1’dir, yani hidrojen atomunun çekirdeğinde bir proton bulunur.
Atomlar, aynı elemente ait olduğu sürece aynı sayıda protona ve elektrona sahip olurlar, ancak nötron sayıları değişebilir. Bu nedenle, farklı izotoplar oluşabilir.
Atomlar, kimyasal tepkimelerde bir araya gelerek bileşikleri oluştururlar. Kimyasal tepkimelerde, atomlar elektronlarını paylaşabilirler veya birbirlerinden elektron transferi yapabilirler. Bu tepkimeler sonucunda, farklı elementlerin atomları birleşerek yeni bileşiklerin oluşmasını sağlarlar.
Bir atomu tanımlamak için çeşitli özellikler kullanılır.
Atomun proton sayısı, atom numarasını belirler ve elementin kimyasal özelliklerini belirler.
Atomun nötron sayısı ise izotopun belirlenmesine yardımcı olur. Ayrıca, atomun yükü ve atomun elektron konfigürasyonu gibi özellikler de bir atomu tanımlamak için kullanılabilir.
Atomlar, birçok farklı alanda kullanılır. Özellikle nükleer enerji üretiminde önemli bir rol oynarlar. Atomlar ayrıştırılarak veya birleştirilerek nükleer reaksiyonlar gerçekleştirilir ve bu reaksiyonlardan enerji elde edilir.
Ayrıca, atomlar tıp alanında da kullanılır. Radyoizotoplar, tıbbi görüntüleme ve kanser tedavisinde kullanılan önemli araçlardır.
Atomları anlamak, temel kimya ve fizik anlayışının bir parçasıdır. Atomlar, madde ve enerji arasındaki ilişkilerin anlaşılmasına yardımcı olur ve birçok alanda kullanım potansiyeline sahiptirler.
Atomun ne müthiş bir kuvvet, olduğu, 1945 yılı Ağustosunda Hiroşima ve Nagazakiyi dümdüz ettiği ve Japonya’yı da dize getirdiği zaman anlaşılmıştır.
“Atom» bir cismin, özelliklerini saklamak şartıyla, en ufak parçası demektir.
Eski Müslüman alimlerince bu tarif parlanamayan en küçük parça diye ifade edilirdi.
Müslüman ilim adamları, ilmi çalışmalarında daima Kur’an’dan faydalanarak birçok keşiflerde bulunmuşlardır.
Bunlardan başlıca İbni Sinayi, İbni Rüşdu, Farabîyi, İmam Gazalîyi, Cabiri ve Ebubekir razıyı gösterebiliriz.
İslâm ilim dünyasının bu yıldızları, aynı zamanda garbi de ışıklandırmış¬lardır. Nitekim, onların şu eserleri batı dillerine tercüme edilmişlerdir.
İbni Sînânın “Elkanun»u “Levahıkuşlşifa»sı “Kitabünnecat»ı ve “EIhikmetüş-şarkıyye»si…
İbni Rüşd’ün “Şerhul ercûzeti fittib»i “Halicei tıb»bı ile gezegenlerden bahseden “elmücessis»i…
Ebubekrir-razînin “Kitabulhavî»si “Kitabul’âsâb»ı ve “Kitabul fahir»i, garp dillerine tercüme edilmiş yüzyıllar boyu Avrupa Üniversitelerinde okutulmuştur.
Bütün bu kitaplarda “zerre» nin, yani “atom»un niteliğine ait bahisler vardır.
Ama buna rağmen, bizdeki ansiklopediler, atomun tarifini, İskoçyalı “Dalton»a (1766-1844) mal ederler.
Hiç şüphe yok bu fizikçi, garp dillerine tercüme edilen Müslüman ilim adamlarının eserlerindeki bu buluşu, kendininmiş gibi afişe etmiştir.
Bu vesile ile şunu da ifade edelim ki, güneş ziyasında bile çok zor görülebilecek olan atomun da küçüğünden, daha doğrusu parçasından bahseden ayetler yok değildir.
Hâlâ bir sır olmakla beraber, atom enerjisinin, atomun parçalanmasiyle meydana geldiği bilinmektedir.
İşte bu çok müthiş buluşun anahtarını şu iki ayet, 14 asır evvel vermiş bulunuyor.
“Ne yerde ne de gökte, zerre ağırlığında bir şey, Allah’tan gizli kalmaz. Ondan (zerreden) daha küçük ve daha büyük hiçbir şey yoktur ki, açıkça kitapta bulunmasın,»
“Ne göklerde ne yerde, Allah’ın ilminden, bir zerre ağırlığınca bir şey kaçmaz. Bundan (zerreden) daha küçük ve da¬ha büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi muhakkak kitapta apaçık bulunmasın.»
Görülüyor Ki şu iki ayette bahsi geçen zerrenin, yâni atomun daha da küçüğü vardır. Yukarıda da izah olunduğu üzere, atomun parçası denen bu varlığın elde edilmesiyle. atom enerjisi bulunmuştur.
Evet… Kur’an-ı Kerimde Atomun varlığına işaret edilmiştir.
Yunus Suresinin 61 ‘ inci ayetine: “Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hata ondan daha küçük veya daha büyük bir şey Rabbiniz-den gizli kalmaz. Hepsi Kuranda yazılıdır” buyrulmaktadır.
Bu Ayet-i Kerimde “zerreden daha küçük” sözünün atomun parçalanmasının mümkün olduğu şeklinde anlaşılabileceği Rühu’d-Di-ni’l İslami isimli eserin yazarı Tabbara tarafından ifade edilmektedir.
Ayetteki, “ne de Gökte” ifadesindeki yerdeki atomun Özelliklerinin Güneş ve Yıldızlarda da aynen mevcut olduğunu açıklamaktadır.
Zilzal suresinin 7-8′inci, Nisa Suresinin 40′ıncı, Sebe suresinin 3 ve 22′inci ayetlerinde de atomun varlığına işaretler vardır.
Atom bir elementin, onun özelliklerini taşıyıp kimyasal reaksiyonlarda değişmeyen, en küçük parçacığıdır.
Atom fikri İslamiyetin ortaya çıktığı dönemlerden çok gerilere gitmektedir.
Atom fikrini ortaya koyan ve varlıkların atomlardan meydana geldiğini ilk defa İslamın gelmesinden çok önceleri ortaya atan kişi Yunan filozofu Demokritos’tur.
İslam bilginlerinden Ebu Bekir er-Razi, el-Kindİ, İbn-i Sina Yunan filozofunun ortaya koyduğu fikirleri geliştiren kimselerdir.
İngiliz Kimyacı john Daiton’un da ciddi şekilde atom araştırmalara yaptığı bilinmektedir.
İslam bilginlerinden el-Kindi, er-Razi, İbni Sina’dan başka Atom nazariyesiyle İlgili bilgiler veren pek çok bilim adamı vardır.
Hoşça kalınız.